Bu Blogda Ara

05 Haziran 2024

Difficult Life

Sleeping is very important.


Some works are boring me, lots of problems are coming to me, all of them are tiring me. I mean all of negative things totally makes me nervous these hot days.
I prefer and choose hot weather but if they will be like this I'm begining to hate.


Life is too difficult, not easy to stay safe and healthy also happy.
We have only hope for being better than these.

01 Haziran 2024

Geçmişte Hatırlanmak

 Eskilerin "Yâr" dediğine şimdikiler "Manita" veya "Madigudi" diyor.
Eskilerin "Nâz" dediğine şimdikiler "Trip" diyor ki Trip sözcüğü İngilizce'de "Yolculuk" demek.
Eskilerin "Sevda" dediğine şimdikiler "İlişki" diyor ki İlişki sözcüğü birbiriyle bağlantısı olan her şey için kullanılır, örnek olarak "Arkadaşlık" da bir tür "İlişki" çeşididir, "Vapur" ile "Deniz" arasında da bir ilişki vardır, deniz olmazsa vapur olmaz.


Eskiler bakmaya kıyamazken şimdikiler canına kıyıyor. Kâlbe kıyıyor.
Samimi sıcacık sofralara "Kılişe" diyip incikli boncuklu masalara da "Sunum" diyorlar.


Ah eskiler ah.
Farsça'da "Dil" kelimesi "Gönül" demek ve bozulan sadece lisanımız değil dilimiz oldu.
Değer verdiklerimiz oldu.

29 Mayıs 2024

Yiğidin "My Moon" Olduğu Yer

 Dünya üzerinde bir şehir düşünün ki o şehirde yaşamakta olan bütün vatandaşların çok büyük bir çoğunluğu başka başka diyarlardan gelmiş olsunlar.
Hani şehrin kendi öz topraklarından ruh-i mücerred gibi fışkırmamış, havasıyla suyuyla ateşiyle yoğurulmamış ve bitkisiyle kavrulmamış olsun.
Kendi vilâyetinde öyle ya da böyle yaşamağa tutunmağa çalışanların umutlarını kaybedebilip gelldikleri büyük şehirde karşılaştıklarından sonra kendi öz torpaklarnda kör topal giden hayatlarını bile sorgulayacak ve mumlarla arayacak hâle geliyorlar.
Burası harman olduğu yiğitlerin maymuna çevirtildiği Şehr-İstanbul yani bir adet büyükşehir olmak vardır.
Anayasamıza göre her vatandaşımız istediği vilâyette yaşayabilir, işini tutabilir, hayatını ömrünün sonuna kadar sürdürebilir.
Konu ise gidildiği şehirde uyum sağlanmasında.
 

Bunda acaba zamanın idarecilerinin suçu yok mudur?
Bir devletin kalkınması için bütün fabrikaların sadece İstanbul ve çevresindeki yörelerde yerleştirilmesi, en iyi okulların büyük çoğunluğunun İstanbul'da olması, sanatın sinemanın tiyatronun hasının İstanbul'da olması, btün önemli yatırımların da İstanbul'a yapılmış olması gibi sıkıntılar bizleri böyle perişan etmiş vaziyette.
Nüfûsumuz her ne kadar resmi olarak onaltımilyon olduğu iddia edilse bile en az yirmibeşmilyon insan yaşıyor.
Buradakilere de Anadolu'nun çorak topraklarında yiğitlerin harman olduğu yerlerden gelip yerleşenleri medya maymununa dönüştürmek düşüyor.


Bugün günlerden Yirmidokuz Mayıs İkibinyirmidört olmak var, hani Bindörtyüzelliüç yılında Fatih Sultan Mehmet veya Sultan İkinci Mehmet'in Şehr-İstanbul'u topraklarımıza katıp dünyanın sonuna kadar bizim olduğunu ilân edişinin Beşyüzyetmişbirinci yıl dönümü.
Çok merak edyoruz ki acaba Fatih Sultan Mehmet eğer Şehr-İstanbul'un günümüzdeki hâlini tasavvur edebilseydi almak için bu kadar uğraşır mıydı?

14 Mayıs 2024

Beyoğlu Tramvayı Değişme Sebebi

 Sanırım birkaç gün önce Cadde-i İstiklâl'de otuzdört yıldan beridir işlemekte olan Özgün Tramvaylarımızın değiştirileceğini yazmıştı ben.
İmdı birkaç saat önce haber aldık ki Beyoğlu Belediyesi ya da eski zaman insanlarının deyimiyle Altıncı Daire-i Belediyye aslinda doğru ama yanlış olup olmadığı tartışılan bir kararla Cadde-i İstiklâl'in mevcut binalarının ön cephelerinin düzenlenmesi gerektiğini esnafa tebliğ etmiş.


İşbu düzenleme ve güzelleştirmenin ifa edilebiilmesi için de Cadde-i İstiklâl'e büyük vinçlerin girmesi gerekiyormuş ve vinçlerin yüksekliği Özgün Tramvaylarımızın kullandığı elektrik tellerinden daha yüksekmiş.
Gezmek isteyenler rahat etmeliymiş çünkü tüm çalışmalar geceleri yapılacakmış.
Çalışmalar tamamlandıktan sonra ise teller yerine konularak Bindokuzyüzondört model Tramvaylarımızın geri dönüşü sağlanacakmış.


Şimdilerde çakma ve şişman olandan bir adet daha yapılıyormuş, bitince teller sökülmeğe başlanacakmış.
Ne diyelim değişim şart olsa bile her değişim güzel değildir.

10 Mayıs 2024

Beyoğlu Tramvayı

 Son zamanlarda başta Facebok adı verilen sosyâl medyada ve İstanbul Belediyesi'nin açıklamalarında Cadde-i İstiklâl'de 28 Aralık 1990 gününden beridir yeniden seferde olan Gerçek Tramvaylarımızın yerine yepisyeni olduğu iddia edilen ve kateneri pantografı bile olmayan pilli bir taşıt konulacağı söylenmekte.


Şekilde de görüldüğü gibi bu yeni konması pilânlanan ve Tramvay rayı üzerinde hareket ettiği iddia edilen kara taşıtı bizim yözon yıldır bildiğimiz Özgün Tramvay'a hiç ama hiç benzemiyor.
Şimdilik deneme ve tecrübe aşamasında olsa bile artık turistlerin ve hâlkımızın sevdasına mazhar olmuş gerçek Tramvaylarımızın yerini alması düşünülüyorsa dâhi çok büyük bir hata yapılmak üzere olduğunu belirtmek isteriz Biz Üç Muz olarak.


Buradaki resimde de görüldüğü üzere Tramvay dediğimiz taşıtı yürütecek elektrik teli olur, üzerinde gideceği rayı olur, tabi ki de kapularından asılacağı velet olur, içerisinde de normâl olarak yolculuk ücretini ödeyipp biletini almış yolcuları olur.
Daha da önemlisi bu Tramvayın biletçisi olur ki ne yazık olarak ikinci yılında biletçi kadrosu feshedildi ve tıpkı Otobüslerde olduğu gibi önden binilip arkadan inilmeğe başlandı.


İlk zamanlar gerçekten özgün şekilde kırmızılı ve yeşilli olarak çift vagonlu çalışan Tramvaylarımız bir zaman sonra tekliye düşürüldü, arka vagonları da biri Galata Kulesinin bilet kişesi oldu diğeri de Sanatçı Vagonu olarak bir süre dolaştı sonra o da kayboldu.


İlk zamanlarındaki duraklar da değiştirilerek günümüzün moderin vaziyetlerine sokuldu ama bu konu o kadar da önemli olmamak vardır.
Zaman değişti ve her şey akıllandı, ama insan zekâsı arsla akıllanamadı. Akıllansaydı aptal aptal soru sorulmazdı.


Dahası yoldaki ağaçlar bile günü geldi söküldü.
Geçenlerde birkaç adeyt saksı dikilse bile yeniden yukarıdan gelen emir yüzünden kaldırıldılar.
Bizler bugünümüzün Şehr-İstanbul'unu artık tanıyamıyoruz, hele Cadde-i İstiklâl iyiden iyiye çörko mekânı oldu ama bunun konusu burası olmadı.
Şehir kültüründen anlamayan kişiler Şehr-İstanbul'u yönetse ne olur yönetmese ne olur?


.Bu da sanırım yazımızın son resm-i şerifi olacak.
Artık aradan geçen otuzdört yıllık zaman zarfında gerek İstanbul vatandaşlarının gerekse İstanbul'a konuk olmuş ve olmakta olan bilumum insanatın medahar-ı iftaharı olan bizim bildiğimiz Tramvayın ikinci kere kaldırılmasına Biz Üç Muz olarak itirazımız bulunmaktadır.