Bu Blogda Ara

27 Eylül 2018

Nevyork Tayms'tan Kadıköy'e Övgü

Geçenlerde hatırlar mısınız bilmem İstanbul'un Kadıköy ilçe-i şerifi Dünya genelinde önemli bir derece elde ettiğini yazmıştı ben.
Bulmayanlara bağlantı vermeyecek ben bu sefer, siz kendiniz araştırarak bulacaksınız, yok öyle beş köfte üç para. Biraz bilgiye erişmek istiyorsanız yani köfte yemek istiyorsanız kusura bakmayın dolar yükselince beş köfteyi üç paraya satmaktan ben zarar ediyorum, biraz ellerinizi ceplerinize atmak ve beş köfte için altı parayı bana yollamak zorundasınız örneği veya her şeyi devletten beklemeyerek sizin de elinizi kaldırılacak taşın altına sokmanız gerektiğinde olduğu cihetle biraz zahmete girip blogumda araştıracaksınız. Kapiş?


Neyse efenim işbu yukarıdaki fasl-ı fırçadan sonra İncilaz bir dergi hani İlçe-i Kadıköy'ümüzü dünyanın en havalı elli semtinin içine yerleştirmişti ya, bu sefer de Nevyork Tayms adlı bir gazete bizim İlçe-i Kadıköy için "İstanbul'un Öbür Tarafı" başlıklı bir yazı çıktı.
Yazının içeriğini bilmeyiz çünkü biz İncilazca bilmeyiz ama bizim dilimizin döndüğünce Türkçe'ye çevirmeye çalışınca özet olarak "Mükemmel yiyecek renkli sokaklar için yarım milyondan fazla insanın akın ettiği Kadıköy'ü keşfedin" demiş.
Ayrıca "Asgari bütçeyle azami eğlence" ifadesinin de eklendiği adı geçen yazıda Kadıköy'deki kültür ve sanat hayatının hayranlık verici olduğu da belirtildi.


Çok şükür Gök Tanrı Tengri'ye ki köklerimde İlçe-i Kadıköy'ü yerleştiriverdiği için.

Yaşayan Ölüler

Bu yazıyı hazırlarken aslında hangi cümlelerle başlamam gerektiğini bir türlü bulmayı başaramadı ben Gök Tanrı Tengri sizleri inandırsın.
Ancak yine de sizleri benim hangi sözlerle başlamam gerektiğini bulmayı başaramadığıma inandırmasını istediğim aynı Gök Tanrı Tengri'nin tüm yanına çağırdıklarına rahmetini esirgememesini dilerim öncelikle.
İşbu yazımızda dünyadaki ömürlerini tamamladıkları için artık aramızda olmayan vatandaşların sanal dünya sayesinde sanki hiç gitmemişler gibi aramızda olmalarından bahsedecek ben.
Essahtan iki ucu boklu değnek, bir tarafından tutsam diğer tarafını nasıl bırakacağım?


Siz sevgili okuyucularım şimdi bu yazdıklarımı okuyorsunuz değil mi?
Okuyun tabi helbette okumamazlık etmeyin.
Çoğunuz Facebok da kullanıyor değil mi?
Facebok'u olmayanı Emmariga Gonsolosu adamdan saymıyor bile, inoktaların vize vermek için Facebokunuz olup olmadığı ve bunun şifresini kendilerine vermeniz vize alabilmeniz için önemli bir şart.
Kısacası sevgili okuyucularım eğer Facebok'unuz yoksa Emmariga'ya girişinize vize verilmiyor.


Facebok biliyorsunuz bizim hayatlarımızı da arşivliyor bir yandan. Yazdığınız izlediğiniz resimleriniz sayelerinde.
Günümüz gençliği ise her şeyini Facebok'a göre düzenlemeye başladı yıllar yıllar önce.
Ben burada Facebok'u kötülemiyorum, sadece eleştiriyorum.
Facebok kuurulduğu İkibindört yılından beri kullanıcılarının yaklaşık altmışmilyon adedi günümüzde Gök Tanrı Tengri'nin rahmetine kavuşmuş durumda. Üstelik dünyada yaşam devam ettiği müddetçe de bu döngü devam edecek.
Birçoklarımız hayata veda eden arkadaşlarımızı unutmayız, ancak Facebok'taki arkadaş listemizden de silmeyiz, silmek elimizden gelmez.
Onların Facebok veri tabanında profilleri öylece durur, üstelik özel günleri geldiklerinde bizlere kendilerini de hatırlatırlar.
Bu durumda yas mı tutmamız gerektiğini yoksa o anın sevinçlerini yeniden mi yaşamamız gerektiğini inanın ben de bilmiyorum.
Ayrıca aynı haber-i şerife göre otuz yıl içinde Facebok'u bir zamanlar sağken kullanan rahmetlilerin sayısı o gün hayatta olarak kullananların sayısından fazla olacak.

Giden Bir Arkadaşın Ardından

İşte bu tarz hadise-i şeriflere bir mis'âl-i şerif geldi önümüze.



Amerikalı sanatçı Nathan Wright geçenlerde yazdığı bir yazısında İkibinon Yılında Omaha'da bir konferansta tanıştığı ve o günü sadece ayak üstü sohbet ettikleri Kim'i neredeyse unutmak üzereyken Facebok bir anda karşısına çıkartmış, bunun üzerine ara sıra buluşup birer kahve içerek gerçek arkadaşlığa dönüştüğünü anlatıyor.
Ancak yazının bundan sonraki bölümü gerçekten hüzünlü bir yaşanmışlık barındırıyor.
"Son gördüğümde İsrail'deki erkek arkadaşıyla Skaypi üzerinden kavga ediyordu ki Facebok'ta kolay kolay rastlanamayacak bir haberdi. Facebok'a göre mükemmel bir hayatı vardı.
Ancak bu Facebok Kim'in profilini bir kez daha karşıma çıkarttığında aradan üç yıl geçmiş ve Kim malesef Hakk'ın rahmetine çooktan kavuşmuştu."

Herkese Ait Ama Sizin Değil

Başka bir örnek de bu sefer İngiltere'den geldi.


İngiltere'de bir zamanlar yaşayan henüz ondokuz yaşındaki Becky Palmer adlı bir genç kız diğer yaşıtları ve başkaları gibi gittiği her yerin resmini Facebok'ta paylaşırdı.
Ancak bir gün beyin kanseri sebebiyle kendisini Hakk'ın yanına yolcu etmek zorunda kaldık.
Annesi Louise ise rahmetli kızının anılarına dört elle sarıldı ancak hayatının arşivi olan Facebok hesabına bir türlü giremedi.
Bu konuyu Facebok'a yazdığında da Mark Zukerberg denilen zat-ı muhteremden şu yanıtı aldı:
"Malesef gizlilik nedeniyle hesaba giriş bilgilerini veremeyiz."

Facebok'un Miras Hukuku

Facebok'un miras hukuku ise bizim gerçek dünyada bildiğimiz düzenden başka bir türlü çalışıyor. Ne de olsa sanal dünya olduğu ve sanal dünyanın bazı kuralları gerçek dünyaya uygun olmadığı için bazı konular farklı.


Facebok hesap sâhipleri Gök Tanrı Tengri'nin rahmetine kavuşunca hesaplarına ne olmasını istediklerini seçebilme hakkı sunuyor.
Bir sevdiğinize bırakılmasını ya da kapatılmasını vasiyet edebiliyorsunuz.
Vasiyet edilen kişi anıtlaştırılan ve birçok canlı hesabına göre özellikleri kısıtlanan bu hesabın varlığını sürdürebiliyor.
Ayrıca birinci derecede akrabaların (Annesi babası çocukları eşi kardeşleri) Facebok'a gönderecekleri yazılı tâlepleriyle rahmetlilerin hesapları kapatılabiliyor.
Ancak rahmetli olduğu Facebok'a bildirilmeyen milyonlarca kişinin hesapları oldukları gibi duruyor.

26 Eylül 2018

Yüz Yüze

Bugünü şöyle güzel bir resimle bitirelim istedi ben.
Arı ve Kartal karşı karşıya birbirlerinin gözlerine bakıyorlar.


Memleketimizden yine kilometre uzakta bulunan Galler'de sayın Adam Hobbs çekmiş bu resmi geçenlerde.
Kim bilir bu bakışma esnasında birbirlerinin akıllarından neler geçiriyorlar?

Kopartana Kırksekizbin Lira Ceza

Doğal yaşam son yıllarda gerçek anlamda tehlike altında olduğu hepimizin mâlumu.
Bu sefer de nesli tükenme tehlikesine maruz kalan bir bitki olan kum zambakları Hatay'ın Arsuz ilçesi sâhillerinde de görülüyor.
Güzellikleriyle insanları büyüleyen bu güzel çiçekler placa gelenler tarafından dikkâtsiz davranışlar sayesinde zarar görmekteler ne yazık ki.


Kum Zambakları iki yıl önce Uluslararası Doğa Koruma Birliği tarafından koruma altına alındı.
Bu karar uyarınca çiçeği bilerek ve isteyerek kopartmanın cezası ise Kırksekizbin Türk Lirası olduğu Arsuz Belediyesi tarafından açıklandı.

Sen Evde Robotun İşte

Biraz önce bugün iki mekân tanıtacağımdan bahsetmişti ben. İşte ikincisi de yine Uzakdoğu'nun başkaca güzel bir yeri olan Japonya'nın başkenti Tokyo'da bulunmakta.
Ancak bunun güzel bir işlevi olacağından bahsediyor gazete.
Her ne kadar geçmiş yazılarımda bahsettiğim robotların önlenemeyen yükselişine belki de olumlu bir katkıda bulunacak olan bu restoranda çalışacak robotları çevremizde bulunan fiziksel engelli Japon vatandaşlar bilgisayardan idare edecekler.
Şimdilerde robotların test aşamasında olduklarını ve restorantın 26 Kasım 2018 günü ilk müşterilerini kabûl edeceklerini de haberimizde kıraat eyleyebilirsiniz.
Eğer bu düşünce olumlu olarak hayata geçerse, yani işletmede bir sıkıntı çıkmazsa sayısının arttırılacağından da bahsediyor.


 Daha önceki yazılarımdan birinde insanlığın robotlara hazır olduğundan sanırım bahsetmişti ben, ahanda işbu yazıyı buraya ekleyeyim, tıklayın okuyun karşılaştırın:
https://haykosazan.blogspot.com/2018/05/insanlk-robotlara-hazr.html

Sırada Hangi Meslek Var

O günden bugüne dek Çalışkan Amerikalılar yine hiç durmadan dinlenmeden bir araştırma daha yapmışlar, bu sefer de yakın gelecekte mesleklerini robotlara kaptıracak olan çalışanların hangileri olduklarını ortaya çıkartmışlar. Ben de gazete de bu konuyu burada masaya yatırmak ve paylaşmak niyetindeyiz.


Listenin ilk sırasında fabrika işçileri var. Yani ileride açılacak olan fabrikalara işçi olarak yazılmak bir hayal olacak.
Ondan sonra genellikle öğrencilerin yarı zamanlı olarak çalıştıkları hızlı yemek restorantlarında robotlar kullanılmaya başlanacak.
Kısa vadede buralarda çalışanlar işlerini kaybetme riski altında, çünkü araştırmaya göre robotlar şimdilik buralarda insanlardan daha iyi çalışıyorlarmış.
İleride de robotlar muhasebecilik danışmanlık sekreterlik gibi işleri de yapabilecekleri için buralarda çalışanlar da işsizlik tehdidi altında bulunmakta.
Ancak her şeye rağmen bazı işler için robotlara kısa vadede şans verilmiyor, bunlar da tamircilik bebek bakıcılığı ve bahçevanlık olacağı söyleniyor.

Yine de her şeyi Gök Tanrı Tengri bize ömür verdikçe göreceğiz.