Bu Blogda Ara

Poğaça etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Poğaça etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

05 Mart 2023

Kuğu Kahvesi

 Bu yıl Erenköy semtimizde yeni yenilikler mevcut, bir adedi de Kuğu Pastahanesi ki kendileri Divan'ın hemen yan sokağında bulunmakta.
Ben burayı Yılbaşı günü keşfetmiş ve deneyimlemiştim, ancak imdı iyice emin oldum ki koskoca Cadde-i Bağdad güzergâhında gerçek anlamda kaçamak yapılabilecek bir mıntıka olmakta.


Bu sefer geldiğimde Türk Kahvemsimi biraz değişiklik olması için Dabıl olarak ısmarladım, gerçi yazdıklarımı okuyanlar benim bir Türk Kahvemsi tutkunu olduğumu ezbere bilmeleri gerekir.
Her ne kadar bir Kahve Dükkânı olmasa bile içimi ve lezzeti fena değildi, yine de telve miktarını biraz azaltsalar daha bir makbule geçerdi.
Ancak yanında ısmarladığım Poğaçaların tadı bana sanki biraz yavan geldi, belki de Sarı Ekin'inkilere damak tadım daha çok alışkın olmasından mıdır nedir bilemeyeceğim.
Buranın ve birçok diğer mekânın en büyük olumsuz tarafı yazılı birer menülerinin olmaması, ki koskoca Kuğu Pastahanesi gibi bir mekâna bu vaziyeti pek yakıştırabildiğim söylenemez.

08 Mart 2021

Kadınlar Günü'nü Sarı Ekin'de Kutlamak

 Tamam anladık kadınlar başlarımızın tacı, olmazsa olmazımız, ama dünyada bir tek Sekiz Mart günü kadınlar günü değildir.
Bir önceki yazımda belirttiğim üzere Sekiz Mart çiçekle böcekle geçen bir gün değil, tam tersine önemli bir sosyâl hadisenin yıldönümüdür.
İşbu ufak hatırlatmayı anımsattıktan sonra gelelim bizim kutlamamıza.
Kadın arkadaşlarım bugünü en doğal hak olarak kendi aralarında kutlamak istediklerinden olsa gerek bana yine Sarı Ekin'in yolu göründü.

 
Aslında geçen hafta geçerken dükkânın resm-i şerifini çekmişti ben ama yeniden çekmemin bir sakıncası olmadığını da düşünmekte ben.
Kaldı ki artık günümüzde o eski Otuzaltı Pozluk filimli makinelerimiz çoktan tarih oldu, daha doğrusu kullanan varsa bile o filimler pek üretilmiyor diye biliyor ben.
Nasıl olsa bilgisayardan yazıyor ve sizlerle paylaşıyor ben, keşke şöyle kalabalık bir takım olsak da hep birlikte resm-i şeriften değil gerçekten tadını tahsil ede ede şu aşağıdaki Simit'i yummilenebilsek çünkü kaşarıyla domatıyla harika bir nesne-i şerif üretmişler.


Efenim işbu resm-i şerifimizde temşa ettiğiniz menümde bugün Kıymalı Poğaça ve arasına Domat ve Kaşar konulan adına da Simit Arası denilen ve de hem göze hem de mideye hitap eden çok güzel bir çeşit bulunmakta.
Neyse efenim afiyet olsun şimdilik bendenize.
Eğer bu güzel mekân nerede diye merak ediyorsanız Sarı Ekin yazılarından herhangi birine tıklayın, size adresinin tarifini versin de yolda kaybolmayın, çünkü bu çevrenin yolları ve seyr-ü seferi biraz karmaşıktır, Bağdat Caddesi'nde ters yola girmeğe cesaret edemeyen ve ehliyetini bakkaldan kasaptan manavdan prayla satın almış bazı şahıslar bu semtte ters yola girmekten ve insanı sinir etmekten çekinmezler.

02 Mart 2021

Sarı Ekin'de Resmi Oturma Açılışı

 Sonunda padişah efendi hazretlerimiz müsadeyi onaylayarak irade buyurdu ki artık gündüz 19:00 saatine kadar dışarıda oturmağa çıkabilirmişiz çünkü Turuncuya kadar işaretlenen vilâyetlerimizde bazı hususlar serbestleşerek gevşetilmeğe başlandı.
Benim yolum da özellikle geçen yıl kötü günlerimde bana her zaman destek olan ve gerektiğinde beleş simit bile ikram etmekten çekinmeyen Sarı Ekin Simit Evi'ye yolum düşmüştür.
Eskisi de güzeldi ama geçenlerde yeni taşındığı dükkânı eskisinden çok ama çok daha güzel olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.



İstanbul'un çeşitli semtlerinde böyle İkiz Evler çok vardır, birkaç adedi de Yeşilköy semtindedir. Ancak ben bu yazımda Sarı Ekin'in güzel ürünlerinden bahsedecektim, konu fazlama dağılmasın isterim.
İkiz Evler'e ait yazım bir başka gün sizlerle birlikte olacak.


Bir de bugün bir acıkmışım bir acıkmışım ki sormayın. Padişah efendi hazretlerimizden müsademizi alır almaz hemen içeri girdi ve bir adet Pizza ile biraz da Börek ısmarladı ben kendıme.


Tabi o kadar yumminin yanında bir de kahve mutlaka olması gerek, lâf aramızda Sarı Ekin'in kahvesi de harikadır. Hele yanındaki kurabiyesinin tadına doyum olmaz.
Belki bazılarınız işbu yummilendiğim menü ile Çay daha iyi gittiğini iddia edebilir, haksız da sayılmazlar. Ancak bilmedikleri bir şey varsa benim Çay'a karşı alerjim olduğudur. Ne zaman Çay içsem midem bulanır, hani mecburiyetten içeyim dedim bir daha Çay içmek ancak kırk yıl sonra aklıma gelir.
Hani bundan yıllar önce Sovyetler Birliği'nde bir Çernobil vardı, Bindokuzyüzseksenaltı yılında patladı ve ne kadar kanser yapan madde varsa ortalığa yayıldı ve aradan Otuzbeş yıl geçmesine rağmen hâlâ temizlenemedi, sanırım tam anlamıyla temizlenebilmesi için Altmışbeş yıla daha ihtiyaç var.
Ama buna karşılık Ihlamur olsun Yeşılçay olsun Melisa olsun bunlar başka oldukları için afiyetle içerim.
Afiyet şeker bal eçel lokum olsun bana, sizi de Sarı Ekin'e beklerim. Nerede olduğunu merak ediyorsanız Sarı Ekin yazılarına tıklayın.