Bu Blogda Ara

Yakamoz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yakamoz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Temmuz 2024

Muharrem-i Şerif Dolunayı

Gün gelir yazı konusu edilecek nesne-i şerif bulamazsın ama Dolunay gelir senin baş köşene kurularak oturuverir.
Bazen de öyle güzel poz verir ki anlatılmaz yaşanması gerekir.
Yine de o verdiği güzel pozu resimlemek şarttır.
Tıpkı bu gece yapabilmeğe çalıştığım gibi.


Dolunay mâlum-u âliniz ayda sadece bir gece gözükür, o da hicri takvime göre hicri ayların ortalarında oluşur.
Nasıl ki Ramezân-ı Şerif ayının başlarında Hilâl'in görülmesini heyecanla beklerdiysek imdı da aylık Dolunayı bekliyoruz.
İşbu resm-i şerifte de temaşa edebildiğinize göre burası Şehr-İstanbul'un bir zamanlar güzel bir denizi olan ama günümüzde deniz konusunda biraz burnu kıvrılan Suadiye semti olmak var.
Çünkü burada tatilin olmazsa olmaz üçlüsü Deniz Kum Güneşten sadece ikisi mevcut, şöyle ki Deniz eski temiz mavi pek değil ama girilebilir, Güneş için gündüz vaktini beklemek gerekir, ama ne yazık ki artıkım Kum yoktur çünkü Bindokuzyüzseksenaltı yılında sahile yol yapılırken eski pilâcın o mükemmel kumları dolgu toprağın altında kaldı.


Dolunayı düzgün çekebilmek mâlesef mümkün değil, on tane resimden ancak bir tanesi bir şeye benzeyebiliyor.
Ancak gerek ikinci gerek üstteki resimlerde Yakamoz yine de fena çıkmamış.
Hani bir zamanlar ism-i şerifine şarkı yazılan Yakamoz, hani Ay gittiğinde kendi de giden ama şarkıyı yazan tarafından gitmesi istenmeyen Yakamoz.
Oysa kendisi bir ışık yansımasından başka bir şey olmayan bir Yakamozdan bahsetti ben.

20 Mayıs 2021

Yakamoz

Genellikle yanlış bilinir çünkü Yakamoz Ay ışığının suya ve denize vuran şavkı değildir. Onun adı ayın şavkıdır. Yakamoz aksine Ay olan gecelerde olmaz.
Yakamoz bir canlıdır.
Lâtince ismi "Noctiluca Milliaris" olan bu canlı aynı bir ateşböceğinin denizde yaşayan versiyonudur. Limunisans maddesini vücudunda barındıran bu canlıya dokunulduğunda bir ışık saçar. Bu canlı bir planktondur, yani milimetrik boyutlarda bir canlıdır. Bunlardan milyonlarcası bir araya geldiğinde geceleri bir kayık geçerken veya bir balık sürüsü geçtiğinde bu canlılara çarparak ışık çıkartmalarını sağlarlar. O yüzden balıkçı sandallarında yüksek bir direk ve bu direğin ucunda oturulacak bir yer vardır. Balıkçılardan biri buraya oturarak Ay olmayan gecelerde balıkların yakamoz yaparak geçtikleri yolları görüp dümenciyi oraya yönlendirirler. O yüzden lüfer avlarken lüks ışığı kullanılır.
Işık balık gelsin diye değil, misinanın değdiği yakamozların çıkardığı ışıktan lüfer korkmasın diyedir.


Esasında Yakamoz (eğer göreniniz varsa bilir) olağanüstü bir şeydir. Yakamoz olduğunda denizde uzun floresan lambalar yanıyormuş gibi olur. Ama bunun için Ayışığı olmaması gerekir. Ayışığı daha baskın olduğu için göremezsiniz. O kadar muhteşemdir ki o anda tüm romantizm biter sanki uzaylılar gelmiş gibi denize yönelirsiniz. Bir de Yakamozlu ve Ay ışıksız gecelerde denize girince pırıl pırıl uzaylı gibi olursunuz.
Ekli resim sözkonusu canlının büyütülmüş bir resm-i şerifidir.