Bu Blogda Ara

25 Şubat 2019

Pedal Çeviren Maaş Alacak

Dünyamız her geçen gün arabaların çıkarttığı zehirli gazların sayesinde kirlendiği ve biz şimdilik bunu pek hissetmesek bile birkaç yıl önceki mavi gökyüzünden geriye yavaş yavaş griye dönmeye başlayan bir bulut kütlesi oluşmaya başladığını ve özellikle kışın hava kirliliklerinden bolca şikâyet ettiğimiz günleri hatırlamaya başladığımızda benim ne demek istediğimi anlayacaksınız ama bir Kızılderili atasözü son ağacı kesildiğinde son ırmağın kuruduğunda paranın yummilenilecek bir şey olmadığını yıllar önce söyledi.


Her ne kadar artıkım Türkiye Cümhûriyeti hududları dâhilindeki bazı Büyükşehir Belediyeleri bisikleti yaygınlaştırmaya çalışmasına rağmen İtalya'da bulunan Bari Büyükşehir Belediyesi bisikleti iyiden iyiye özendirmeye başlamış, hâttâ Bari İl Genel Meclisi'nde bu tasarı onaylanıvermiş.
Bari İl Özel İdaresi'nin örtülü ödeneğinden bisiklet süren vatandaşlara ayrılan Beşyüzkırkbeşbin Euro'cuk harcırah imdı sizlere anlatacağım şartları sağlayanlar arasında paylaştırılacak:

1. Okula veya işe gidip gelirken bisiklet kullananlara kilometre başına Yirmi Sent ödenecek.
2. Ayda Yüzyirmibeş kilometre tamamlayanlara Yirmibeş Euro ödenecek.
3. Her ay en fazla yolu kat eden ilk on kişiye Elli Euro ödül mevcut.
4. Tabi bir de Vilâyet desteği de mevcut, çünkü yeni bisiklet alanlara İkiyüzelli kullanılmış bisiklet alanlara ise Yüz Euro katkı sağlanacak.


Bisikletlere ise bisikletmetre takılarak hangi bisikletin ne kadar yol gittiği ayan beyan görülebilecek.
İşbu bahsettiğim teşvikler sayesinde Bari Büyükşehir Belediye Reisi sayın Antonio Decaro basına verdiği beyanatta Bari'de yaşayanların artıkım otomobilleri bırakarak bisiklet sürerken hem sağlıklarını hem de çevreyi korumaları ve de ceplerine de katkı sağlayacağını açıkladı.
Darısı Türkiye Cümhûriyeti'nin başına.

Kemik Sağlığı İçin Ağırlık Kaldırın

Zaman geçip bizleri yaşlandırdığı dönemlerde artık gençliğimizdeki gibi olmayacağımız mâlum bir hakikât olarak karşımıza çıkıveriyor.
İşbu geçen zaman zarfında vücûdumuz da eskisi kadar sağlam kalamayıp yavaş yavaş eskimeye başlıyor.
En büyük ve belirgin eskime ise otuzlu yaşlardan sonra başlayan kaslarımızın kayıpları.
Çünkü özellikle kadınlarda her on yılda yüzde en az üç en çok da sekiz oranında yaşanmakta.


Her ne kadar vaziyet-i sıhhiye böyle de olsa nereli olduğu haberde açıklanmayan bilim adamları kas kayıplarını önlemek için en etkili yöntemin ağırlık kaldırmak olduğunu söylemeleri yeni bir akım ve hareket başlattı.
Dediklerine göre haftada üç kez yirmişer dakika yapılması istenen işbu idman sayesinde kâlsiyum üretimine yardımcı olan östrojen adlı hormonun azalmasını durdurduğu ve kemik yoğunluğunun korunduğu ortaya çıktı.
Demek ki nerede hareket orada bereket.

29 Kasım 2018

Dünya Değişiyor

Dünyanın döndüğü her gün zaten bir değişiklik olmakta olduğu zaten bilinen bir hakikât. Sırf Türkiye'de her gün bir ölçeğin civarında sayısız deprem oluyor, yani dünyamız canlı.
Canlı olmasa bizler de yaşayamazdık.


İşbu mevzuat-ı umumiye bizlerin ilkokul kitaplarımızda mevcuttu, ama şimdiki müfredatı bilmiyor ben, çünkü yaşım artık kırk oldu, bizim zamanımızdaki eğitim bayağı geride kaldı.
Dünyamızın evrimini görmek istiyorsanız resme bakabilirsiniz, zira ben size açıklayamayacağım.

14 Kasım 2018

Sâhlepli Kahve

Aslına bakarsanız günümüze kadar binlerce fincan kahve içmişimdir ancak böylesini hiç görmemişti ben.


Eski zamanlarda vaporlarda Süt Sâhlep satılırdı ve her ne kadar ucuz olmasa bile tadı eh işte dedirten cinstendi.


İşbu görseldeki vaporumuz Şirket-i Hayriye'den kalma Fransa'da bulunan Atl. & Chantier De France Tershanesi'nde 1910 yapım tarihli çift uskurlu 64 baca numaralı geçmiş zamanlardan kalma ve 30 Temmuz 1975'te emekliye ayrılarak bir zaman sonra Çandarlı'ya gönderilip jilet olan vaporumuzdur.
Her ne kadar günümüzde de ŞH-Küçüksu adında bir vapor mu düdüklü tencere mi yoksa sipor ayakkabı bilinmeyen görünümde olan bir taşıtımız mevcutsa dâhi bunda büfe falan yoktur.


Bu arada vaporlar hakkında da bir iki satır bir şeyler karaladık işte.
Ben artıkım yaşım kemâle erdiği cihetle gürültülü çıstak tarzı müzük çalan mekânlar bana hitâp etmiyor.
Böyle sessiz sâkin yerler bana daha çok münâsip.


İşte böyle bir mekânda hem kafamın keyfinin kâhyasını dinlerken hem poğaçamla sâhlepli kahvemi yavaş yavaş yummileniyor ve mideme indiriveriyorum. 


İndirirken de ahanda sizlere işbu yazımı hazırlıyorum ya da elde yazıyorum.
Çünkü Kahve Dünyası'nda Wayfi yok, ya da hadi size doğrusunu söyleyeyim var ancak biraz sıkıntılı ve tantanalı bir sistem kurmuş.


Yine de sevdiklerinizle çene çalmak ve kafanızı dinlemek isterseniz Kahve Dünyası'nı tercih edebilirsiniz, en azından Starbucks'tan daha iyi ve kâliteli bir yer olduğuna eminim ve tavsiye ederim.

Sinop Mantı Yummi

Aslında kaç zamandan beridir yazmam gerek bu yazıyı ama işler yüzünden bugüne kadar gecikti.
Başlamadan önce bir konuyu belirteyim ki Mantının Cevizlisi bildiğimiz Yoğurtlu Mantıdan çok daha lezzetli ve güzel olduğu tarafımdan test edilip onaylanmıştır.
Zevkler ve renkler hiçbir zaman tartışılmaz ama kendimce belirteyim en azından bendenizin ağız tadı böyle.


Karadeniz'in hırçın dalgaları arasından el emeği göz nuru ve sevgiyle ortaya çıkartılan işbu lezzet-i nefiseyi sizlerin de tatmanızı ve denemenizi şiddetle tavsiye eder ben.
İşbu gördüğünüz mantının yarısının içindeki mâlzeme beyaz peynir, diğer yarısı ise kıyma.


Ancak işbu soğuk Kış mevsimi günlerinde mantıyı yummilenmeden önce bir sıcak Mercimek Çorbasını midelerinize indirmemezlik etmeyin derim.


Dilediğiniz zaman Sinop Mantı'ya uğrayıp bu güzel mantının tadına bakınca bana da görüşlerinizi söyleyebilirsiniz.
Hepinize şimdiden afiyet olsun.