Bu Blogda Ara

17 Ekim 2018

Happy Börthdey To Me

Bu yıl da börthdeyime erişti ben.
Bakınız bugüne bugün lise mezunu ve kırkbir yaşımda biri oldum.
Sizler kutlamazsanız kutlamayın ama Kırmızı Kuyruk bana kart atmış:


Başka bir kart da hiç aklımdan geçmezdi ama yıllar önce bir form doldurduğum bir kurumdan geldi bana.



Hade balakım ben pastamı yummilenmeye gidiyorum, sizin börthdeyleriniz geldiğinde gereklerini yapacağımdan emin olabilirsiniz.
Öptüm sizi kocaman canlarım.

27 Eylül 2018

Okyanus'un Afrodit'i

Dünyada keşfedilecek bir sürü balık mevcut, üstelik keşfedildikçe adlandırılacaklar.
Ben doğa resimlerini çok severim, hele de nâdir çekilebilen bazı resimleri daha da fazla severim, tıpkı Suriyelilerin Suriye'de yaşayanlarını sevdiğim gibi.


Bu akşam da sizlerle paylaştığım haber-i şerifte Atlantik Okyanusu ortalarında ve deviz seviyesinden yüzyirmi metre derinliklerde yepyeni bir balık türünü bazı dalgıçlar keşfedivermişler.
Resimlerini çekerken kullandıkları ışık mâkinesinin ışıklarının altında çizgileri parlayan balığa göz alıcı neon renkleri nedeniyle Afrodit'in adını verdiler.

Yüzdörtmilyon Türk Lirasılık Yürüyen Mücevher

Eskilerde bir tiyatro kasedi vardı, o kasedin bir yerinde "Şimdiki kaçakçılar jön gibi jön, seninkiler ise biraz bön. Biri yürüyen koltuk biri yürüyen perde, hani püskülleriniz nerede?" replikleri vardı.
Şimdiki gençlik bunu hatırlamazlar, ne de olsa adları üstünde genç, adları altlarında olup da yaşlı olacak değillerdi ya?
Yaşlılık şimdilik şöyle dursun çünkü zamanı gelince ve Gök Tanrı Tengri bizlere ömür verirse yaşlanacağımız muhakkak, ancak günümüzde genç Üçhârfliler genelde kendilerini böyle yüksek topuklu ayakkaplarının içlerinde yolda paytak paytak yürümeleriyle meşhurdurlar.
Ancak işbu yazıda sizlere tanıtacağım bu yüksek topuklu ve giyildiğinde yeni doğmuş zürafa yavruları gibi yollarda paytak paytak yürütmeye yarayan ayakkabıya sıkı durun tam Onyedimilyon Emmarigan Doları fiyat biçilmiş.

Bunun mâliyetinin nedeni olarak Birleşik Arap Emirlikleri'nde bulunan Dubai merkezli Jada Dubai adlı bir ayakkabı firması adını açıklatmayı bir türlü başaramadığımız başka bir mücevher firmasıyla yaptığı işbirliği sonrasında her bir tekinde onbeş kırat toplamında otuz kırat ağırlığındaki elmasların mıhlanması sayesinde dünyanın en pahlı ayakkabısı oluverdi.
Hemen sevinmeyin sefkilı Üçhârfliler, çünkü bu ayakkabı dünya üzerinde sadece bir çift üretildiği ve devamı getrilmeyeceği için sadece bir kişiye nâsip olacak.
Belki bu ayakkabı bu kadar çok tâlipliyi bir arada görünce açık arttırmaya bile çıkartılabilir, sıpansırlarınıza söyleyin paraları hazırlasınlar ki sizlerden biriniz bunları giyip görgüsüz bir şekilde Cadde-i Bağdad'da yeni doğmuş zürafa yavruları gibi paytak paytak yürüyebilin diye.

Kuşlar Erken Kışı Haber Veriyor

İçinde bulunduğumuz İkibinonsekiz Yıl-ı şerifi soğuklarını çok erken yolladı İstanbul'umuza.
Son birkaç günden beridir ne bıcıbıcı yapabiliyorum ne de dışarıdaki açık mekânlarda zaman geçirebiliyorum.
Homumda akşam uyurken bile üşüyorum. Doğalgaz mevsimi henüz gelmedi, eğer şimdiden yakmaya kalksam partomanımda büyük kavgalar çıkar çünkü partoman yöneticimiz Kasım ayının Onbeşinci gününe kadar Doğalgaz yakmamızı yasaklamıştır.


Gerçi daha önceleri ben yazmamıştım ama Ankara'da bulunan Eymir Kuş Halkalama İstasyonu altı yıllığına verilen bir aradan sonra bu yıl yeniden faliyete geçivermiş.
Son iki haftalık zaman zarfında trenin gelmediği ve gelmeyeceği işbu istasyonda görev yapan görevliler otuzbeş farklı türden sekizyüzkırküç adet kuşu deftere kaydederek halkalamışlar.
Buraya kadar tuhafınıza gidebilecek herhangi bir nesne-i şerif yok.
Ancak istasyonun komutanı olan Can Bilgin çevrede genellikle Eylül sonlarında rastlanan Kızılgerdan ve Çıvgının adlı kuş türlerinin Eylül'ün ortasında görüldüğünü belirtmiştir.
Açıklamasının devamında bu yıl Kışın erken geleceğini ve kuş göçlerini izlemenin küresel iklim değişikliklerini gözlemleyebilmek için en akıllı yöntem olduğunu da belirtmiştir.

Yataktaki Telefon Antidepresanın Etkisini Azaltıyor

Eskiden büyükler yatağa telefon sokulmaması gerektiğinden bahsederlerdi.
Yeryüzünde hepimizin mâlumu bir sürü araştırmacı var, bunlardan bazıları tembel ama çoğunluğu çalışkan sıfatına sâhipler.
İşte bu çalışkan sıfatına sahip olan Avustralyalı bazı bilim adamları Monaş Ünüversütesü'nde görevli olan öğretmenlerle birlikte bir araştırmaya katılıvermişler.
Yaptıkları araştırmada telefonla birlikte uyumanın antidepresan adı verilen ilâçların vücût üzerindeki etkisini azalttığını keşfetmişler.


Ancak araştırmanın henüz sonucunun gelmediğini ve çalışkan Avustralyalıların harıl harıl gecelerini gündüzlerine katarak tam gaz devam ettiklerini de eklemem gerekiyor ahanda burada.
Yapmakta oldukları araştırmadan gelen ilk haberlerine göre geceleri telefonların ekranlarından gelen yapay mavi renkli ışık gibi veya telefonun köşelerinden çıkan sinyâl ışıklarının vücûdun içinde eritilmekte olan ilâçların görevlerini yapamamasına neden olduğunu keşfetmişler.
Bütün bunlara neden olarak da aslında uyuyor olsaymışız bile ışık olduğu sürece beynin hâlâ kendisini gündüz vaktinde olduğunu sanması.