Bu Blogda Ara

01 Aralık 2009

Metrobüs Bağlantı Hattı

Artık gururluyum ki Metrobüsle üçüncü bir bağlantı hattımız var :-)
Geçenlerde sessiz sedasız ihdas edilen malum Minibüs hattının tek bir kusuru varsa o da Yeşilköy'ün içine girmemesi :-(

Hareket Noktası:
2001 Koleji

Güzergah:
Kale Sok. - Çekmece Cad. - Hatboyu - Alt Geçit - Kırserdar Sok. - Saçı Sok. - Çatal Sok. - Florya Taxi - Harman Sok. - Fly İnn - Adakale Sok. - Kırserdar Sok. - Florya İstasyon - Florya Cad. - Şenlikköy - Arel Ünversite - Safraköy Köprülü Kavşak
(Dönüş : Beşyol'dan)

Bu arada yazın ihdas edilen Florya - Taksim Dolmamışları da Şenlikköy'den hareket etmekte :-)

Ne dersiniz, artıkım Metrobüse ulaşmak daha kolay olmadı mı?
Bu yeni Minibüs hattımız tüm Şenlikköy, Florya ve Batı Yeşilköy halkına hayırlı uğurlu olsun ve uzun zaman başımızdan eksik olmasın.

(Hazır yapmışken tam yapıp da şu hattı Yeşilyurt'a kadar uzatsaydınız daha iyi olmaz mıydı?)

21 Kasım 2009

Uçak Mı? İstemem, Bana Devletimin Trenleri Yeterli

Öncelikle şunu belirtmem lazım, uçaklara aslinda karşı değilim, ama güvenmem ...

Hayatım boyunca sadece ve sadece iki kez binmişimdir uçağa :-))
Yıl 1995 ...
Divriği'den İstabnul'a dönüyorum, yaşım o zaman 18, ve yanlızım ...
Sabahın 5:00'ı, yataktan kalkmış ve son dakkada minibüse yetişebilmiş, o da Kangal Durağında ekıstıradan on dakka beklemesi yüzünden Sivas'a hava alanı otobüsünün hareket saatına yetişememişim ...
Hareket : Sivas : 10:00
Durak : Ankara : 10:50
Hareket : Ankara : 12:00
Muvasalat : İstabnul : 12:55
Bir Cuma günüydü, hava açık, güneşli, ve mevsimlerden de yazdı ...
Ücreti de 2.300.000 (İkimilyon Üçyüzbin) TL.
(Bu para o zamanın parası, daha tabi ki Türk Liramızdan Altı Sıfır atılmamıştı)
Günümüzde bu parayla Kabataş'tan Adalar'a bile gidemezsiniz ...

O günü çok hoşlanmıştım ama şimdi nefret ediyorum ... Çünkü şişli havada kımıldamıyor bile :-((
Ama Devletimin Trenleri öyle mi?
Eğer yolda kaza, tamirat, bozulma, falan filan feşmekan namevcudsa mutlak muhakkak suretle seni gidiceğin yere eninde sonunda götürür. Sis, kar, tipi, yağmur, çamur, fırtına, güneş, hava ne olursa olsun trene asla etki etmez, yeter ki Lokomotif bozulmasın.

Günümüzde her tarafa hava alanları yapılması çalışmalarına kahkahalarla gülüyorum :-))
Hava alanı yapacağınıza tren yolu yapsanıza, sorna da adam gibi trenlerinizi işletsenize?
Sizin hiç mi aklınız çalışmıyor?
Trenin mucidi aptal mıydı treni icad ettiğinde?
Ya da I. Abdülmecid de mi aptaldı 1856 Yılında Alsancak - Aydın hattında Trenin Osmanlı İmparatorluğu hudutları dahilinde işletilmesine ferman verirken?
Elbet bu insanlar bir şeyler biliyorlardı muhakkak ...

Hem sorna Tren bir çok deyime konu olmuştur, mesela "Treni Kaçırmak" gerçekten trene yetişemeyip istasyondan gidişine ardından bakakalmak anlamına geldiği gibi, mecazi anlamda bazı fırsatları değerlendirememek, hayatı yakalıyamamak anlamına da gelir.
Ama uçakla ilgili atasözü ya da deyim yoktur.
Size uzun zaman sorna yazıcağım şarkılarda da başrol oyuncusu Devletin Trenleridir.
Siz bu güne kadar, bırakın başrolü, sözcüklerinin herhangi biri "Uçak" ya da "Teyyare" olan bir şarkı veya türkü duydunuz mu?
-Aksini iddia eden bana yazabilir, her konuda bilgi paylaşımına açığımdır-

Sonuç olarak, ben uçağa karşı değilim, binenlere de saygı duyarım, ama bana herhangi bir yerden diğer herhangi bir yere giderken önüme iki seçenek koysalar, cevabım aynen şöyle olur:

"UÇAK MI? İSTEMEM, DEVLETİMİN TRENİ BANA YETER!"

Kara Tren

Gözüm yolda gönlüm darda
Ya kendin gel ya da haber yolla
Duyarım yazmışsın iki satır mektup
Vermişsin trene halini unutup

Kara tren gecikir belki hiç gelmez
Dağlarda salınır da derdimi bilmez
Dumanın savurur halimi görmez
Gam dolar yüreğim gözyaşım dinmez

Yara bende derman sende
Ya kendin gel ya da bana gel de
Duyarım yazmışsın iki satır mektup
Vermişsin trene halini unutup

Kara tren gecikir belki hiç gelmez
Dağlarda salınır da derdimi bilmez
Dumanın savurur halimi görmez
Gam dolar yüreğim gözyaşım dinmez

Özhan Eren - Beste Formu

Kara Tren

Kara tren gelmez mola düdüğünü çalmaz ola
Gurbet ele yar yolladım metkubumu almaz ola

Allı gelin al olaydın selvilere dal olaydın
Gelen geçen yolculardan nazlı yar beni soraydın

Aldım çantamı elime düştüm gurbetin yoluna
Bilseydim ayrılık vardı düşmezdim alem diline

Allı gelin al olaydın selvilere dal olaydın
Gelen geçen yolculardan nazlı yar beni soraydın

Evlerinin önü taştan sen çıkardın beni baştan
Ben seni sevdim seveli gözlerim dinmiyor yaştan

Allı gelin al olaydın selvilere dal olaydın
Gelen geçen yolculardan nazlı yar beni soraydın

(Anonymous)

07 Kasım 2009

Cumartesi İşi

Uzun zaman sorna Cumartesi Mesaisi yapmaktayım şuanda.

Dışarda hava çok güzel, güneş sabahtan ışıdı, sıcaklık orta derecede, kısaca tabir etmek gerekirse hava ve saha şartları müsabaka oynamaya elverişli, gol pozisyonu da müsait, hani dışarı atmak iki kale direkleri arasından ve üst direğin altından tamamen kale çizgisini geçirmekten daha zor, ama gelgelelim ki karşımızda müdafaa hattı namevcud olduğu cihetle gol kaydına muvaffak olsak bile zevki çıkmıyor :-((

Aslinda tam da Ada havası, ama malum-u aliniz ki İş her şeyden önemli, biliyorsunuz para kazanmam lazım ...
Keşke şuan vaporda olabilsem, ama şunu da unutmayın ki, artıkım Devletin olmıyan Vaporların Pervaneleri Bedavaya Dönmüyor ...

Buarada grip de kapıda, tak tak çalıyor kapıyı, ama açıp da içeri almaya hiç niyetim yok ...
Allah vere de kapıdan kovulunca bacadan veya pencereden girmeye kalkmasa, çünkü sürekli penceremi açıp perdeyi aralamamı söyliyen bir ses geceleri kabusum oldu.

06 Kasım 2009

Özlem

Kış geliyor demiştim geçenlerdeki yazımda ... Geliyor ama hava da istikrarlı seyretmiyor ki ... Sürekli değişimde :-(
İnanın nasıl giyiniceğimiz bir "Üç Bilinmiyenli Denklem" ..

Adayı özledim ... Ama gel gör ki adada hiç bir tanıdığım kişi kalmadı :-( Tabi, kışın kim olur ki zaten? Sadece adanın yerlileri, kediler, köpekler, kargalar, martılar, inler ve cinler.

Zaten Karayel'e nazır bir yer, her ne kadar kıştaki vaziyet-i umumiyesini merak da etsem nazlanıyorum ya da karayelden etkilenip üşümekten korkuyorum. Neyse konumuz bu değil.

Bu aralık zaten Ekomoni de Tıkırında, durumlar birazcık karmaşık, ortalık eğer birbirine girmezse bundan sorna hiç girmez :-))

01 Kasım 2009

Evlilik İçin Baskı

Bu sabah çok tuhaf duygularla açıyorum sahnemdeki perdemi, bakıyorum hava çok soğuk, yağmur sel gibi yağmış.
Norminâl şartlarda yaz programı yaparken bugüne Ada koymuşum, nedenini bilmiyorum ama listem hatalı herhâlde galiba sanırsam. Tabi ki istenen her şey gerçekleşmiyor, bakınız bir fırtına neleri değiştirdi? Adaya vaporu işlettirmedi.


Burada bir parantez de sevgili belediyemize açmam lâzım, Botsancı – Ada hattındaki vapor yerine motor koymasını, bunu bilahare yazıcam, şimdilik bu parantezimi kapatıyorum.
Başlığa bakıp da korkmayın, evlenen ben değilim.
Her şeyden önemlisi ekomoni bu kadar tıkırındayken evlenecek kadar akılsız değilim.
Aslında evliliklere karşı olmasam dâhi bu konuda çok acele karar verme taraftarı da değilim.
Tüm bunlara rağmen hayatımın sonuna kadar bekar kalacak da değilim.
Yeri gelmişken etrafımdaki bazı az muhterem çok fazlama şey veren zat-ı şahanatın benim için kız bulma çabalarını ve bulduğu kişiyle evlenmemi istiyenleri gördük ve duydukça içimden kahkahalarla katıla katıla gülmek istemiyor da değilim.


Çünkü eğer onların her dediği gibi olacaksa benim en az bir harem kurmam gerekir, hani Müslümanlık dört karıya kadar müsaade veriyor ya, hesap o hesap işte.
Yani kısaca hukuka ve yasaya karşı gelmek istemiyorum, anladınız onu siz.
Evleniceksem ben evlenicem, siz değil.
Sizinle evlenmiycem, sizin bulduklarınızla veya yakıştırdıklarınızla da değil.
Kendi gönlümün istediği ve doğru kişiyi bulduğumda evlenicem, bu da böyle biline.