Bu Blogda Ara

18 Ekim 2024

Yalnız Kâlpler De Atarlar

 Doğuldu, yaşanıldı, bir yaş daha yaşlanıldı, en sonunda bir yerde bir köşede unutulundu.
Yeter ki gönüller bir olsundu, nasıl olsa bir daha aranıldığında birinin kanayan yarasının yara bandı olurdu.
Millet o bahsedilmiş olan Yalnız Kâlp'i bir "Ağlama Duvarı" olarak kullanıverirdi.
O yara bandı işini bitirdiğinde de hurda gibi çöpe atılıverirdi.
Birkaç zaman geçerdi, bu sefer bir başkasına kanardı, kandırıldığını da bile bile bir Rüzgâr'a tutulur ve sonunda aynı şeyleri yeni baştan yaşardı, kaç zaman geçerse geçsin sonunda uğrayacağı istasyon aynı yerdeydi.
Bir önemli konu daha varsa onun omuzlarında ağlayanlar başkalarının koyunlarında kahkahalarla gülerlerdi.
İşte böyle bir hayat yaşanıyordu uzaklardaki memleketlerin birinde.


Ancak hiç kimsenin bilmediği bir gerçek vardıysa da o kişinin "Compleanno"su Türkiye Cümhûriyeti'nin çok sevilen birkaç önemli kişisiyle paylaştığıydı.
Çok uzaklarda yaşarken Nil nehrinden gelen Tarkan'ın kıyıda oturup Özkan gibi suyu arşınlaması kadar güzeldi.
Bu kadar kişiyle tek bir ortak özelliği vardı o yara bandı olan kişinin:
İki cümle önce bahsedilenlerle aynı gün Dünya denilen pislik yuvasına gönderilmiş olması.
Bu yıl daha da pisleşen Dünya'nın sayılı kalan birkaç güzelliğinden her biriydi bu yukarıdaki Üç Vatandaşımızın hayata bakış aşıları.


Yalnız olmak bizlerin kendi özgür iradesi dâhilinde seçilmiş bir duygu.
Etrafta gereksiz dedikoducu fesat ve içten pazarlık yapan ve de menfaatine göre arkadaşlık eden bir sürü insancık mevcut günümüzdeki dünyada.
Bütün dünya hayatı boyunca birileri birilerinin hayatlarına girerler, birilerinden istedikleri menfaatleri bir şekilde alırlar, işbu menfaat süresince o insanı el üstünde de tutarlar, sonra da sessizce çekip giderler ve başka insanların peşlerinden koşarlar, bu arada o insanın duygularıyla da bir güzel oynarlar Pilâstik Top gibi.
Gün gelir en sevilen insan bir anda nefret edilesi biri olur çıkar.
Herkes de o insanı narsistlikle suçlar ama onu narsist olmağa gerçek narsist olanlar itmiştir.


Bu arada aklıma gelmişken yazımın başlığını daha yukarılarda bir yerde bahsettiğim bir müzisyen ozanımızın aynı ism-i şerifini taşıyan çok güzel bir şarkısının mevcut olduğunu ve başlığını da kendisinden yürüttüğümü belirtmek isterim.
Şarkıyı dinlemek isterseniz sizlere Youtube'deki bir videosunu yazımın içinde sakladım, bulursanız tıklayıp bir dinleyin, çünkü kendisi çok güzel şeyler yazmış.

06 Ekim 2024

Moda İskelesinde Deniz Taşıtı Volüm Altı

 Gün nasıl olursa olsun yine de yapılabilecek şeyler muhakkak kendiliklerinden ortaya çıkabilirler.
Yağmur da olsa Kar da olsa Güneş tepemizi de ısıtsa Biz Üç Muz fazlama kendimizi hapsedemeyiz.


Moda iskelesine Deniz Taşıtı gelmesi artıkım sıradan bir olay, çünkü daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz üzere günde çeşitli sayılarda seferler mevcut.
Ancak bu akşamki Avcı adlı Mavi Marmara Mopurunda alışılmışın dışında bir kalabalık vardı.


Bunda sanırım Altı Ekim İstanbul'un Kurtuluşu münâsebetiyle Kişiselleştirilmiş İstanbulkart sahibi vatandaşların İstanbul Belediyesine çalışan taşıtlarda Beleş yolculuk edebilmelerinin etkisi muhakkak olarak mevcuttu.

05 Ekim 2024

Hayâl - Hayat

 Acıların yan etkileri belirti göstermeğe başlayınca insan bir anda bitip bitmediğini sorgulamağa başlıyor.
Eskilerden beri belirteçli bir lâfz-ı şerif mevcuttur ki bir insanın hayâlinin Madrid gerçeğinin de Mardin olduğunu söyler.
Biz yine de Üç Muz birlik olarak kırk adet Madrid'i toplasanız bir adet Mardin'e değişmeyiz, çünkü Mardin bizim torpağımızdır, Madrid gibi yaban el değildir.


Tuhaf ama gerçek bir şey varmış ki Biz Üç Muz'un her Büyükada'dan Kartal'a geldiğimızde Kahve veya Bitki Çayı gummilendiğimiz Cafe De Madrid'in bizim Mardin'de de dükkânı mevcut olduğunu öğrendik.
Dikkâtlı bakınca bardağın üzerinde Mardin de yazmakta olduğunu sizler de kolayca temaşa eyleyebilirsiniz.

03 Ekim 2024

Sonbahar'da Biraz Moda

 Mâlum-u âliniz olmak üzere birkaç gün önce Sonbahar adlı havaların serinleyeceği ve giyimlerimizin hafiften kalınlaşması gereken mevsime girmiş bulunmaktayız.
İşbu serinleyen havalarda bir moda olarak Pantalon adlı bir giysi özellikle tavsiyedir.


Hele bir de paçaları geniş olan Üçhârfli Sıtayl çok daha yakışacaktır.
Çünkü hem sizi soğuktan korur hem de Otuz Santimetrelik topuklu ayakkabı giyerek kendinizi olduğunuzdan daha uzun boylu gösterdiğinizi gizlemenize yardımcı olur.


Büyüklerimizin bir lafz-ı şerifi mevcuttur ki "Evceğizim evceğizim saklar benim hâlceğizim" der, üstelik bu söz rahmetli Tahsin Sütçüoğlu'nun repliğinden televizyona da çıkmıştır.


Bir koltuğa oturup da bacak bacak üzerine atmazsanız sakladığınız sır kolay kolay ortaya çıkmaz.

02 Ekim 2024

Ekim'in Güzel Kahvemsi

 Geçen ay yazmıştık ki Cemre tuhaf bir şekilde Para'ya düşmüş ve sefkilısı olduğunu sandığı Barke ile gününü gün edebilmeğe çalışıyordu.
Ama bu ay yani Ekim geldiğinde ve serinliklerini bizim içimizde güzelce hissettirdiğinde bizim Cemre gitmiş bir kahveciye Türk Kahvemsi gummilenmekte.


Sonbahar artıkım iyicenem hayatlarımıza avdet eylemiş ve huzurumuza çıkmış, Güneş bile erken saatta Home'sine doğru yollanmağa ve Business'ine de her gün ikişer dakika geç gelmeğe başlamışken insanın içini birazcık dâhi olsa ısıtabilmesi için azıcık Türk Kahvemsi gummilenmek bile essahtan nefaset bir şey olmak vardır.
Bunun esas olanı közde ve cezvede yapılmış olanıdır, ama günümüzde birçok mekân Türk Kahvemsi'yi makinede yapıyor ve makineler hata yapıyorlar.


Son zamanlarda bilmiyorum Şehir Hatları Vaporlarından herhangi birine bindiniz ve Vapur Cafe'den herhangi bir Türk Kahvemsi sipariş ettiniz mi?
Genel olarak alacağınız cevap Türk Kahvemsi Makinesinin arızalı olduğu olacaktır.