Bu Blogda Ara

01 Ocak 2010

Başlangıç Ve Patlangıç

Yeni Yıl Geldi Sonunda :-)
Biliyoruz, geceler her ne kadar rüya görmekle aşılmaz, ama kalburla da su taşınmaz :-)
Uzun zaman hareketsizlik bana yeni harekat mıntıkaları arattırdı, netekim de buldum:


Bugünden sorna mümkün olduğu kadar resimler de sizinle olucaklar.
Hiç birisi de Foto Montage olmiycak.
Burası da kıyı yolunun vaziyet-i umumiyeleri:


Lodosun şiddeti Deniz Otoposunu Eskelelerine hapsetti.


Bu havada Ada Vaporu da çalışmaz, ama küçücük Motor nedense seferde ...
Bu ne pehriz bu ne lahana turşusu?
Aklımızın başımıza geri gelmesi için illa ki bir facia mı olması lazım?
(Allah Korusun)


Bu güsel günü de akşam ettik tabi, Feneri söndürdüğüm yer de burası.
Çevre deseniz o kadar kalabalık ki, iğne atsak yere düşmiycek, düşse bile biz bulamiycaz.
Yanlız iyi tarafı Metrobüsün fazlama kalabalık olmaması.


Bugün böyleyse dün nasıldı abaca?

Aslinda bugünkü niyetim Adaya gitmekti, fakat ol(a)madı, çünkü zencir-i berefşan kopuktu, oldurmayı başaramadım.


-Adayı Özledim-

Ne zaman olucak abaca sana kavuşmam? Yoksa ayrılırkenki gibi üzgün bir veda mıydı?
Aynen dört yıl ewelki gibi son seferden dönüşüme benzedi ... Ama bu sefer yağma yok, en kısa zamanda aynen ada :-)

Bugünkü yazım da resimlerden bir demetli ... Daha bir sürü var ama onlar da bana ve arkadaşlarıma özel, Facebook'ta tabi :-))

31 Aralık 2009

İşte Bu Da Bitti

Bir kaç gündür üzüntülüyüm :-(
Konular da kafakağıdımın eskimesi yani yaşımın artması, sonlara doğru biraz daha yaklaşmam, hayallerimin peşinde koşamamam, biraz da öfke nöbetlerim:

Neymiş efendim, bu gece eski yılı uğurla gönderiyormuşuz ...
Yafu daha üçyüzaltmışbeş gece önce davul zurnayla karşılamadık mıydı bu içinde bulunduğumuz yılı? Şimdi ne oldu da birden bire de bir anda "Tu ka ka" oluverdi?

Biliyorum fazlaca ileri gittim sanırım.
Bu gece biz de modaya uyalım ve güzel bir kutlama yazısıyla toparlıyalım, biraz alıntı olucak ama idare edin artıkım:

Hayatı tutabilmek, sevgiyi kaçırmamak, keşke dememek için düşlerinizi ikiyle çarpın bu kez ... Ve onları gerçekleştirecek zamanı ayırın kendinize ... Çünkü yeni bir üçyüz altmışbeş gün daha Hayat Bankası'nın Sağlık Esenlik Şubesi nezdindeki adınıza açılmış Sevgi hesabına yatırılmış bulunmakta ... Size tavsiyem her gün bir yaprak saklayın, bu yapraklara da birer öykü sığdırın, bu öykünün adı da mutluluk olsun, sonu da 'Mutlu Son' olsun ... Nice güzel öyküler sizin peşinizden ayrılmasın ... MUTLU YILLAR

Bir yıl önce tesadüfen öğrendiğim bir çocuk şarkısı aynen şöyle der:

Yeni yıl geldi yeni yıl geldi umutlar yeşerdi
Ben yeni yılda bak neler istiyorum

Dostluk segi insanlara
Daha çok kitap okumaya
Barış olsun dünyada

Yeni yıl geldi yeni yıl geldi umutlar yeşerdi
Ben yeni yılda bak neler istiyorum

Temiz havamız kirlenmesin
Ormanlarımız yeşersin
Sevgi olsun dünyada

Tabi bir kağıda kışınca bazı mısraları karıştırabiliyorum, bu şarkının tamamını bilen varsa ve ben yanılıyorsam beni düzeltirse sevinirim.

Yeni yılda yeni yazılarla ve şiirlerle ve resimlerle ve filmlerle ve şarkılarla yazışmak üzere, gelicek yıl görüşürüz, herkese maddi ve manevi tüm dertlerin SON bulucağı, ıstırapların umut ve şefkat ile şifa Bulucağı, insanların ve dargınların sevgi ve bilgi ile aydınlınacağı, evlerin iş yerlerinin neşe ve bereketle huzur bulucağı bambaşka bir yıl diliyorum !!..
(Amin)

22 Aralık 2009

Ayrılık Ateşten Bir Ok


Sevdim seni bir kere başkasını sevemem, deli dahi deseler ben senden vaz geçemem.
Sen gözlerimde bir renk, kulaklarımda bir ses, ve içimde bir nefes olarak kalacaksın.



Sevgi anlaşmak değildir, sevmek için bir neden olması da şart değildir, hem seni uzaktan sevmek belki de aşkların en güzeli, hasretine alışmak zorunda kaldım, anla artık lütfen beni.
Senin eksikliğin her Ada seferime bir hüzün katıyor bana.
Gözlerde yaş kalplerde sızı, hala seni unut(a)madığım için beni affet.


Bugün tam bir yıl oldu senden ayrılalı.
Her gidiş veya dönüşümde eksikliğini fazlasıyla hissediyorum.



Şimdikilerin hepsini toplasan ne yazıkki bir tane SEN etmiyorlar ...

İskeleler her zaman kendilerine uğriyacak vaporları beklerler. Belki bir gün "Amiral Gemi"nin kendilerine gelmesini içlerinden dilerler ..
Fakat bilmezler ki bir "Geri Zekalı İş Bilmez"in beklenen "Amiral Gemi"yi önce "Deniz"inden, sorna da onu bekliyen "İskele"lerinden bir daha kavuşturmiycasına ayırdığını?


01 Aralık 2009

Metrobüs Bağlantı Hattı

Artık gururluyum ki Metrobüsle üçüncü bir bağlantı hattımız var :-)
Geçenlerde sessiz sedasız ihdas edilen malum Minibüs hattının tek bir kusuru varsa o da Yeşilköy'ün içine girmemesi :-(

Hareket Noktası:
2001 Koleji

Güzergah:
Kale Sok. - Çekmece Cad. - Hatboyu - Alt Geçit - Kırserdar Sok. - Saçı Sok. - Çatal Sok. - Florya Taxi - Harman Sok. - Fly İnn - Adakale Sok. - Kırserdar Sok. - Florya İstasyon - Florya Cad. - Şenlikköy - Arel Ünversite - Safraköy Köprülü Kavşak
(Dönüş : Beşyol'dan)

Bu arada yazın ihdas edilen Florya - Taksim Dolmamışları da Şenlikköy'den hareket etmekte :-)

Ne dersiniz, artıkım Metrobüse ulaşmak daha kolay olmadı mı?
Bu yeni Minibüs hattımız tüm Şenlikköy, Florya ve Batı Yeşilköy halkına hayırlı uğurlu olsun ve uzun zaman başımızdan eksik olmasın.

(Hazır yapmışken tam yapıp da şu hattı Yeşilyurt'a kadar uzatsaydınız daha iyi olmaz mıydı?)

21 Kasım 2009

Uçak Mı? İstemem, Bana Devletimin Trenleri Yeterli

Öncelikle şunu belirtmem lazım, uçaklara aslinda karşı değilim, ama güvenmem ...

Hayatım boyunca sadece ve sadece iki kez binmişimdir uçağa :-))
Yıl 1995 ...
Divriği'den İstabnul'a dönüyorum, yaşım o zaman 18, ve yanlızım ...
Sabahın 5:00'ı, yataktan kalkmış ve son dakkada minibüse yetişebilmiş, o da Kangal Durağında ekıstıradan on dakka beklemesi yüzünden Sivas'a hava alanı otobüsünün hareket saatına yetişememişim ...
Hareket : Sivas : 10:00
Durak : Ankara : 10:50
Hareket : Ankara : 12:00
Muvasalat : İstabnul : 12:55
Bir Cuma günüydü, hava açık, güneşli, ve mevsimlerden de yazdı ...
Ücreti de 2.300.000 (İkimilyon Üçyüzbin) TL.
(Bu para o zamanın parası, daha tabi ki Türk Liramızdan Altı Sıfır atılmamıştı)
Günümüzde bu parayla Kabataş'tan Adalar'a bile gidemezsiniz ...

O günü çok hoşlanmıştım ama şimdi nefret ediyorum ... Çünkü şişli havada kımıldamıyor bile :-((
Ama Devletimin Trenleri öyle mi?
Eğer yolda kaza, tamirat, bozulma, falan filan feşmekan namevcudsa mutlak muhakkak suretle seni gidiceğin yere eninde sonunda götürür. Sis, kar, tipi, yağmur, çamur, fırtına, güneş, hava ne olursa olsun trene asla etki etmez, yeter ki Lokomotif bozulmasın.

Günümüzde her tarafa hava alanları yapılması çalışmalarına kahkahalarla gülüyorum :-))
Hava alanı yapacağınıza tren yolu yapsanıza, sorna da adam gibi trenlerinizi işletsenize?
Sizin hiç mi aklınız çalışmıyor?
Trenin mucidi aptal mıydı treni icad ettiğinde?
Ya da I. Abdülmecid de mi aptaldı 1856 Yılında Alsancak - Aydın hattında Trenin Osmanlı İmparatorluğu hudutları dahilinde işletilmesine ferman verirken?
Elbet bu insanlar bir şeyler biliyorlardı muhakkak ...

Hem sorna Tren bir çok deyime konu olmuştur, mesela "Treni Kaçırmak" gerçekten trene yetişemeyip istasyondan gidişine ardından bakakalmak anlamına geldiği gibi, mecazi anlamda bazı fırsatları değerlendirememek, hayatı yakalıyamamak anlamına da gelir.
Ama uçakla ilgili atasözü ya da deyim yoktur.
Size uzun zaman sorna yazıcağım şarkılarda da başrol oyuncusu Devletin Trenleridir.
Siz bu güne kadar, bırakın başrolü, sözcüklerinin herhangi biri "Uçak" ya da "Teyyare" olan bir şarkı veya türkü duydunuz mu?
-Aksini iddia eden bana yazabilir, her konuda bilgi paylaşımına açığımdır-

Sonuç olarak, ben uçağa karşı değilim, binenlere de saygı duyarım, ama bana herhangi bir yerden diğer herhangi bir yere giderken önüme iki seçenek koysalar, cevabım aynen şöyle olur:

"UÇAK MI? İSTEMEM, DEVLETİMİN TRENİ BANA YETER!"

Kara Tren

Gözüm yolda gönlüm darda
Ya kendin gel ya da haber yolla
Duyarım yazmışsın iki satır mektup
Vermişsin trene halini unutup

Kara tren gecikir belki hiç gelmez
Dağlarda salınır da derdimi bilmez
Dumanın savurur halimi görmez
Gam dolar yüreğim gözyaşım dinmez

Yara bende derman sende
Ya kendin gel ya da bana gel de
Duyarım yazmışsın iki satır mektup
Vermişsin trene halini unutup

Kara tren gecikir belki hiç gelmez
Dağlarda salınır da derdimi bilmez
Dumanın savurur halimi görmez
Gam dolar yüreğim gözyaşım dinmez

Özhan Eren - Beste Formu

Kara Tren

Kara tren gelmez mola düdüğünü çalmaz ola
Gurbet ele yar yolladım metkubumu almaz ola

Allı gelin al olaydın selvilere dal olaydın
Gelen geçen yolculardan nazlı yar beni soraydın

Aldım çantamı elime düştüm gurbetin yoluna
Bilseydim ayrılık vardı düşmezdim alem diline

Allı gelin al olaydın selvilere dal olaydın
Gelen geçen yolculardan nazlı yar beni soraydın

Evlerinin önü taştan sen çıkardın beni baştan
Ben seni sevdim seveli gözlerim dinmiyor yaştan

Allı gelin al olaydın selvilere dal olaydın
Gelen geçen yolculardan nazlı yar beni soraydın

(Anonymous)