Bu Blogda Ara

Belediye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Belediye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2025

Körüklü Kavşak

 Böyle sıkışık trafik ancak Şehr-İstanbul'da olur derdik ama buradan kilometrelerce uzakta Oslo Büyükşehir Belediyesi sınırları içimnde de olurmuş.
Norveç’in başkenti Oslo’da sabah saatlerinde bir döner kavşakta sıkışan dört adet körüklü belediye otobüsü güzel bir açıdan çekilmiş.
Resme bakın efenim bu trafik nasıl açılacak?


Oslo esas olarak moderin bir yer, körüklü otobüsü çok fazla olmalı.
İstanbul ise bu konuda fakr-u zarûret dâhilinde ki Metrobüs dışında dört adet körüklü otobüsün olduğu hiçbir resim elimizden geçmedi.

21 Kasım 2024

Yılbaşı Karşılama

 Yılbaşı adlı olgunun bu yıl nasıl karşılanacağını bizler şimdiden bilmeyiz.
Ancak her yıl yaşanan birçok şey birbirinin aynısı ve tekrarı olmak vardır.
Günler öncesinden süslenilir ve çeşitli Yummiler pişirilir, Çam ağaçları katledilir ve süslerinin ışıklandırılması için kullanılan Elektriğin faturasının kallâvi ücreti kol gibi içeriye sokulur.


Birkaç gün sonra bütün büyükşehirlerde bütün belediyeler bulundukları şehirleri veya kasabaları ya da cazibe merkezlerinin sokaklarını ve caddelerini ışıklandıracaklar.
Bizler de tabi ki Üç Muz olarak işbu güzel ışıklandırma manzaralarını sizlerle paylaşmağı düşünmekteyiz.


Ancak bu yıl Eomonimiz  Tıkırında olmağa ısrarla devam ettiği cihetle birçok kişinin Home'sinde sadece Pijama Terlik Televizyon istediğini işittik.
Belki bizim televizyonlarımızda güzel birer eğlence programı koyarlar, ama önümüzdeki yılda bizleri çok zor günlerin beklediği oldukça aşikâr.


Ne olurdu imdı çocuk olsak ve hiçbir şey umrumuzda olmasa, Ekmeklerimiz ellerden Sularımız göllerden gelse ve bizlerin tek dertleri Kütüphanelerimizdeki Kalın Kalın Kitapların arasından derslerimizi çalışmak olsa?
Birkaç hafta önce dediğimiz gibi:
Yonca Bizi Doksanlara Götür, Bir Daha Da Geri Getirme.
O güzel günlerin ve çocuksu hayâllerimizin şerefine içelim elimizdeki meşrûbatları.
Gazoz kapaklarıyla masaların üstlerinde oynayalım, iki Pilâstik Top'la iddialı müsabakalar yapalım, temiz Yağmurların altında sırılsıklam ıslanalım ama buna rağmen bahçeden kaçmayalım.

19 Eylül 2019

Maltepe Vaporunu Kaybettik

Her şey zamanla eskiyor, aynen insanlar gibi. Nasıl insanlar yaşlanıyorlarsa vaporlar da zamanla yaşlanıp elden ayaktan motordan düşüp denize veda etme zamanı geliyor.
Bu sefer benim de içinde çeşitli anıları olan Bindokuzyüzaltmışiki yılında Camialtı Tershânesi yapımı olan Maltepe adlı vaporumuzun artık sonsuza kadar aramızda olmayacağını ve çoktan traş olmak için kullandığımız jilet vaziyetine getirildiğini öğrendi ben.
Üstelik E-8.000'lik Banliyö Trenlerinden kalan dört katar, Beykoz Belediyesi önünde çürütülmeye bırakılan Paşabahçe Vaporu, Yalova'da çok uzun zaman boyunca can çekişen ve sonunda jilet yapılan İnkılâp Vaporu ve nihâyetinde Maltepe Vaporu hakkında mahkemenin "Kültürel Miras" olarak verilmiş kararı olmasına rağmen.


İşbu görselde vaporumuzun Şile Belediyesi demirbaşına nikâh dairesi olarak kayıtlı olduğu günlerden alıntı bir resmi temaşa eylemektesiniz sevgili okuyucularım.


Buradaki görselde ise Pendik Belediyesi demirbaşına kaydedildi mi edilmedi mi bilmiyorum ama Pendik'teki iskelede 23 Mart 2016 gününden kalma kendi arşivimden bir resmi.


Sizi bilmem ama ben kendim şahsen artık aramızda olmasa bile bir nesneyi iyi olduğu günlerdeki gibi hatırlamak isterim.
Bir zamanlar Kınalıada iskelesinde Ada Tv için çektiğim bir videosu, belki de Ada Tv'nin ilk videosuydu imdı tam hatırlayamıyorum.
Şehir Hatları İşletmesi'nin belki en yavaş yüzen vaporuydu, Kadıköy'den Eminönü'ye yarım saatte ancak gelir ve dönüş seferinin gecikmesine sebep olurdu ama büyüklüğü ve heybetiyle güzel anılar da bıraktı hafızalarımızda.
İmdı traş olurken belki hüzünlenecek ben ama traşsız da sokağa çıkamam at hırsızları gibi.

05 Mart 2011

Troleybüsler

Bir zamanlar hatırlar mısınız, İstanbul'da Troleybüsler vardı, aslında otobüs, ama tepesinde çıbıhları ile elektrik alan, elektrik kesildiğinde de yolun ortasında iyot gibi açıkta kalan bir taşıt aracı.


Her ne kadar Türkiye sınırları dahilinde ilk Troleybüs 1947 Yılında Ankara'da çalışmaya başlamışsa da, bunun etkisi önce 28 Temmuz 1954'de kaldırılan Tramvayların yerlerine İzmir'de, 27 Mayıs 1961 günü de henüz Tramvaylar kaldırılmadan acele tarafından hizmete alınan İstanbul'da da görüldü.
-Troleybüsler İstanbul'da Tramvaylarla bir süre birlikte çalışmışlardır.-
Bir nedeni ise zamanın inokta basınıydı. Çünkü işbu inokta basını Tramvaylar hakkında ne kadar olumsuz menfi yazılar varsa yazdılar çizdiler durdular. Kaldırıldıkları gün de Timsah Gözyaşları döktüler.


Çünkü gerek artan nüfus, gerekse bu nüfusu taşıyacak taşıt ihtiyacı yüzünden hem İstanbul'da, hem de İzmir'de aslında Troleybüslerden çok daha verimli çalışan Tramvayların sonu getirilmişti.


Netekim o günün karikatürlerinden birisi bu durumu çok güzel özetliyor, artık işi biten Tramvay görevini Troleybüse teslim ediyordu.


Bu araçların bir numaralı sorunu elektriksizlikti.
Kurulması ayrı bir dert, kaldırılması apayrı bir dert olarak 31 Yıl boyunca bir şekilde çalıştılar.
Belki vedaları içten olmadı ama biliyorsunuz geçmiş değiştirilemiyor.


Fakat sonları çok hazin olmuş, önce İzmir'e gönderilen İETT Troleybüsleri 1992'ye kadar saat gibi çalışacaklar, sonra da İzmir Körfezi'ne balıklara yuva olmak üzere atılacaklardı.
Alttaki şemada görüldüğü gibi sadece Rumeli Yakasında çalışmışlar, Anadolu Yakasına procesi çizilmesine rağmen hiçbir zaman geçmemişlerdir.


İzmir'de ise üç adet körüklü modelleri vardı bunların, çifteli derlerdi. Türkiye'deki ilk körüklü araçlar Fiat - Viberti marka Troleybüslerdir, İkarus 280'ler değil.


Bir aylığına İstanbul'da da çalıştığını söylüyorsa dahi bazı siteler, bu konuyla alakalı bir resim yok.
Derken yıllar birbirini kovaladı, 1984 Yılına geldiğimizde Feribota bindirildi ve İstanbul'dan İzmir'e gönderildiler.


Bugün Facebok'ta dolaşırken alakasız da olsa bir sayfada resmini gördüm, içimden geldi biraz ondan bahsetmek istedim, kısacası bir Nosthâlgie idi, hatıralarımızda pek olumlu olmamasına ve kendisini pek sevmesek bile hayatımızda bir gerçek olarak vardı.


Sizlere İnternetten bulduğum -hâliyle İnternetten bulacağım çünkü tek bir tane bile benim çektiğim Troleybüs resmi yok- birkaç Troleybüs Resmiyle baş başa bırakıyorum.


Elektrik kesintileri Troleybüslerin baş düşmanıydı.
O zamanlar İstanbul Belediyesi İstanbul'a elektriğin yetmemesini gerekçe göstererek günde birkaç saat kesintiye uğratır, bu da Troleybüslerin yolların kenarlarına sıra sıra dizilip Trafiği iyice içinden çıkılmaz hâle getirirdi.
Ne belediyeymiş be, sorun çözeceğine sorun çıkartıyor.


Fatih'in İstanbul'a girdiği kapı, Topkapı durağında bir Troleybüs hareketini bekliyor.


İstanbul'a kar yağmış, yol kenarında kardan adam yapmışlar, arka plandan Troleybüs geçiyor.


Kemeraltı Caddesi, sıkışık bir trafik, ve aralarında ilerlemeye çalışan bir Bussing UD47, Leyland Levend Panther ve Ansaldo San Giorgio Troleybüs.



Taksim Meydanı, yakınlaştırılmış ayrıntı.


Eminönü Meydanı, sanırım Bebek hattına ait, çünkü son durağa girmiş.
Arka plandaki araç Mersedes'tir.

Tüm resimler Wow Turkey'den alıntıdır. İleride bir gün işbu serinin devamını getirir miyim bilmiyor ben.