Bu Blogda Ara

14 Şubat 2008

Sevgililer Günü 14 Şubat

Sizler bilir misiniz yanlızlar için bu günü yaşamak çok zordur diye? Aynı benim gibi, çünkü ben de yalnızım.
Buradan şunu da açıklamam lâzım size:
"Hayatımda hiç bir zaman bir sevgilim olmadığı gibi bundan sonra da olacağını hiç sanmıyorum, bu yüzden de bu gün benim için hiç ama hiç bir anlam ifade etmiyor."
Bu da böyle biline, artıkım dedikodumu yapıp durmayın yeter.
----
Günün Şarkısı
----
Aşk Kırıntıları
----
Yaklaştırsana yavaş yavaş kendini bana
Al içine tekrar derinine sakla kat kasırgana
Yalan söyleme bak gözlerime bitmiş olamaz
Yokla ceplerimi aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz
-
Aşk kırıntısıyla doymaktansa
Tek başıma aç kalırım bu hayatta
Paylaşacak bir şey artık yoksa
Bir erkekle bir kadın arasında
-
Yürürüm ipte ağım yokken hem de kopkoyu içim
İnan çok çalıştım bu kâlpsiz dünyayı sevebilmek için
Neyim var ki senden başka hadi son bir kez
Ceplerimi yokla aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz
-
Aşk kırıntısıyla doymaktansa
Tek başıma aç kalırım bu hayatta
Paylaşacak bir şey artık yoksa
Bir erkekle bir kadın arasında
----
Teoman
----

24 Aralık 2007

Temsil Tarihi Belli Oldu

Yine pazartesi sendromu baş gösteriyor. Tatilden çıkıp işe dönme zamanı, yoğun bir tempo bizi bekler, tabi Tiyatro da birlikte.
Bayram falan diyorduk, işte bayram da bitti.
Nasıl mı geçti? İşte orası biraz karışık, fakat hayatımda en büyük zevki Kınalıadada aldım, kocaman bayramda en güzel günümdü.
Kışın Kınalı'nın güzelliği de bir başkaymış, tam bir sessizlik hakim adada. İlk fırsatta bir pazar kaçamak yapacam, ama ne zaman? Daha belli değil, ama en kısa zamanda olacak herhal.
Bayramda provayı da erteledik bu arada, bugün temsil tarihimiz de belli oldu:
27 Şubat 2008 Çarşamba, Saat : 21:00, Yer : Yunus Emre Kültür Merkezi - Ataköy IXth Kısım.
Buyrun burdan yakın hele.
Çünkü daha ortada hiç bir şey yok, ne text, ne ezber, ne de mizansen.
Bakalım nasıl kalkacaz bu işin altından?

22 Aralık 2007

Kınalı'nın Kış Hâli

Bayramda prova yapar mıyız diye düşünürdüm, malesef yapmamaya karar verdik.
Birkaç gündür bazı adalı arkadaşlarla bir konumuz var, adada yaşayan dostlarımızı nasıl yapsak da karınlarını doyursakın planlarını yapmaktayız.
Uzun yazışmalardan sonra bugün bunu gerçekleştirmeye karar verdik.
Hepimiz birkaç hayvan yemi alacağız ve adaya gidip ne kadar kedi köpek varsa onların karınlarını doyuracağız.
Adada neler mi oldu o günü?
Adresi biliyorsunuz, Tatil başlıklı blogumda yazıyor.

20 Aralık 2007

Bayram Gelir Evime Evimize

İşte bir bayram daha geldi çattı. Bakalım bu kez kurban keserken kaç kişi kendisi kurban olacak?
Bizim için bayram bir tatil fırsatı, çünkü her gün çalışmaktan yorulan vücut birazcık dinlenmeye ihtiyacı olmalı.
Bugün yolda daha doğrusu evin önünde başıma küçük bir kaza geldi, ayağım kaydı, çamura saplandım, üstüm başım berbat durumda kaldı. Artıkım eve dönene kadar bu durumdayız, bakalım gün nasıl bitecek?
Bir de yeni alışveriş yaptım biraz uzun zaman sorna ilk kez.

02 Aralık 2007

Altın Sonbahar

Altın Sonbahar bizde yeni yeni yerleşen bir olgudur. Fakat bu yıl kutlamak için biraz sanırım geç kaldık.

Konunun özü içinde düşünürsek, sonbaharı uğurlayıp Kış Baba'yı karşılıyoruz ya, bu yılki tam süper oldu :)

Fakat Ortaköy'deki buluşma alanımıza gittiğimizde buz gibi soğuk bir hava karşıladı bizi. Evet, belki güneş vardı ama rüzgar bizi ısırıyordu. Bizi ısıtan tek şey kestane ve sıcak şaraptı, en azından ben böyle hissettim.

* * *

Altın Sonbahar Eskiden De Kutlanırmış

----

Yaz bitip de hasat zamanı sona erdikten sonra köylüler köy meydanında toplanırlar, önce şükrederler, ve gelecek yılın hasadının bereketli geçmesini Yukardakinden dilerlermiş. Sonra da getirdiklerini birbirlerine ikram eder, eğlence başlar ve günü kutlarlarmış.

Tabi bu gelenek günümüzdeki şehir hayatında unutuldu zamanla.

* * *

Şimdi Altın Sonbahar artık bir gençlik toplantısına dönüştü, her yıl daha da azalmakla birlikte geleceğimize bir miras bırakmamız lazım.

İşte bu da bilgisayar gençliğinin sonucu.