Bu Blogda Ara

Köprü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Köprü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ekim 2025

Yıkılım

Bazı insanların kolay yıkılmamalarının sebebi güçlü olmaları değil, vicdanlarının rahat olmasıdır.
 

Vicdan rahat olursa insan kendini daha iyi hisseder.

04 Haziran 2025

Harem Seferleri

 Bugün günümüzden tam Doksandokuz yıl öncesine yani Bindokuzyüzyirmialtı Yılı'na gidiyoruz ve Harem iskelesinin tamiratının bittiğini öğrenebilmeğe çalışıyoruz.
Aynı zamanda Şehir Hatlarının geçmişini buradan başlattığı Şirket-i Hayriye de Galata Köprüsü'nden yeniden Harem'e vapor göndermeğe başlayacağını da ilân etmekte.


İşbu haberi alınca ben de hemen 57 numaralı Tarabya adlı olanını Harem'e yollayayım dedim,
İmdı avdet eyledik o günkü Akşam gazetesinde çıkan yazılara.

Harem İskelesi Yapıldı


Şirket-i Hayriye idaresi kışın fırtınada yıkılmış olan Harem iskelesini yeniden inşa ettirmiştir.
Yakında bu iskeleye vapurlar işlemeğe başlayacaklardır.


O zamanlar gayet tabi ki işbu seferler sadece sabah ve akşam saatlarında yapılacaktı, çünkü o mıntıkada yaşayan hâlk miktaı mahduttu, yani günümüzdeki gibi değildi tabi ki.
Aynı gün Akşam gaetesine bir de sefer ilânı vermişti.

İlan
Şirket-i Hayriye'den


Yeni inşa edilmiş olan Harem iskelesine Haziranın Beşinci Cuma Ertesi sabahından itibaren vapurlarımızın yanaşmağa başlayacakları ve atide gösterilen seferlerin icra edileceği ahali-i muhteremce mâlum olmak üzere ilân olunur.

Ayam-ı Adiye  S D  S D  S D  S D
Köprü'den --:--  7:55 17:45 18:30
Harem'den 6:55 8:10 18:00 18:45
Köprü'ye V.  7:10 8:30 18:20 19:05

Cuma Günleri  S D  S D
Köprü'den 8:30 17:30
Harem'den 8:45 17:45
Köprü'ye V. 9:05 18:05

Belirtmek isterim ki o yıllarda hafta tatili Cuma günleriydi.


Harem hattı günümüzde de faaldir, ama artık Arabalı Vapor çalışıyor.
Arabalının da hikâyesi ilginçtir, önce Kadıköy'e yollanan vaporlar bir zaman sonra Ankara Asfaltı'nın ya da E-5'in Harem'e gelmesiyle Arabalı iskelesi Harem'e getriliyor.

18 Mart 2022

Çanakkâle Köprü Açılışı

Çok uzun yıllardan beridir çok fazla tartışmaya konu olan ve her alanda İstanbul Boğazı'nın iki katı olan Çanakkâle Boğazı'nın köprüsü de artık vücûda avdet eyledi.
Bugün günlerden Onsekiz Mart, yılı da İkibinyirmiiki, hem Çanakkâle Destanı'nın düzelteyim Zaferi'nin yüzyedinci yıldönümü, hem de bu anlamlı günde boğazın köprüsünün de açılış günü.


Daha önceki bir yazımda köprünün ölçülerini hâl-i hazırda yazdığım için bu yazımda tekrar açıklamayacağım merak eden bir zahmet araştırsın, yani her şeyi de devletten beklemeyin, biraz da kendiniz araştırmacı olun.
Artık her şeyimizde olduğu gibi "Yap İşlet Devret" yöntemiyle yapılan resmi adıyla "Bindokuzyüzonbeş Çanakkâle Köprüsü" bize Üçmilyar Euro'ya mâl oldu ve günde Kırkbeşbin adet otomobilin geçmesi gerekiyor çünkü köprüyü yaptırabilmek için Limak'a taşıt geçme garantisi böyle verildi.


Açılış esnasında kordale kesilirken geçiş ücretinin İkiyüz Türk Lirası olacağı açıklandı, sonra da pahalı olup olmadığı hâlka soruldu.


Her yönüyle devasa bir abide olan köprümüzün ilk gün heyecanı sayesinde çevre anababa günüydü, izdiham yüzünden sosyâl mesafe kuralları hiçe sayıldı.
Oysa daha iki yıl öncesinde en az birbuçuk metrelik sosyâl mesafeye uyulması gerektiği söylenmekteydi.


Projenin üstlenicilerinden biri olan Limak Holding Türkiye'de devletten en çok ihâle alan beş şirketten biri olarak biliniyor. Bu şirketin adı sık sık Cengiz Kalyon Kolin gibi devlerle birlikte anılıyor. Bu inşaat devlerinin devletten aldığı ihâlelerde "Yap İşlet Devret" modeli ön plâna çıkıyor.
Yıllardan beridir bilinir ki "Yap İşlet Devret" modelinde bir kamu altyapı yatırımı veya hizmetinin finansmanının özel bir şirket tarafından karşılanması öngörülüyor. Bu modelde yatırımın maliyetini karşılayan şirket kamu tarafından belirlenen bir süre içinde mâliyetini üstlendiği projenin işletilmesini de üstleniyor.


Şirket bu süre içinde ürettiği hizmeti tarafların karşılıklı saptadıkları bir tarife uyarınca kamu kuruluşlarına satıyor. Belirlenen sürenin sonunda ise şirket işletmekte olduğu tesisleri bakımı yapılmış eksiksiz ve işler bir şekilde ilgili kamu kuruluşuna devrediyor.


Türkiye'de son yıllarda gerçekleştirilen yatırımlarda sıkça kullanılan bu yöntemde şirketler genellikle devletle yaptıkları sözleşmelerde kullanıcı garantisi alıyor. Örneğin havalimanlarının yapımını üstlenen şirketler yolcu garantisi, otoyol ve köprü yapımını üstlenen şirketler ise taşıt geçiş garantisi alıyor. Ayrıca günlük geçmesi gereken taşıt sayısının garantinin altında kalması durumunda devlet garanti ettiği geçiş ücretinin geri kalanını da şirketlere ödüyor.


Bu sayede günümüzde Dolar bu derece değer kazandı. Açıklanan geçiş ücretine ise Google Amca'dan aldığım veriye göre sadece Onüç Amerika Birleşik Devletleri Doları Elli Amerika Birleşik Devletleri Senti alınabiliyor.


Köprüden geçiş ücreti olarak ilk bir hafta herkese beleş ama bir haftanın sonundan itibaren İkiyüz Türk Lirasıcık olacağı açıklandı yukarıda da açıklandığı üzere.
Vatana millete hayırlı uğurlu bereketli olsun, çok otomobil geçsin ki geçmeyenlerin ceplerinden gereksiz yere para çıkmasın.


Bu arada hemen yerini de söyleyelim, köprü Lâpseki civarında. Yani kalkıp da Çanakkâle'nin içinde köprü falan aramayın, Çanakkâle'nin içiyle köprünün olduğu yer arasında yaklaşık otoz kilometre kadar bir mesafe mevcut.

26 Şubat 2022

Çanakkâle Köprüsü

Bir zamanlar hatırlarsınız Mehmet Ali Erbil'in zamanında Çarkıfelek yarışması vardı, aslında yarışmadan çok bir gösteri programıydı ve oldukça sulu ve değişken bir biçimi vardı.
Programa telefonla bağlanan şahıslara sorulan sorularda verilen hârfler B-C-D-Y-Z-İ, yarışmacılardan istenen üç adet sessiz bir adet de sesli hârfti.
İşte tam bu esnada Mehmet Ali Erbil lâfa maydonoz gibi girer ve yarışmacılara Çanakkâle'ye gidip gitmediklerini sorardı.
Yarışmacı da tam sazan ya atılırdı hemen "Çanakkâle'nin Çe'si" diye.
Ancak soruda çıkar mıydı yoksa karavana mıydı derseniz cevaba göre değişirdi.


Birkaç günden beridir Marmaray trenlerinin içindeki ekranlarda Çanakkâle Köprüsü'nün ve Malkara Otoyolu'nun bugün açılacağından bahsedilmekte, bendeniz de Çanakkâle Köprüsü'nün bazı resimlerini sizlerle paylaşmak istedim.
Bundan uzun uzun yıllar önce ama gerçekten uzun yıllar önce ki bu uzunluk Yüzyedi yıl kadardır, itilâf devletleri Çanakkâle'yi geçmeği başaramamışlardır, daha doğrusu Çanakkâle Boğazı'ndaki saldırıları geri püskürtmeği başarmamızı müteakip geri çekilmek zorunda kalmışardı.
Bu resimde görmüş olduğunuz Güneşin batışı başta İncilazların o mağrur ve kibirli ve de üzerinde Güneşin batmayacağının söylendiği imparatorluğunun üzerine batmıştır.


Ve bir önceki resimde İncilazya imparatorluğunun üzerine batan Güneş Türkiye'nin üzerine doğmak üzere hazırlıklarını yapıyordu, ama o güzel Güneşli günler için sekiz yıl kadar beklemek zorundaydık.
Ben burada Çanakkâle Savaşını veya o günlerde yaşananları anlatmayacağım, biz köprümüze geri dönelim.
Efenim şekilde de görüldüğü gibi Çanakkâle Köprümüzün ayaklar arasındaki uzunluğu İkibinyirmiüç Metre, kulelerinin yüksekliği de Üçyüzonsekiz Metre'dir ve bugüne kadar yapılmış asma köprüler arasında en uzun açıklığa sahiptir.


Köprümüzün yol genişliği üç şerit gidiş üç şerit geliş olmak üzere altı şerittir, orta kısımda ise olası bir demiryolu geçişi için iki şeritlik boşluk bırakılmıştır, ancak büyük olasılıkla bu köprüden tren geçirilmeyecek gibi görünmektedir.


Köprümüzün aydınlatması o kadar güzel ki geceleri bile dikkât çekmekte.
İnşaatının öngörülen zamandan birbuçuk yıl kadar önce bitmesi Çanakkâle'deki arabalı vaporun belki sonunu getirecek, çünkü köprüden geçmek sadece altı dakika sürecek.
Geçiş ücretinin Kaç Türk Lirası olacağı sorusu ise şimdilik gizemini korumakta.


Güncelleme
Ulaştırma bakanlığından gelen bildiriye göre köprünün açılışı Çanakkâle Zaferimizin yüzyedinci yıldönümü olan Onsekiz Mart İkibinyirmiiki Günü Onaltı Saatine ertelenmiş bulunmakta.


Geçiş ücretinin açıklamasını kimin yapacağını söylememe bile gerek yok çünkü hepiniz biliyorsunuz kendisini.

27 Aralık 2020

Facebok'ta Kapak Oldu Ben

 Ben resim çekmeğe aşırı derecede bayılırım ve yeri geldiğinde de her zaman söylemişimdir:
Her bir resm-i şerif günü gelir değerini bulur.
Tıpkı berveçh-i atide temaşa eylediğiniz ve altındaki yazıyı okuyacağınız gibi:


Görmüş olduğunuz işbu resm-i şerifi bundan yaklaşık olarak beş aycık kadar önce İstanbul'daki bütün toplu ulaşımın beleş olduğu bir Kurban Bayramı günü Hâliç Metro İstasyonu'nun resim çekmek için ayrılan kulesinden çekmişti ben.
İmdı ise ne kadar mutlu ki Facebok'taki gruplardan birine kapak resmi olarak seçildi.
Bana ve diğer herkese işbu imkân-ı şerifleri bahşedenlere sonsuz teşekkürlerimi arz eder ben.
Saygılarımla Canlarım Ciğerlerim.