Bu Blogda Ara

Kürek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kürek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2022

Kar Yeniden Geliyor

Hayatımıza giren zamcık yetmiyormuş gibi Tepemizin D'amına bir kez daha Mart Karı yağmasına irade buyuruldu.
Bu önümüzdeki hafta sonunda Homelerimizde kalmalıyız ki tepemizin d'amına yağması beklenen kar gerçekten dama yağsın da bizleri gerekli gereksiz üşütüp hasta etmesin.


Hem unutmayın ki hayat her zaman eve sığar, evimiz bizim her şeyimizdir, netekim atalarımız "Evceğizim evceğizim, saklar benim hâlceğizim" buyurmuşlardır zamanında bizlere.
Mart zaten mâlumunuzdur ki her zaman kapıdan baktırarak kazma kürek yaktırmıştır, Şubat-ı Şerif Ayında önüne bakmadan paytak paytak yürümeğe çalışan Cemre'nin birçok kez birçok yere düşmesine rağmen.

10 Mart 2022

İstanbul Kar Altında

Sabah sizlere tepemizin d'amına Mart Karı yağdığını yazmıştı ben, imdı da siz sevgili okuyucularıma birkaç adet alıntı resim gönderecek.


İlk görünümümüz Cadde-i İstiklâl'den, İlçe-i Beyoğlu'nun belki de aydınlık yüzü olan ve 1990 yılında araç trafiğine kapatılan yolda o günden beridir işlemekte olan Nostâlcik Tramvay bile görünemeyebilecek hâle gelmiş.


Baştan başa İstanbul'u Batıdan Doğuya doğru geçmekte olan üç yoldan biri olan eski adı Londra Asfaltı yeni adı önceleri E-5 sonra D-100 Karayolu'nda tuzlama faaliyetleri tam gaz devam etmekte.


Boğaz tarafına uzanıyor ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nü izliyoruz Otağtepe Parkı'ndan ve görüyoruz ki kar oldukça sağlam tutmuş vaziyette.


Havadan izlediğimiz güzergâhımızda sıradaki durağımız aslında Galata Kulesi olacaktı ama biz yine de geniş açılı olan resmi kullanmağa karar verdik, böylece Tarihi Yarımada'yı uzaktan da olsa izleyebilmekteyiz.


Yönümüzü kıvırıp da Tarihi Yarımada'ya çevirince diğer yerlerden çok da farklı bir manzara göremiyoruz, çünkü kar bu sefer İstanbul'un her tarafına yağmağa muvaffakiyet gösterdi.


Havadan yere konunca bazı yerlerde kaldırımlarda yürümenin tehlikelerinden bahsetmeli ben, çünkü ayakkaplarımız her an kayabilir dikkâtlı yürümezsek, sırf bu yüzden şemsiyelerimizi baston olarak kullanabilme yeteneğine sahip olmamız gerekmekte olduğunu belirtmeme hacet bulunmamakta.


Yeniden havaya kalkıp Ortaköy civarına geldiğimizde manzaranın aslında tam bir kartpostallık olduğunu görmekteyiz, her ne kadar kar güzel görünümler arz etse bile esasında hava oldukça soğuk.


İstanbul'u gezerken aslında İstanbul vilâyetinde her şeyin başladığı İlçe-i Kadıköy'e geçmeyecek miydik sizce?
Birkaç yıl önce adı General Asım Gündüz olarak değiştirilen ancak kamuoyunda hâlâ Bahariye Caddesi olarak bilinen caddede de Nostâlcik Tirenvay çalışıyor ama buradaki tramvay Almanya'dan alınan ikinci el taşıtlar, Gotha markalı ve İstanbul'daki ilk vazifeleri işte bu Moda hattından ibaret, yani bizim yıllar önce kullandığımız Özgün Tramvaylardan değil.
(Seceresini bir gün bahsedecek ben.)


Ve her şeyden önemlisi kedisiz bir İstanbul düşünülemez, düşünenin de aklından zoru vardır.
Kar da yağsa, Yağmur da yağsa, Güneş de açsa ve bizi ısıtsa dâhi kediler her zaman kedidirler.

Kar Geldi

Sizler birçoğunuz sabahın ahanda işbu saatinde sıcacık yataklarınızda kim bilir kaçıncı uykunuzun kaçıncı evresindesiniz bilmiyor ben ama artıkım bende kıronikleşen uykusuzlukta sabaha kadarki tuttuğum nöbet esnasında bana tepemizin d'amına yağmakta olan Mart Karı'nı temaşa eylettirdi çok şükür.


Sabah vakti bilmiyor ben acaba nasıl bir manzaraya uyanacağız?
İstanbul Belediyesi bakalım nasıl önlem alacak?
Marmaray kaç saat çalışacak?
Elektrik kesintisi olacak mı?
Tüm bu soruların cevaplarını kar kalktığında yaşarsak göreceğiz.

31 Mart 2021

Mart'ı Yolluyoruz

 Evet sevgililer.
Kedilerin gelmesini iple çektikleri ve bazen gelmden de mercimeği fırına verdikleri içinde bulunduğumuz İkibinyirmibir yılına ait Mart-ı Şerif Ayı bir zaman sonra sona erecek.
Eskiden atalarımız Mart'ın kapıdan baktırdığını ve kazma ile kürek yaktırdığından bahsederlerdi.
Derken günümüze geldiğimizde Türkiye Cümhûriyetinden bir evde işbu sahne hakikât-i şerif vukua avdet eyledi.


Atalarımız asıl bir Türk'e bir şeyin imkânsız olduğunu söylememizi ve sonra da kenara çekilerek olanları izlememizi de söylemişlerdi bir zamanlar, yoksa bizler onaltı kez devlet yıkıp onyedi kez devleti nasıl tekrardan kurabilirdik?
Kaldı ki terlikle tank durduran Türk milletine korona morona bakara makara hiçbir hâlt yiyemez.
Tıpkı sobaya kazma kürek atmak ve saplarını yakmak gibi bir resm-i şerifi paylaşan her kimse teşekkür ediyor ben.