Bu Blogda Ara

10 Mayıs 2024

Beyoğlu Tramvayı

 Son zamanlarda başta Facebok adı verilen sosyâl medyada ve İstanbul Belediyesi'nin açıklamalarında Cadde-i İstiklâl'de 28 Aralık 1990 gününden beridir yeniden seferde olan Gerçek Tramvaylarımızın yerine yepisyeni olduğu iddia edilen ve kateneri pantografı bile olmayan pilli bir taşıt konulacağı söylenmekte.


Şekilde de görüldüğü gibi bu yeni konması pilânlanan ve Tramvay rayı üzerinde hareket ettiği iddia edilen kara taşıtı bizim yözon yıldır bildiğimiz Özgün Tramvay'a hiç ama hiç benzemiyor.
Şimdilik deneme ve tecrübe aşamasında olsa bile artık turistlerin ve hâlkımızın sevdasına mazhar olmuş gerçek Tramvaylarımızın yerini alması düşünülüyorsa dâhi çok büyük bir hata yapılmak üzere olduğunu belirtmek isteriz Biz Üç Muz olarak.


Buradaki resimde de görüldüğü üzere Tramvay dediğimiz taşıtı yürütecek elektrik teli olur, üzerinde gideceği rayı olur, tabi ki de kapularından asılacağı velet olur, içerisinde de normâl olarak yolculuk ücretini ödeyipp biletini almış yolcuları olur.
Daha da önemlisi bu Tramvayın biletçisi olur ki ne yazık olarak ikinci yılında biletçi kadrosu feshedildi ve tıpkı Otobüslerde olduğu gibi önden binilip arkadan inilmeğe başlandı.


İlk zamanlar gerçekten özgün şekilde kırmızılı ve yeşilli olarak çift vagonlu çalışan Tramvaylarımız bir zaman sonra tekliye düşürüldü, arka vagonları da biri Galata Kulesinin bilet kişesi oldu diğeri de Sanatçı Vagonu olarak bir süre dolaştı sonra o da kayboldu.


İlk zamanlarındaki duraklar da değiştirilerek günümüzün moderin vaziyetlerine sokuldu ama bu konu o kadar da önemli olmamak vardır.
Zaman değişti ve her şey akıllandı, ama insan zekâsı arsla akıllanamadı. Akıllansaydı aptal aptal soru sorulmazdı.


Dahası yoldaki ağaçlar bile günü geldi söküldü.
Geçenlerde birkaç adeyt saksı dikilse bile yeniden yukarıdan gelen emir yüzünden kaldırıldılar.
Bizler bugünümüzün Şehr-İstanbul'unu artık tanıyamıyoruz, hele Cadde-i İstiklâl iyiden iyiye çörko mekânı oldu ama bunun konusu burası olmadı.
Şehir kültüründen anlamayan kişiler Şehr-İstanbul'u yönetse ne olur yönetmese ne olur?


.Bu da sanırım yazımızın son resm-i şerifi olacak.
Artık aradan geçen otuzdört yıllık zaman zarfında gerek İstanbul vatandaşlarının gerekse İstanbul'a konuk olmuş ve olmakta olan bilumum insanatın medahar-ı iftaharı olan bizim bildiğimiz Tramvayın ikinci kere kaldırılmasına Biz Üç Muz olarak itirazımız bulunmaktadır.

04 Mayıs 2024

Sivas Hızlısı İstanbul'da

 Bundan bir süre önce Ankara ile Sivas arasında her gün sabah öğle ve akşam olmak üzere günlük üç adet Hızlı Tren sefere verilmişti.
Bugünden itibaren öğle treni Söğütlüçeşme'ye uzatıldı, sabahları da Sivas'a dönecek.


Her sabah Söğütlüçeşme'den 8:40 ve Ankara'dan 13:20 saatinde kalkan tren Sivas'a 15:58 saatinde varacak, ertesi günü öğle vakti 13:00 saatinde Sivas'tan kalkan tren ise 15:52 saatinde Ankara'ya ve devamında 20:08 saatinde Söğütlüçeşme'ye varacak.
İşbu hızlı trenin sefer tarifesi ile durduğu istasyonlar aşağıda paylaşıldığı gibi olacak.
Önce biz İstanbul'daki treni Sivas'a yollayalım:


Sonra da Sivas'tan gelen treni Söğütlüçeşme'de karşılayalım, mâlum-u âliniz Haydarpaşa içerisinde çanak çömlek arandığı cihetle kapalı.


Her günlük sabah ve akşamki Sivas - Ankara seferlerinin aynen devam etmekte olduğunu, Biz Üç Muz'un trenlerde sadece yolcu olduğumuzu ve Türkiye Cümhuriyeti Devlet Demiryollarında görevli olmadığımızı hatırlatırız.
Trenlerle ilgili her türlü mâlumatfuruşu istasyonlardan veya Tcdd Taşımacılık Resmi Web-Sitesinden edinebilirsiniz.
Memleketimize ve vatandaşlarımıza hayırlı olsun.

02 Mayıs 2024

Bayazıd'da Sessiz Kulun İsyanı

Bugün siz sevgili okuyucularımıza oldukça can sıkıcı haberler yazacağız çünkü şahit olduğumuz olay bizim morâlimizi çok fena bozmuş vaziyette.
Mâlum-u âliniz Şehr-İstanbul'un surlarının içine bir süreden beridir Fatih Belediyesi bakmakta, zabıtası çöpçüsü dükkânları falan olduğu gibi hem de.
Ancak bugün öğle vakti iki adet Fatih Belediyesi görevlilerinin Bayazıd semtinde ve Gedikpaşa Yokuşu'nun üst başında bulunan Yeniçeriler Caddesi üzerinde hiç kimseye hiçbir zararı olmayan ve tamamen masum bir köpekçiği ellerinde demir bir tasmayla alıp zorla götürmeğe çalıştılar.


Zavallı köpekçik götürülmemek için çok direndi ama Allah-u Te'âlâ tarafından söylediklerini anlamamamız yüzünden fazlaca bir müdahâlede bulunamadık.
Gelgelelim yukarıdaki resim çekildikten sadece beş dakika sonra zavallı köpekçik yerde her tarafı kan revan içinde yatıyordu ve Fatih Belediyesinin zebanilerinin çevresini bir hâlk kitlesi sarmıştı.
Fatih belediyesinin görevlilerinin iddiası yoldan geçen Çağdaş Tramvayın çarpması sonucu böyle olduğuydu ama gözler ne yazık ki hiç de öyle olmadığını söylüyordu.


Bilinmesi gereken bir gerçek vardır ki hayvanlar Allah-u Te'âlâ'nın sessiz kullarıdır ve yine Allah-u Te'âlâ'nın buyurduğu üzere bir zulmü eğer engelleyemiyorsak etrafa duyurmamız farz kılınmıştır.
Kıyamet sonrası sessiz kullar konuşacaklar ve insanların kendilerine yaptıkları zulmü şakır şakır anlatacaklar ve bu sefer insanların ağızları mühürlü olduklarından işbu suçlamalara cevap veremeyeceklerdir.


Hatırlatmak isterim ki bundan yaklaşık yüzondört yıl önce de böyle bir katliam vukua avdet eyledi, o zamanın padişahı Şehr-İstanbul'daki bütün köpekleri topladı ve Sivriada'ya sürdü, üstelik aç bırakarak.
İşbu bahsettiğim buyruktan sonra mâlum-u âliniz olmak üzere Osmanlı İmparatorluğu yıllarca süren savaşlar sonucu tarihin tozlu sergenleri arasına karıştı.
Belki başka sebepler de vardı ama Kedinin Köpeğin Kuşun intizarı yani günümüzün açık anlamıyla da yazalım bedduası o dönemde birçok olumsuzlukların vukua avdet eylemesine önemli bir katkıya sebep olmuştur.

20 Nisan 2024

Bitik Bir Ekomoni

 Bizim ekomonimiz her zaman bir âlemdir ve her zaman da ısrarla tıkırındadır.
Bugün kıçıkırık bir traş bıçağı olan Permatik adlı ism-i şerifi efsahaneye dönüşmüs bir ürün lâzım oldu bana.


Migros'un yolum üzerindeki bir mağazasından satın aldım ki bunda norminâl olmayan hiçbir nesne-i şerif bulunmuyordu ve gayet de doğal bir süreç yaşandı.
İmdı tahmin edin balakım bir paket Permatik kaç Türk Lirası olsa beğenirsiniz?
Beş adetlik paketine tamı tamına Seksenüçmilyondokuzyüzellibin Türk Lirasıcık ödemek zorunda kaldım ki bilmeniz için ekte Kadeve Fişini de ibraz ediyorum.


Anlaşılan yukarıda mâlum olan ücreti belirleyen bizim böyük erkek kardeşimiz bizlerin traş olmasını istemiyor ve at hırsızı gibi dolaşmamızı arzu ediyor, ancak bizler kendisini hiçbir zaman sakallı olarak görebilmeği beceremedik nedense.


Hayat pahlı geçim zor her şey ateş pahası
Gezmeğe eğlenmeğe yok fakirin parası
Geceleri kapanır evlere garibanlar.
En ucuz eğlence bu tam dokuz ay vade var.

12 Nisan 2024

İstanbul Trafiği Düzelmez

Şehr-İstanbul tarih boyunca her zaman kalabalık ve bunalımlı bir mıntıka olmuştur.
Çünkü tarih kendini bildiği günden beri her zaman kalabalıktır ve her zaman o kalabalığın getirdiği sorunlarla uğraşmıştır.
Bazı zamanlar Facebok'taki eski nostâlji sayfalarında bazı şahıslar eskinin güzelliğinden falan bahsediyorlar. Haksız sayılmazlar aslında ama her dönemin kendine ait sorunları da mevcuttur. Bunlardan bazıları kronikleşmiştir ve ne yapılırsa yapılsın kesin çözümü bulunmamaktadır.
Bu yazımızın konusu Şehr-İstanbul'un en önemli sorunu olan bir yerden bir yere gidememe sorunu yani günümüz lisanıyla trafik sorunu.
Geçenlerde bir yerden bir gazete haberi gözüme ilişti, ekte paylaşmağa karar verdi ben:


İstanbul Trafiği Düzelmez. Çünkü?
1. Yirmibeş kilometrelik yolu bir trafik polisi kontrol eder.
2. Yine bir trafik polisine ortalama beşyüzellibeş vasıta düşer.
3. Beşyüzaltmış otobüs ve troleybüsü yirmi memur idare eder.
4. Şehirde otopark yok denecek kadar azdır.
(Ümit Deniz'in Haberi)
Bu böyle gelmiştir ve böyle gidecektir.
İstanbul'un trafik sorununu şehrin içinde bulunduğu koşullarda bir düzene sokmanın mümkünü yoktur.
Trafik sorunu uzun yıllardan bu yana kentimiz için bir dert olmuştur, dert olmaktadır ve de dert olacaktır.
Trafiği bir düzene sokmanın mümkünü yoktur.
Çünkü : İstanbul'un şehir yollarında denetimle görevli her polise yirmibeş külometrelik bir yol düşmektedir.
Çünkü : İstanbul'da hâlen ikibin ahır ve üçbinüçyüzotuzyedi at arabası mevcuttur.
Çünkü: İstanbul'da Bizans zamanından beri kazma değmemiş ikibinbeşyüz kilometrelik bir yol şeridi vardır.
Çünkü : Koca kentte yeterli otopark yoktur.
Çünkü : Trafik polislerinin yarısından çoğu toplum polislerinden alınmışlardır ve trafik bilgileri yoktur.
Bu çünküler daha bir dolu şekilde çoğaltılabilir. Ama biz gelin şöyle yapalım ve Şehr-İstanbul'da bir yerden bir yere giderken tomofillerimize binmeyelim.
Belediye ve Özel Hâlk Otobüslerimiz bizlere yeter de artar bile. Yetmezse de Metrolarımız var Çağdaş Tramvaylarımız var ve Marmaray'ımız da var, yetmediyse Vapor ve Mopurlarımız da var.