Bu Blogda Ara

09 Haziran 2019

Akşamlar Akşamlar Güneşten De Kor

Nihâyet içinde bulunduğumuz Pazar gününü de akşam yaptı ben. Sadece Pazar gününü değil koskocaman bir hafta ve bir bayram bitti.
Ben var ya çok güzel akşam yaparım, işte sadece bu yüzden bütün arkadaşlarım akşamlarını bana yaptırıyorlar.


Yani sizlerin anlayacağınız gündüz yapamaz oldum son dönemlerde.
Kısacası artıkım gündüz yaptırabilecek bir şeyler arıyor ben.
Çünkü mâlum-u âliniz Yaz geliyor, yazın gündüzler harika olur, yazın yapmak daha güzel olur.

Portakal'ın Öyküsü

Hop dedik orada kal portakal seviyoruz diye öldük mü?
Ağrı eşiği diye bir şey var ama sen ağrı bağımlısı gördün mü?
Ben gördüm, sizlere de gösterecek ben. Tabi okumayı isterseniz.


Resimde temaşa eylediğiniz üzere zamanın cumhurbaşkanı sıfatıyla Atatürk yanındaki komutanla birlikte elinde birer portakal ayıklıyorlar.
Bunda ne var diyebilirsiniz, sıradan bir hadise-i şerif diyebilirsiniz, ancak hikâyemizin daha doğrusu kalkınma hamlemizin başladığı zamanlara kadar bir zahmet uzanıverelim.
Sizlere Bilâl Oğlan'a anlatır gibi anlatıyorum.
Yazıma konu olan portakalların tohumları Bindokuzyüzotuzlu yılların başlarında İtalya'dan getirildiler ve gerek Mersin Adana taraflarındaki Çukurova'da gerek Antalya taraflarında ve özellikle de Finike'de gerekse Ege Bölgemizin muhtelif bazı yerlerinde aşılandılar.
Yine buraya kadar da hiçbir sorun yok, her bir şey norminâl seyrinde gidiyor. Hikâyemi okuyun bakalım arkasından neler gelecek?


İskenderun Demir Çelik Fabrikası, Nazilli Basma Fabrikası, Kayseri Sümerbank Tekstil Fabrikası, İstanbul Paşabahçe Şişecam Fabrikası, Aliağa Rafinerisi ...
Bunlara ilâveten birçok fabrika Ruslar tarafından yapıldı. Tüm bunların parası ise portakallarla ödendi.


Türk Sanayisinin ana omurgasını oluşturan işbu tesisler sayesinde hem onbinlerce insanımız iş buldu, hem de genç Türkiye Cümhûriyeti milyarlarca dolarlık ithâlattan kurtuldu, dışarıya bağımlılığımızı azalttı.


Bütün bunların karşılığında bir tek lira bile ödemedik, her şeyin karşılığını sebzeyle meyveyle narenciyeyle ödendi.
Tıpkı aynı yıllarda Çay'ın Rize'ye getirilip ekilmesi ve yıllar sonra Çaykur Rize Çaylarını ortaya çıkarması gibi.
Tıpkı Bindokuzyüzyirmiyedi yılında çıkartılan Altıbinikiyüzyedi sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Fındık Fidesinin ihracatını yasaklayarak Ordu Giresun ve Rize'nin fındık yetiştiren vilâyetler olarak kabûl edilmesi ve devamında da Fiskobirlik adında borsanın kurulması gibi.


Bizim topraklarımız dünyada kendi kendine yeten ve bütün dünyayı doyurabilecek bir toprak.
Zamanında portakalla kocaman bir sanayi kurmuşuz.


Yani demem o ki Portakal gerçekten çok önemli.


İşte bu yüzden TC-JRG plâkalı uçağımıza Finike adının verilmesi ve kuyruğunda da "Discover The Potential" yazması pek de tesâdüf olmamaktadır.
Portakal'ın Öyküsünü kıraat ettiniz, umulur ki bir şeyler beyinlerinize veya beyinlerinizin yerleştirildiği bazı organ-ı şeriflere bazı konular dank eder.

07 Haziran 2019

Hafta Sonu Hazırlıkları Listesi

Aslında uzun zamandan beri çevremde gözlemlediğim bir mevzuat-ı kıziye hadis-i şeriftir işbu yazımın konusu. Hele de özellikle Yaz gelmeye başlayıp da bütün gece kulüpleri yazlık mekânlarını hizmete sokunca daha da fazlası vardır eksiği yoktur.
İnstegram adında bir telefon uygulaması olduğu hepimizin mâlumu, ancak birkaç yıl önce sadece resim paylaşılan kademede hikâye başladığından beri özellikle dişi gençliğimiz iyice akıllı telefona esir oldu.
Genel olarak gençliğimiz hafta sonlarını böyle geçirir:


Programımıza Cumartesi Akşamı ile başlıyoruz:
Önce aynanın karşısına geçilir, geçilince çeşitli elbiseler ve yüksek topuklu ayakkapları denenir, bu her denemede kıyafetlerin resimleri çekilir, bütün bunlar What's App kanalıyla arkadaşlara gönderilir.
Arkadaşlardan gelen öneriler ve tavsiyelerden sonra en uygunu seçilir ve seçilen kıyafetle ayna karşısında bu sefer yüzü telefonla gizleyerek bir resim çekilir ve işbu resm-i şerif İnstegram'ın Hikâyesine yerleştirilir.


İnstegram'da Bumerang gibi bir hikâye özelliği çıktı çıkalı artıkım meraktan mı yoksa raktan mı olduğunu bilmediğim bir olmazsa olmazda bu tarzda bir hikâye paylaşmanın bazılarınca gerektiğidir.
Bunun konusu da Yumiye-i Akşam zamanı çekilen rakı kâdehlerinin birbirlerine vurulurken pozudur, eller görünür ama şahıslar görünmemesi gerektiğidir.
Rakının yerine şarap da olabilir, rakının içme adabı vardır ama şarap her türlü içilir.


Yummilendikten sonra gece kulübüne gidilecektir, giderken önce Swarm'dan yolda olunduğuna dair billdirim yapılır, resim olarak da "Sabahlar olmasın" konulu bir resim seçilir, benzeri de İnstegram Hikâyesine konulur, konu ise çevreye gecelere hazır olduklarına dair tellâl çıkartmaktır.


Gece kulüpleri ise mâlumunuz karanlık ve gürültülü mekânlardır, genelde kadın kadına veya erkek erkeğe gidilmez, mutlaka karışık gidilmesi gereklidir.
Tabi işbu kapkaranlık gece kulüplerinde bulunan özellikle kadınlar ellerinde telefon ortamı çekip resimleri hikâye olarak İnstegram'da paylaşırlar.
Anın tadını çıkartmak yoktur, illâ orada o videolar çekilecek ve tüm takipçilerle paylaşılacaktır.


Kulüpten sabaha karşı dörtte veya beşte çıkılır, kafalar bir duman olmuştur, içkilerin biri gelmiş biri gitmiştir, tabi hesap da kâllavidir, ancak işbu ücreti "Sıpansır"ların karşılayacağı cihetle dişilerin ceplerine giren çıkan yoktur.
Bundan sonra arabaya binilir, bindikten sonra radyosundan Arabesk bir müzük açılır, o müzük eşliğinde içmekten çatallaşmış bir sesle o şarkıya eşlik edilen ve tomofilin gittiği yolu gösteren bir video çekilip hikâyeye yüklenir.
Tabi o tomofilin gittiği yer genellikle yukarıda bahsettiğim "Sıpansır'ların Home" olur, orada ise eğer dişi biraz dişini sıkmak isterse mercimeklerin fırına verildiği çok kez vukua avdet eylemiştir.


Cumartesi bitti artık Pazar sabahı oldu.
Tabi bir önceki maddede Cumartesi gecesi tomofilin ön koltuğunda eve giden dişinin Pazar sabahı kendi evine giderken belediye otobüsüne bindikleri de olmuştur.
Pazar sabahları ise aslında sabah değil de öğle vakti diyelim bu seferki paylaşım nispeten güzel sayılabilecek bir mekânda serpme kahvaltı hikâyesi olur genelde.
Kahvaltıdan sonra tabi ki kahvesiz olmaz.


Kahveden de sonra veya kahveyle birlikte bu sefer sıra nargiliyeye geldi, selfiye çekilir ve hikâyede paylaşılır, bundan sonra da zaten akşam olmuş ve ertesi gün de Pazartesi olduğundan "Sıpansır"ın işe gitmesi ve gelecek hafta dişinin çıkabilmesi için para kazanması gereklidir, yoksa "Sıpansır" nasıl para resmi paylaşacak Swarm'da ve İnstegram'da?


İşte böyle sevgililer, ben işbu yazımı bitirmek zorundayım, bazılarımızın hayatlarından bir kesit sundum sizlere, ama sizler üzerlerinize alınmayın çünkü sizler Üçhârfliler gibi yaşamıyorsunuz.

04 Haziran 2019

Ramézân Bayramımız Mübârék Olsun

Koskoca Ramézân-ı Şerif Ayını dün akşam sona erdirerek hayatlarımızdan yolcu ettik, ta ki üçyüzyirmibeş gün sonraya kadar. Çünkü tüm dini günler her miladi yılda yaklaşık onar gün geriye doğru sayar, yani bugün Üç Haziran İkibinondokuz sabahı Ramézân Bayramı ancak Üç Haziran İkibinyirmi günü Şevvâl-ı Şerif Ayının Onuncu günü olacak.


Bazen bayramın tadını kaçırabilir veya unutabilirsiniz, ya da Ramézân-ı Şerif Ayının otuz değil de yirmidokuz gün çektiği takvimde gösterildiği için şaşırabilirsiniz.
Unutmayın ki Ramézân Bayramı her yıl gelecektir, ama bir dahaki yıl siz olacak mısınız onu da Gök Tanrı Tengri bilir.


Aslında Ramézân Bayramı için Şeker Bayramı da derler, üstelik bu sabah tüm Ramézân-ı Şerif boyunca davul çalanlar ve küçük çocuklar için önce el öpüp şeker ve harçlık toplama zamanıdır.


Her yıl harçlık tarifeleri açıklanır. Bu yılki tarife aşağıdaki gibidir:


Evet, işbu yazımı kıraat etmekteyseniz Ramézân-ı Şerif Ayında orucumuzu tuttunuz ve Ramezân Bayramına eriştiniz, hepimizin Ramézân Bayramı Mübârék Olsun.


Ramezân-ı Şerif Ayında oruçlarınızı tutarken kazandığınız güzel ahlâkı hayatlarınızın her gününde uygulamanız dileklerimle.

03 Haziran 2019

Ramézân-ı Şerif - Son İftar

Her yıl olduğu gibi içinde bulunduğumuz İkibinondokuz yılına ait olan Ramézân-ı Şerif Ayını şurada birkaç dakika sonra tarihimizdeki tozlu sergenlerin arasında bir yerlere yerleştireceğiz.
Gerçi aslına bakarsanız her geçen saniyenin geri dönüşünün olmadığını da sanırım biliyorsunuzdur.
Bu da hayatımızın bir hakikâti işte. Sırf işbu hakikât için bile içinde bulunduğumuz her anın tadını çıkartmaya bakınız.


Koskocaman Ramézân-ı Şerif Ayını yedik bitirdik, yirmidokuz gün boyunca orucumuzu tuttuk, fidyemizi verdik, fakirlerimizi sevindirdik, yalan söylemedik, kul hakkı yemedik, iyi bir insan olmaya çalıştık, Allah-u Te'âlâ bu yılki Ramézân-ı Şerif'te yine bizlerden razı oldu.


Bugün Şevvâl-ı Şerif Ayının Hilâl'i de gökyüzünde görüldüğü cihetle sabah Ramézân Bayramı için Kerâhet Vakti sonrasında nemaza durulacağı ve bayramlar hocaların verdiği komutla kutlandığı cihetle bayramı yarın sabah kutlayacak ben.