Bu Blogda Ara

07 Şubat 2023

Şehir Hatları Yeni Düzenleme

 Bizim gelenekli vapor idaremiz olan Şehir Hatları İşletmesi bugünden itibaren Ada Üsküdar ve Kadıköy hatları dışında kalan seferlerinde yolculuk edilen mesafe kadar ücretlendirme uygulamasını hayırlısıyla başlattı ve işlediği güzergâhlarını da İett gibi numaralandırdı.
İadeler aynen Metrobüs ve Marmaray'da olduğu gibi çıkışlardaki iade cihazlarından okutulan kişiselleştirilmiş İstanbulkartlara uygulanacak.


Haritada görülen hatların numaraları ise aşağıdaki gibi olup sanırım ilk kez benden temaşa edebileceksiniz.
1. Kadıköy - Karayköy - Eminönü
2. Kadıköy - Karayköy
3. Kadıköy - Beşiktaş
4. Üsküdar - Karayköy - Eminönü
5. Üsküdar - Karayköy - Kasımpaşa - Fener - Balat - Hasköy - Ayvansaray - Sütlüce - Eyüp Sultan
6. Bostancı - Karayköy - Kabataş
7. Ortaköy - Üsküdar - Kadıköy
8. Boğaziçi - Eminönü
9. Anadolu Kavağı - Beykoz - Paşabahçe - Çubuklu - Kanlıca - Anadolu Hisar - Çengelköy - Beylerbeyi - Üsküdar
10. Rumeli Kavağı - Sarıyer - İstinye - Emirgân - Bebek - Arnavutköy - Ortaköy - Beşiktaş - Eminönü
11. Anadolu Kavağı - Rumeli Kavağı - Sarıyer
12. Sarıyer - İstinye - Beşiktaş - Kadıköy
13. İstinye - Emirgân - Kanlıca - Anadolu Hisar - Kândilli - Bebek - Arnavutköy - Çengelköy
14. Emirgân - Kanlıca - Anadolu Hisar - Bebek
15. Küçüksu - İstinye
16. Küçüksu - Beşiktaş - Kabataş
17. Çubuklu - İstinye (Arabalı)
18. Beykoz - Sarıyer
19. Büyükada - Heybeliada - Burgazada - Kınalıada - Kadıköy - Kabataş
20. Büyükada - Heybeliada - Burgazada - Kınalıada - Bostancı
21. Büyükada - Heybeliada - Burgazada - Kınalıada - Kadıköy - Beşiktaş
22. Sedefadası - Büyükada
23. Kısa Boğaz Turu (Eminönü - Üsküdar - Ortaköy - Çubuklu)
24. Uzun Boğaz Turu (Eminönü - Beşiktaş - Üsküdar - Kanlıca - Sarıyer - Rumeli Kavağı - Anadolu Kavağı)
25. Mehtap Turu
26. Ergûvan Turu
27. Kadıköy - Kabataş
28. Kadıköy - Kasımpaşa - Fener - Hasköy - Sütlüce - Eyüp Sultan
29. Beşiktaş - Kabataş - Karayköy - Kasımpaşa - Hasköy - Sütlüce - Eyüp Sultan
30. Kınalıada - Burgazada - Heybeliada - Büyükada - Maltepe
31. Çengelköy - Kabataş
32. Bostanci - Moda - Kadıköy - Kabataş
33. Avcılar - Bakırköy - Kadıköy
34. Avcılar - Bostancı
35. Aşiyân - Anadolu Hisar - Küçüksu
36. Aşiyân - Üsküdar
37. Ortaköy - Beşiktaş - Eminönü


Ancak tüm bu yazdıklarıma rağmen Şehir Hatları işletmesinin sayfasında hangi hattın iskelelerinin kaç para olduğuna dair herhangi bir mâlumatfuruş namevcut, tek bilgi olarak Kadıköy'den Karayköy Eminönü Beşiktaş yönüne Onikimilyonikiyüzellibin, Üsküdar'dan Aşiyân yönüne Onikimilyonyediyüzellibin, Üsküdar'dan Eminönü'ye ve Karayköy'e Onbirmilyonikiyüzellibin, Ada hattında Yirmisekizmilyonikiyüzyetmişbin, Avcılar'dan hem Kadıköy'e hem de Bostancı'ya Otuzaltımilyonikiyüzyetmişbin, geri kalan tüm hatlarda Ondörmilyonbeşyüzbin Türk Lirası ücret alınacağı yazmakta.


Ayrıntılı olarak incelemeği arzu edenler buradaki bağlantıya tıklayabilirler, korkmayın virüs falan yok burada.
Buradaki bağlantı Şehir Hatları İşletmesinin ücret tarifelerinin sayfasına ulaştırır, ben bu yazımı yazdığımda ücretler böyleydi, güncel durumu kontrol etmeniz menfaatiniz icabıdır.


İnşallah bizim Şehir Hatları yakın zamanda daha açıklayıcı bir mâlumatfuruş yayınlar da bizler de daha bir bilgileniriz.


Gerçi elinde topu topu yirmidokuz adet vaporu varken nasıl olacak da her hattında vapor işletecek?
Ancak böyle Turyol gibi Dentur Avrasya gibi Mavi Marmara gibi yan kuruluşlardan Mopur kiralayacak.

06 Şubat 2023

Deprem

Daha önceki yazdıklarımda sizlere Dünya'nın canlı bir varlık olduğunu yazmıştım hatırlarsanız.
İşte o canlı varlığımız ve üzerinde yaşadığımız Koca Dünya'nın yeniden kımıldayacağı tuttu.
Bu sabahleyin kara bir haberle uyandık: Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinin merkez üssü olduğu çok şiddetli bir depremle. Öyle bir deprem ki ta Mısır'dan bile hissedilmiş.
Önce sabahın Dört saatinde Gaziantep'in Şehitkâmil İlçesinin Sofalaca Köyü'nün merkez olduğu Yedi Nokta Sekiz (7.8) şiddetindeki depremle güne uyanmak zorunda kaldık, arada sürekli daha küçük depremler de oldu, asıl şok ise Onüç-Yirmidört saatinde Kahramanmaraş'ın Ekinözü ilçesinde Yedi Nokta Beş (7.5) şiddetindeki ikinci büyük artçı deprem her şeyin üzerine tuz biber ekti. Bölgede depremlerin hâlâ devam etmekte olduğunu belirtmek zorundayım.
Merak eden Kandilli Rasathanesi'nin deprem sayfasına bakabilir, adresi ahanda burada, ilk kez açık seçik belirtiyorum:


Sizlere uzun uzadıya yazarak interneti fazlama meşgul etmek istemiyorum.
Tek dileğim Allah-u Te'âlâ'dan böyle acıları biz insanoğlundan ve diğer yaşayan canlılardan uzakta tutması.
Sizler zaten İnstegram'da Facebok'ta Twitter'de ve tabi ki Televizyonlarda bu sahneleri görmektesiniz, ben de iki saat bu görüntüleri arayıp sizlerle paylaşmak gibi bir hata yaparak daha fazla üzmek istemiyorum.
Ancak tek bir şey söyleyebilirim ki o da telefonu ve interneti fazlama meşgûl etmeyelim ki herhangi bir haber ulaşması gereken yere çabucak ulaşabilsin.

30 Ocak 2023

Dünya Kuruhasan Günü

 Şu bizim Kahve Dünyası essahtan çok âlem dükkân vesselâm, çünkü her bir ürününe bir gün buluveriyor. Bugün de sıra Kuruhasan'a gelmiş, iyi ki gelmiş hoş gelip sefa getirmiş.
Biz de tabi ki Üç Muz olarak sevgili Kahve Dünyası'nın ortaya attığı Dünya Kuruhasan Günü'müzü kutlayabilmek üzere en fazla sevdiğimiz mağazasına geldik.


Ancak burada kötü olmasa dâhi tuhaf bir sürpürüzle karşılaştık ki Kuruhasanlardan sadece iki adet ve sade olanından kalmış.
Ne de olsa mâlum-u âliniz revaçta olan ürünün çabuk biteceği gibi bir hakikât mevcut işbu hayatın içinde.


Daha da kötüsü bu gördüğünüz Sade Kuruhasan adlı gıda Filitre Kahveyle pek çekilmediği ama bugüne özel olarak yüzde ellilik indirimden faydalanabilmek için Türk Kahvemsimden bugünlük feragat etmek zorunda kaldı ben, çünkü Kuruhasan'daki bugünlük yarı yarıya indirim Türk Kahvemsi ile birlikte geçerli değilmiş.


İnanın bana akşam akşam gummilenmek zorunda kaldığım Filitre Kahve midemi yakmadı dersem yalan olur.
Tabi bir de kasanın önündeki kutlama bayrağımız olmadan olmazdı.


Darısı gelecek yılki Kuruhasan kutlamalarına inşallah, ama istiyorum ki gelecek yıl Türk Kahvemsi de olsun da bu yılki gibi baş ağrıtan ve hâmileler gibi mide bulandıran Filitre Kahve gummilenmek zorunda kalmayalım.

28 Ocak 2023

Kahve Dünyasında Yeni Zamcık

 Bugün günlerden Cumartesi ve bazı zevat kalkmış "Bitmeyen Cumartesi" yapmağa çalışmış, ancak başlayan her şeyin günün birinde bitecek olduğu kanununu mâlesef unutmuş.
Günün mesai saatleri ne kadar uzun sürerse sürsün helbette bitecektir, ömür bile doğumla başlıyor ölümle bitiyor.
Tabi bu doğumla ölüm arasındaki zaman zarfında yaşananlar arasında zamcık adı verilen bağzı şeyhler de mevcut.
Örnek olarak bizim Kahve Dünyası'nın yapmış olduğu "İkimilyon Türk Lirası"lık Zamcık.
Gerçi günümüzde İkimilyon Türk Lirası ya da size daha açık anlatayım İki Türk Lirası belki hiçbir şey gibi görünebilir ama atalarımız akmasa da damlayan çeşmenin suyunun damlaya damlaya kurnasında göl olacağını söylerler. İşbu sebepten ötürü suyu boşluğa akan çeşmenin musluğu önüne bidon konulur ki o bidonda biriken suyu kullanabilelim.


Kahve her zaman olduğu gibi aynı kahve, bizim bildiğimiz Türk Kahvemsinden bahsediyorum.
Son zamanlarda ne Dolar da öyle ahım şahım artmadı, ama alttaki fişte de gördüğünüz üzere zamcıklı ücret uygulanmağa başlandı.
Daha ilgi çekici bir şey daha söyleyeyim: Yeni belirlenen Asgari Ücret (Askeri Ücret değil) henüz ceplerimize girmedi, Ocak-ı Şerif Ayı bittiğinde alabileceğiz.
Ama bir kahveye "Otuzikimilyon Türk Lirasıcık" bayılmağa şimdiden başlayacağız.


Aradaki farkı görebilmeniz için iki hafta önceki aynı ürünleri aynı yazar kasadan alınmış bir harcama belgesini de ahanda aşağıya eklemek istiyorum, buyurun işbu mevzuat-ı zammiye hakkında siz karar verin.


Aklıma uzun yıllar önce televizyonde gördüğüm bir sahne geldi, hayali bir memleketin birinde bir bakan zamcığı açıklayabilmeğe çabalıyordu, üstelik zammımıza zam koymağa yeltenerek anlatıyordu.
Anladık eğer çalışanların haftalıkları çıkacaksa zam iyidir de şunu bir hafta sonra yapsalardı olmaz mıydı sanki?

26 Ocak 2023

Sinemadaki Unutulmuşluk

 Geçen gün anlatmağa devam ettiğim onbeş yıl önce yaşanmış hikâyenin devamı ve belki de son kısmı geliyor bu yazımda. Çünkü bugünden sonra hikâyemizin kahramanları bir daha asla yalnız buluşamadılar.
Her ne kadar sonraları ortak arkadaşları sayesinde bazı yerlerde bir araya gelmek gibi başlarından tuhaf hadiseler geçmişse bile küllenen ateş bir daha yanmadı, üstelik de yanamazdı.
İşte onbeş yıl önce bugün Cumartesi'ydi, hani dünya üzerinde ne kadar sevgili olmuş çift varsa neredeyse hepsinin buluşup dışarı çıktıkları gün olan Cumartesi böyle bir akşamdı.
Bizim kahramanlarımızınsa rahmetli Ernest Hemingway'in bir romanına adını veren çanların çaldığı Cumartesi.
Kadın aslında o akşam delikanlıyla çıkmağı pek istememişti ama o kadar zaman boyunca yazdıkları ve söyledikleri o kadar güzel şeyler vardı ki en azından o yazılanlara karşı bir vefa olması gerekiyordu.
Erkek ise kızın çevresinde o kadar insan varken neden kendisini seçtiğini ve yanlış olduğunu bile bile neden yaşanmışlıkları buraya getirdiğini sormak istemişti, aslında yaşananlar ve yazılanlar belki unutulurdu ama nedenlerinin soruları hayatı boyunca içini kemirecekti.


Buluştuklarında her ikisinin de tavrı aşırı derecede resmi ve soğukkanlılardı, sanki bir hafta önce o özel şeyleri yaşamamış gibiydiler, özellikle de kadının konuyu oraya getirmemeğe çalıştığı çok belirgindi.
Delikanlı ise sırf sevdiği kadını daha fazla üzmemek için o altın soruyu sanki cevabını biliyormuş gibi sormamağı tercih etmişti.
Esasına bakarsanız bilmiyor da değildi, ama bugün hâlâ içini kemirip kemirmediğini inanın ben de bilmiyorum çünkü bana fazla derinlemesini anlatmadı. Bu yazdıklarım da sadece yazmamı istediği kısımlar, ancak ben bu söylediklerini de sansürlemek zorunda kaldım çünkü daha fazlasının o ikisinin arasında yaşanan ilişkinin özel kâlemleri olduğunu bilmenizi isterim.
Biz yine o günkü sahnemize dönecek olursak böreklerini yummilenirlerken kadın belki de her ayrılıkta duyduğumuz kılâsik cümleleri söylüyordu, hani erkeğin esasında çok iyi adam olduğunu ve evleneceği kadını gerçekten mutlu edeceğini, sorunun ise kendisinde olduğunu ve bilmeden istemeden bir hata yaptığını, şimdi ise yaptıklarından pişman olduğunu falan söylemişti.
Delikanlı ise aralarında ne yaşandıysa yaşanmış olsun yaşananlardan asla pişmanlık duymayacağını ve o güne kadar aşkına karşılık veren tek kadının kendisi olduğunu, eğer elinde sihirli bir değnek olsaydı yine onu seçeceğini söylemiişti.


Sonra birlikte hemen karşı kaldırımdaki sinemaya gitmeği teklif etmişti kadın, o günlerde yeni gösterime giren bir filmi birlikte izleyeceklerdi.
Film çok acıklıydı veya delikanlıya aşırı acıklı gelmişti, imdı o sahneleri hatırlamıyor belki de. Ben ise o filmi izlemedim, belki bir gün fırsatım olursa izler sizlere hikâyesini anlatırım, böylece acıklı mı acıksız mı komedi mi drama mı anlarsınız.


Sinema çıkışı kadının baş ağrısı tutunca erkek hemen bir taksi çevirdi, o zamanın taksileri şimdikiler gibi kısa mesafe tantanaları pek yapmazlardı veya Suudi Arabistan vatandaşlarına öncelik tanımazlardı, her ne kadar yolları çok kısa sürmüş de olsa ve kadının ısrarla hayır demiş de olsa delikanlı kadına karşı son defa olsun vazifesini yapmalıydı, her ne kadar artık onlar sevgili değildilerse bile kahramanlarımızın birinin kâlbinin içinde sakladığı bir sevda ateşi hâlâ mevcuttu.
Kadının evinin kapısına yüz metre kala taksiden indiler, kadın onunla inmemesini ve devam etmesini söylemişse de delikanlı buna şiddetle karşı çıkmıştı, belki de biraz yürümesi ona da iyi gelecekti.
Ayrılırlarken birbirlerine mutlu olmalarını dilemişlerdi ama hikâyemizin erkek kahramanı hâlâ mutluluğu bulamadığını söyledi bana.
Kadın kahramanının günümüzde ne yaptığını bilmiyorum bile, çünkü ne varlığı varlık ne de yokluğu yokluk, erkek kahramanımızın başına ördüğü çoraptan sonra kimler hayatına girdi ve kimleri hayatından çıkardı asla bilinmiyor.


Kâlp kırıklığıyla biten bir sevda hikâyesiydi bu okuduğunuz, kahramanlarının kim olduğu bilinmeyen ve mahşere kadar da bilinmeyecek olan.
Yaşananları bir şarkıya sığdırabilmek bile imkânsız, hani yıldızlara baktırılınca fallarda çıkmayan ve pencereden bakmayarak yollara çıkmayan imkânsızlıklardan, dahası yazılanlar olmasa yaşananlara ve ayrılmışlıklara inanılmayacak ve anlatılmaması istenen imkânsız aşklardan biriydi, daha da fazlasını vereyim ölümsüz aşkların olması ama ölmeyen aşıkların olmaması gibi çünkü gençliğe güvenmemeli ölenlerin tamamı ihtiyar mı hepsi?
Caddelerde rüzgâr da olsa şarkı söyleyen özlenenlerin hepsi şimdi çok uzaklarda, belki özlüyorlarsa bile yalnızlıklar ömür boyudur.
Dilerim sizlerin başlarından böyle acıklı sevdalar geçmez ve sevdiklerinize kavuşarak mutlu olursunuz.