Bu Blogda Ara

28 Temmuz 2010

Bir Anket Sorusu

Bu aralar Adaya giden herkesin ortak bir şikayeti var sanırım, bugün Facebok'ta dolaşırken bir anket gözüme çarptı, bunu yazmadan olmazdı:

Anket: Acaba İDO'cum kaptanlarını neye göre seçiyor ??
A. Alıklık
B. Balıklık
C. Kan bağı ve akraba ilişkileri
D. Kayırma içgüdüsü
E. Manevra yapamama becerisi
F. Hepsi


Tüm bunlar doğru seçenekler, ama bunlara eklenmesi gereken başkaları da var, bakın neler de neler:

G. Vapuru bir başka vapora bindirebilme (çarpıştırabilme) becerisi
H. Çarpmadan sorna hemen kaçabilme ve bir özür dilemeyi geçtim, geçmiş olsun bile d(iy)ememe becerisi
I. Vaporun hareket saati dolmadan hareket ettirebilme becerisi
J. Vaporu iskeleye yanaştıramama becerisi
K. Yan tarafında aynı istikamette seyreden vaporla yarış yapabilme becerisi
L. Bu yaptığı yarışı kazanabilme becerisi
M. Gerekli gereksiz uyuz bir bant kaydını dinletebilme becerisi (Değerli yolcularımız, güvenli ve rahat bir yolculuk için ...... ile başlıyan uyuz bir anons) 

Ben en az yirmisekiz yıldır vapora binerim, kısaca vaporun sadık bir yolcusuyum, hayatım boyunca yaşamadığım vapor macerasını son iki yıl içinde ziyadeleriyle yaşadım dersem yalan olmaz.
Üç kez vapor normal hareket zamanından önce kalktı, iki kez uğraması gereken iskeleye (Kadıköy) uğramadı, bir kez de bir askeri gemiye yandan bindirdi, ve hiçbirinde de kaptan olucak gakhgogov (En hafif sıfatla) bir geçmiş olsun veya özrü lâyık görmedi bizlere.
Zamanında da vaporlar çalışırdı, hem de bundan çok çok daha kötü koşullar altında, yani belediyeye geçti de başımız göklere mi erdi?

Hatta daha da ileri gidicem, eskiden Bostancı Hattında da büyük vapor çalışırdı bazen, geçenlerde internette dolaşırken İstanbul Deniz Otobüsleri'nin bir açıklaması gözüme çarptı:
"Bostancı İskelesine "A" Sınıfı Vapor yanaş(a)madığı için artıkım Motorlar sefer yapıcak."
(Yeri geldi belirtelim ki A Sınıfı demek Üstten güverteli vapur demek.)
Motorlar sefer yapacak da işbu Mopurlari bu hatta "Yaz - Kış"  kullanılmak üzere koymuşlarsa bu işi yapanlar Marmara Denizi'ni hiç ama hiç bilmiyorlar demektir.
Allah korusun bu "Mopurlar"la olası fırtınalara yakalanılırsa hiç kimse sağ çıkamaz. Marmara'ya denizciler "Marmara Okyanusu" diye boşuna isim takmadılar. Yeri geldiğinde Marmara Karadeniz'den bile kötü fırtınalara sahne olur.
Sanırım bunların fırtınada çalışacak kadar da cesaretleri yoktur.
Yapacaklari tek şey biraz Lodos patladı mı nasıl Deniz Otobüsleri'nde yapıyorlarsa burda da aynısını yapmaktır:
"Hava muhalefetinden dolayı seferlerimiz iptal edilmistir!"
Sanki bunların Adalı’nın işine gidememesi, giderse gece eve dönememesi çok umurunda!
"Denizle alay edilmez" diye bir denizci tabiriyle bitireyim.

27 Temmuz 2010

Kınalıda Aksi Olaylar

Bugünlerde bizim dükkan çevrelerinde özellikle şahsıma karşı bazı gerekli gereksiz konular konuşulmaya başlanıldı ...
Kınalıadaya gitmem bazı kendini adam sananların zorlamalarına gelmiş, akılları fikirleri sözümona benim bir listede adım varmış, bu liste de Adaya girmemesi gereken, girmeye teşebbüs etmesi halinde de anında Adadan kalkan ilk Vaporla geri gönderilmesi gereken kişiler.
Bunca yıldır siz de biliyorsunuz daha doğrusu okuyorsunuz ki ben okuduğunuza inanmak istiyorum, ben kesinlikle Çorko Tayfasına dahil değilim, bunu öğrenin artıkım.
Benim de asabımı bir daha bozmayın, yoksa bundan sonra olucaklardan kesinlikle ben mesul olmıyacağım.
Bu da hepinize son İHTARIM, bir daha da ihtar etmem, doğrudan İHRAÇ ederim.

Varlığımın değerini bilmezseniz sizi yokuğumla cezalandırmak zorunda bırakmayın beni, anladınız onu siz, başka bir şey yazmama gerek var mı?

03 Temmuz 2010

Kebelekler Vadisi

İstabnul'da son zamanlarda bir kelebek istilası başlamış bulunmakta, her nereye giderseniz etrafınızda her renkten kelebekler gırla gidiyorlar :-) Ağaç, ot, çayır, beton, bina, asfalt dinlemeden hem de.
-Doğanın dengesi artıkım bozuldu herhalde galiba sanırsam-
Çünkü bu kadar kelebeğin bir anda ortaya çıkması görülmüş şey değil, hele ki İstabnul gibi betonun, gürültünün, stresin, trafiğin, çöpün bol, ağacın, parkın, otun, çiçeğin eh işte, ormanın, huzurun, derenin, temizliğin kıt olduğu bir "Megaköy"de. Tabi İstabnul'a "Köy" demek, Anadolu ve Trakya'daki diğer tüm köylere hakaret olur, netekim on tane İstabnul bir tane Divriği etmez :-)
Öyle olduğu cihetle Adadan her dönüşüm benim için büyük işkence zaten, resmen baraja atılmış oltaya atlıyan sazan olta sahibi tarafından çekilince nasıl bir halet-i ruhiyeye girerse kendımi aynen o şekilde hissediyorum.

Biraz sorna Adaya gidicem ama bugün kameramı evde unutmuşum :-(
Bu vaziyet-i rezilliye dahilinde sizderya kar'ilerime ne yazık ki hem Facebok'umda hem de Blog'larıma bu haftaya ait herhangi bir resim koyamıyacam. Bu vaziyet-i aptalliye zuhur ettiriceği hissiyat-ı kederden dolayı sizderyadan bağışlanmamı saygılarımla arz ederim.

26 Haziran 2010

Kınalı Ah Kınalı Senden Nasıl Kopmalı

Kopabilir miyim acaba?
Yazlığın Yaz zamanı gelmiş gün dahi dönmüş, hasretim dokuz ayı bulmuş, Kış Kaçamağımızı saymazsak eğer ... Bir de Extradan beklenilen bir Üç Hafta da var ki, nerdeyse kavuşamadan sonsuza dek ayrılıcakmışız gibiydi :-((

Ama bu sefer sana gelmeyi başardım :-))
Gelgelelim Denizin çok Kirliydi :-(
Buna mukabil Köften Harikaydı, ama Dondurman sanırım Dünden Kalmaydı, midemi bozdum :-((
Yeni İskelen Hayırlı Olsun, basit küçük ama güsel, dilerim tüm halkın iyi günlerde kullanır.

Bir başka dileğim de Seni bugünkü gibi Çorko'suz Bulmak, yarı tenha yarı sessiz.
Kısacası Aşkım, Yazımız Hayırlı, Vaporumuz Büyük, Denizimiz Temiz, Hayat da Hepimizin Olsun.
Seni Diğer Blog'umda bol bol didikliyicem, kusurumu bağışla cnm.

19 Haziran 2010

Evlilik Mi?

Evlilik ... Çok kişi için olmazsa olmazlardan ... Benim de başımın etini yemeleri yetmezmiş gibi sanki kendileri evlenmişler de başları göklere erişmiş :-)
Ben hayatımı bekarlık üzerine kurmuşum, kolay mı beni evlendirebilmek?
İşte gerekçelerim:
 
1. Eskiden insanlar en fazla kırk yaşına kadar yaşıyordu. O yüzden de herkesin yirmibeş yaşından önce evlenmesine sıcak bakılıyordu.
Ama günümüzde ise, teknolojinin bize sunduğu sonsuz imkanlar sayesinde seksen yaşına kadar yaşayabiliyoruz.
Dolayısıyla kırk yaşımızda evlensek bile, eşimizle en az otuz veya kırk yıl birlite olabiliriz. Görüyorsunuz ki şu vaziyet-i umumiyede evlenmek için aceleye hiç gerek yok.

2. Eşleri tarafından seçilmiş olmak, evli insanları iyi birer av yapmıyor. Yani Adolf Hitler, Saddam Hüseyin ve Frankenstein de evliydiler. Evli olmak insanları diğer insanlardan üstün kılan bir özellik değildir.

3. Bütün süper kahramanlar bekardır. Örnek mi? Kedi Kadın, Buddha, Afrodit, Superman, Red Kit, Buggs Bunny.

4. Tüm bunların ötesinde Tanrı'nın da bir eşi olmadığının da altını çizmek lazım.

5. Evlenmek çok kolay bir iş. Öyle olmasaydı, her yıl ikimilyon insan evlenmezdi.
Hem illa ki bir işe zorlayacaksanız, daha ilginç bir şey yaptırabilirsiniz.

Bundan bir süre önce de demiştim, isteyenler yandaki linkimi tıklayıp görebilirler. Burdaki de o günkü yazıma eklemedir:
Evlilik bir anda alınabilicek bir karar değildir.
Sadece bir kere evlenilebilinir.
Bunun için de çok ince eleyip çok sıkı dokumalıdır.
Çünkü evlendiğiniz kişiyle kocaman bir ömrü paylaşacaksınız, ne istediğinizi dikkatli düşünün, benden size bir arkadaş veya öğretmen tavsiyesi.