Bu Blogda Ara

Müneccim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müneccim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2025

Солнце Желтое

 Günler maşallah güzel havalı geçmekte bugünlerde ama havanın hangi gün bozacağı konusunda Biz Üç Muz sıfatımızla Müneccim Huvaçı yemedik henüz.
Hani eskilerdeki çocuklar derlerdi ya "Bir maniniz yoksa annemler size gelecek" sonunda geldiler soldan soldan.
Trenin gerçek anlamda "Devletin Treni" olduğu dönemlerdeyiz bugün, bir tanesine binerek Şehr-İstanbul'a iniyoruz, düz koltuklu ve pencerelerinden manzara-i nefiseyi seyredebilerek.


Şu günlerde yaşadığımız sadece Yalancı Bahar, hani havalar ısınmadan önce şöyle bir sıçak yapar ve bitkileri çiçeklenmesi konusunda bir aldatır.
Dahası işbu aldatılmacaya insanlar da tuzağa düşerler, Kışın palto ve kazak altında mayışan gövdelerimiz ve çorapların içinde mantarlaşan ayaklarımız ve de eldivenlerin varlıklarına rağmen üşüyen ve günlük işlerimizi yapmakta bile zorlanan ellerimiz çabuk alışır işbu ılık havaya.
Ancak topu topu bir hafta bile sürmeden hemen Mart-ı Şerif Ayı kendisinin kapudan baktırdığını ve kazma kürek yaktırdığını hatırlatır.
Bunca yıldır gözlemlenen işbu hava olayı konusunda insanlar ne yazık ki kediler ve ayular kadar bile akıllı olmadıkları ortaya çıktı, çünkü çevredeki on kişiden sekizi "Öhö Öhö" diye hapşırarak öksürüyorlar.


Başlıkta da belirtildiği üzere Güneş Sarıdır ve Balçıkla Sıvanmayacak kadar sıçaktır.
Gerçeklerin de ne kadar derine gömülürse gömülsün günün birinde ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.
Eğer birisi bir konuda "Herbokolog" gibi bilgili bir şey söylüyorsa onu da sözünü kesmeden dinlemek gerekir.
Çünkü medeni olmak bunu gerektirir, birinin sözünü sürekli kesmek ne olursa olsun büyük terbiyesizliktir.

08 Kasım 2012

Marmaray Trt'de

Bir kaç haftadır Halkalı - İstanbul ve Pendik - Haydarpaşa güzergâhlarında 2011 yılı imalatlı Hyundai Rotem alamet-i farikalı, Tcdd'nin henüz alışkın olduğumuz sistemde numaralandırmadığı fakat trenci arkadaşlarımın E-32.000 serisinden olacağını söylediği, CRA kodlu, beş vagonlu elektrikli trenler seyr-ü sefer eylemekteler.


Bugün Facebok'ta gezerken yukarıda tarif ettiğim trenlerin Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'na çıktığını gösteren resmi gördüm. Habere göre bu trenler teknoloji harikasıymış.


Evet, yukarıda Allah var, dışarıdan harika görünüyor, ama ilk şoku trenin içine girince yaşıyorsunuz. Çünkü oturma düzeni alışılagelmiş şekilde diklemesine koltuklu değil, yanlamasına karşılıklı iki peyke, eski atlı tramvaylar gibi.


Yolcu ikaz sistemleri henüz çalışmadığı için eğer oturmaktaysanız pencereden dışarı bakıp hangi istasyonda olduğunuzu anlamanız için müneccimlerin nesne-i şerifinden yemeniz gerek.


İkinci hata, pencerelerin hiç birisinin açılmaması. İçeride klima olması bir şey değil, fakat klima insan sağlığına bir çok olumsuz etki yapıyor.
Mesela yazın dışarısı çok sıçak ama trenin içi buz gibi. Ya da kışın, dışarısı buz gibi soğuk, ama trenin içi de soğuk.
Tren klimalarının tarih boyunca hiç bir zaman ayarları olmamıştır, ya tam kapasite çalışırlar, ya da hiç çalışmazlar.


Klima konusunda E-14.000'likler bunlardan çok ama çok daha iyiler, en azından pencereleri açılabiliyor, özellikle de yenilendikten sonra.


Üçüncü sıkıntı da hem E-23.000'likler, hem de E-32.000'likler günümüzdeki mevcud yolda sanki raydan çıkacakmış gibi gidiyorlar.
Ben ne zaman Marmaray'a denk gelsem indiğimde sanki lodos ortasında kalan sandaldan inmiş gibi hissediyorum kendimi, hani çölün ortasında kutup ayısına rast gelen bahtsız bedevi gibi.

Allah hepimizi bu E-32.000'liklerin yapabileceği potansiyel kazalardan saklasın. Amin!
Bu resmi sağladığım Facebok'taki Tcdd Türkiye Sayfası bile bu yeni treni beğenmedi. Herkes bu trenlerden şikâyetçi.
Norminâl şartlar dâhilinde bendeniz de bir Devletin Trenlerine sevdalıyım, hani tekerlekleri bedavaya dönmeyen. Ama bu yeni trenler bu güzergâha uygun değiller. Ben buradan tek bir cümle söylüyorum:
İnokta basın, bunu da yazın!