Bu Blogda Ara

23 Nisan 2019

İstasyon

Hayat bazen başka sürprüzler de getirebilir bizlere ... Bazı dükkânlar bazı resmi bayramlarda açılmış olabilir ve işbu açılış günü dolayısıyla mekânlar yaş günlerini resmi bayramlarda da kutlayabilir.
Tıpkı İstanbul ilinin Kadıköy ilçesi Moda mahâllesinde bulunan küçük olmasına rağmen şirin bir mekân olan İstasyon'un da bugün üçüncü yaş günü.


Ama burası Devletin Trenlerinin durduğu istasyon değil.
Moda'nın keşmekeşinde sâkin ve güzel müzikleriyle harmanlanmış işbu mekânda arkadaşlarınızla otururken nefis aromalı kahveleriyle birlikte geçmişe doğru bir yolculuğa çıkmak isterseniz misâfirimiz olun.


Norminâl şeraitte reklâm almayı sevmez ben ama nefâset-i essahiyeyi de tavsiye etmekten de kaçınmaz ben.
İstasyon Moda'da, Moda Kadıköy'de, Kadıköy İstanbul'da, İstanbul da Türkiye Cümhûriyeti'nde.

Meclis Açılış Bildirgesi

Hayatımda ilk defa tarihi bir belge paylaşacak ben.
Mâlum-u âliniz doksandokuz yıl önce Cuma gününe denk gelen bugün Ankara'da bir meclis açıldığını cümle âlem duydu bildi öğrendi.
İmdı sizlere Arapça yazılı özgün bir belgeyi Facebok'ta buldum, onu yayınlıyorum.


Kerim olan Allah'ın izniyle Yirmiüç Nisan Cum'a günü Cum'a Nemazından sonra Ankara'da Büyük Millet Meclisi açılacaktır. Cenâp-ı Hakk'a tam bir muvaffakiyet için niyaz edip yalvarıyoruz.
Temsil Heyeti adına Mustafa Kemâl.

Yirmiüç Nisan

Bugün bazılarınız için sıradan bir gün olabilir belki. Bazılarınız da Salının sallandığını Çarşambanın çarşafa dolandığını Perşembenin perişan yaptığını Cumanın mübârék gün olduğunu, Cumartesi ve Pazarın da resmi tâtil olduğunu iddia edebilirsiniz.
İddia ettiğiniz aslında o kadar da yalan değil, çünkü bugün gerçekten "Resmi Tâtil", hem de sizin takviminize göre sallanması gereken Salı günü olduğu hâlde.


Bugün var ya bugün, tam doksandokuz yıl önce her ne kadar hepimiz gitmesek de görmesek de varlığını bildiğimiz ve bizleri koruyan kollayan ve başımızı sıkıştırdığımızda yaptığı kanunlarla bizleri kurtaran bir meclis açıldı Ankara ilinin merkez ilçesinde.


Hepiniz çocuk olduğunuz yıllarda söyleyin balakım bugünü beklemez miydiniz?
Bakın yine Gök Tanrı - Tengri bizleri ahanda bir çocuk bayramına eriştirdi bizleri.
Hadise aslında sadece çocuklara armağan edilen gün değil, günümüzde eğer elimizi kolumuzu sallaya sallaya İzmir'e gidebiliyorsak, Bodrum'da nargiliyelerimizi fokurdatabiliyorsak, Çeşme'de o salak biiçlerinde havalarımızı atabiliyorsak bunu doksandokuz yıl önce tam bugün Ankara'da toplanan o dörtyüz adet vekilimize borçluyuz.
Ancak her ne kadar bugün Salı da olsa doksandokuz yıl önceki açılış günü Cumaydı.


Hepimiz çocuk olduk, dünyaya geldiğimizde böyle kazık kadar değildik.
İşte sırf bunun için bile dünyada çocuklar için bayram kutlayan tek devlet biz olduğumuz için bile Yirmiüç Nisan Kutlu Olsun tamam mı?


Bugünün çocukları yarının büyükleridir.
Tıpkı dünün çocuklarının bugünün büyükleri oldukları gibi.

19 Nisan 2019

Hacı'nın Bozan Dondurması

Bu sefer sizlere en yeni nesil çikolatayı tanıtacak ben.
Mâlum-u âliniz önce Bihter vardı, sonra Sütlü vardı, birkaç yıl önce Milka İneği Beyaz Çikolatayı armağan etti, en son Rubi Çikolata çıktı ki bu da bu yıl vukua avdet eyliyor.


Doğa Anne bu kez bize pembe renkli Rubi Kakao Çekirdeklerini armağan etti, reklâm olsun en azından diyerek Hacı Bozan da işbu eşi benzeri bulunmayan tada herhangi bir renklendirici ya da meyve aroması eklemediği çikolatadan hâlkımıza dondurma yapıyor.


Ahanda bu akşam işbu dondurmadan bendeniz de yummilendi.
Bir zamanlar Kınalıada'da bulunan Bahar Pastahanesi'nin tekelinde olan "En Güzel Dondurma" mükâfatı artıkım Hacı Bozan'a geçti.
Yanında kahvesiyle harika oldu diyor ben, bulandan yapandan ellerine kollarına sağlık.
Sizler de yolunuz Yeşilköy'e düşerse gelin yummilenin. Şimdiden afiyet olsun.

18 Nisan 2019

Nisan Karı

Çok tuhaf bir hadise vukua avdet eyledi bu akşam.
Tüm gün boyu şöyle ya da böyle şekilde devam eden güzel sayılabilecek hava akşam işbu yazımı yazmakta olduğum saatte bulutlandı, üstelik hafiften sulu kar yağmaya başladı İstanbul topraklarında.
Hadi bizler Mart Karına alışmıştık, hâttâ işbu mevzuat-ı meterolociye karşı tâlimliyizdir ama Nisan'ın ortalarını geçirdikten sonra sulu kar yağmasına alışkın olduğumuzu söyleyemez ben.
Hele ki bizim buralara artıkım öyle her yıl kar da yağmaz. Bir defa yağdıktan sonra bir daha yıllar sonra yağar, öyle nazlı bir memlekettir.
Ben hiç unutmuyorum hayatımda en güzel karı Bindokuzyüzseksenyedi yılında gördüm, ondan sonra ta İkibinüç yılında İstanbul'a bir daha kar yağdı. Aradaki koskoca onaltı yıl boyunca kara hasret kalmıştık.
Doğa Anne bize bu yıl büyük sürprüz yaptı, bakalım daha başımıza ne türlü taşlar yağdıracak?