Bu Blogda Ara

Hes Kodu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hes Kodu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2021

İkibinyirmibir'i Gönderirken

 Yeniden geldik Yılsonu muhabbetine, her ne kadar dünya Sidney'den İkibinyirmiiki Yılını karşılamağa başlayalı birkaç saat olduysa bile henüz Türkiye Cümhûriyeti Sınırları içine girmedi.


Zaten zorlanmakta olduğumuz şu günlerde ve ne kadar zaman daha devam edeceğini bizim bilmediğimiz günlerde başımıza ne gelirse gelsin asla başkasının sorumlu olmadığının bilincinde olalım derim ben.
Hayat insanlara ikinci bir şansı kolay kolay vermez, hâttâ çoğu zaman bazı şansları bile hiçbir zaman vermez.
Bu yüzden yaşadığımız anın varlığına ve aldığımız her nefese şükredelim ki Allah-u Te'âlâ bizler için güzel şeyler yazsın.

03 Nisan 2021

Büyüklerimizin Zekâsı

Mâlum-u âliniz şu başımızdaki gardiyanımız olan korona morona bakara makara yüzünden birçok büyüklerimiz eve hapsolmuşlardı ve hâlâ da belirli saatler dışında sokağa çıkmaları serbest değil, üstelik toplu taşıma araçlarına da binemiyorlar.
Ancak bizim kültürümüz büyüklerimizin sözlerini dinlemek üzerine kurulmuştur, her ne kadar biz gençler dünyanın hakimiysek de bir zamanlar büyüklerimiz de genç olduklarından dünyaya onlar hakimdi.
Yani hayat tecrübeleri bizlerden çok ama çok daha fazla.


Yapay zekâ da neymiş? Bir dostum yetmiş yaşında. Yasaklar sebebiyle sokağa çıkamadığından çok bunalmış. Bulduğu çareyi anlatıyor:
"Yahu ben yıllardır yürümeye alışmışım. Evde oturamıyorum. Patlayacağım. Sonuçta bir çıkar yol buldum. Bizim evin adresini yazdım cebime koydum. Şimdi ne zaman canım isterse çıkıyorum. Epeyce yürüyorum. Bir zaman sonra polisler çeviriyorlar, adımı soruyorlar. Bilmiyorum diyorum. Üstümü arayıp cebime koyduğum notu buluyorlar.
Notta: Dikkat Alzheimer Hastasıdır yazıyor ve altında da adresim. Zaten epey yorulmuşum. Polis arabasıyla eve dönüyorum."


Bu hikâyeyi okuyunca aklıma bir büyüğümüzün bankadaki yaşadıkları avdet eyledi.
Yine böyle korona morona bakara makara günlerinden birinde bankanın kapısında Heskodu'nu okutan ve içeri girmeğe hak kazanan bir büyüğümüz hesabından Binbeşyüz Türk Lirası çekmek üzere sırası geldiğinde vezneye yaklaşıyor ve tâlebini söylüyor veznedara.
Veznedar ise vatandaşın isteği için bankamatiğe gitmesi gerektiğini ve istediği miktarı ödeyemeyeceğini söylüyor.
Bizim ihtiyar cüzdanını uzatıyor, bakıyorlar ki Milyonluk zengin, bu sefer de hepsini çekmek istediğini söylüyor.
Veznedar ise bir gün önce haber vermesi gerektiğini ve banka şubesinde bu kadar nakit olmadığını söylüyor.
Vatandaş da ne kadar ödeyebileceklerini soruyor, veznedar da İkiyüzbin Türk Lirasıcık ödeyebileceklerini söylüyor.
Başlıyorlar paraları saymağa, onbeş dakika sonra parayı vatandaşın eline tutuşturuyorlar.
Ancak bizim akıllı büyüğümüz içinden ihtiyacı olan Binbeşyüz Türk Lirasını alarak kalan Yüzdoksansekizbinbeşyüz Türk Lirasını geri yatırmak istediğini söylüyor.
Veznedar ise bu tâlep üzerine bayılmış, ayıltamamışlar.


Kıssadan Hisse:
Büyüklerimizle dalga geçmeyin, onlar sınırlı sayıda üretildiler ve bir zamanlar gençtiler.
Sizler yaşlılığın ne olduğunu bilmiyorsunuz ama onlar gençliğin ne olduğunu çok iyi biliyorlar.

31 Mart 2021

Peçete Sorunsalı

 Son zamanlarda gittiğim çeşitli restorantlarda peçete konusunda artık çok cimri olmağa başladılar.
Eskiden envai çeşit peçete mevcutken imdı temiz olmamız gereken günlerde peçete bulamıyoruz.
Tamam girişte Heskodu sorgulanıyor, masalar birbirlerinden yeteri kadar uzaklaştırıldı, bağzı mekânlar masaların çevrelerine ayırıcı naylonlar da yerleştirdiler, ama peçetesiz olmuyor yani.


Asla ama asla tek bir restoranttan bahsetmiyor ben, genel olarak gördüğüm manzara böyle.
Kazara burnumuz aksa veya ağzımız kirlense ya da ellerimiz ıslansa nasıl temiz olabileceğimizi de bir türlü anlamıyor ben.
O girişlerde koduğunuz dezenfektan mıdır nedir hemen kurumuyor, hele de bu soğuk ve yağmurlu günlerde.
Herkes bilir ki Mart her zaman kapıdan baktırıp kazma kürek yaktırır, ama birkaç saat sonra Mart-ı Şerif Ayı'nın hükmü kalmayacak.

25 Mart 2021

Hes Kodlu Türk Kahvemsi Yummi

Yaşayanlar biliyorlar ki birkaç aydan beridir artıkım bize Şengen Vizesi gibi dayatılan Hes Kodu olmadan hiçbir yere girememekteyiz.
Bugün ise ilk kez bir mekân yani Kahve Dünyası bana içeri girerken Hes Kodu sordu.

 
Bendeniz de hazır Bilgisayarım bir videoyu uzuzun uzun ayıklarken Home'mde yalnız bırakıp sanki Şengen'e girmişçesine güzel bir büyük fincanlı Damla Sakızlı Türk Kahvemsi ve yanında da Lâvi Çikolatalarının her bir renginden birer adet yummilendim, sizleri de beklerim Hes Kodlu Kahve içmeğe ve birer de Barış Çubuğu tüttürmeğe.
Heskodu demişkene ahanda işbu belgeyi buldu ben Facebok'ta bir yerde yukarıdaki resm-i şerifte paylaştığım kahvemi yummilenirken.



Sözün özü kendi memleketimizden sanki yabancı bir memlekete gidiyormuşuz gibi geliyor bana, kısaca Atatürk'ün sayesinde aldığımız özgürlüğümüz Rotschild tarafından kısıtlandı, Cümhûriyet öncesi İstanbul'dan Ankara'ya giderken bile vize almak zorundaydık ama o kötü günleri şimdiki gençlik bilmez. Yaşamalarını da istemem, zaten o günleri yaşayanlar da günümüzde çoktan Ahiret Hayatına intikâl etmişlerdir, aradan yüz yıldan fazla zaman geçti.
Afiyet olsun bana.