Bu Blogda Ara

10 Ağustos 2018

Ekomoni Israrla Tıkırında

Son zamanlarda bazı nesne-i şerifler çok fazlama değişmeye başladı.
Döviz ücretleri aldı başını gidiyor, alış ve satış arasındaki makas birkaç gündür çok açık.
Lütfen aşağıdaki resm-i şerifi büyüterek inceleyiniz:


Bugün bir iş zamanı için teşrif etmiş bulunduğum Çarşı'da ekomoninin hâlini de görüntülememezlik etmedi ben.
Hadi balakım yok mu arttıran?
Satıyorum, satıyorum, saat-tım.

06 Ağustos 2018

Hacı Bozan Dondurma Yummi

Hayat bazen yummilenmekle güzel benim için. Hele de bütün gün hiçbir şey yemedikten sonra hâlkımızın genelde akşam öğünlerini yummilenirken ben daha kahvaltımı yapmak örnek olarak.


İşbu temaşa ettiğiniz poğaçalar içleri beyaz peynirli ve kaşar peynirli olup kaşarlar saçak gibi sarkıtılmış harika nefis bir şey.
Ortadaki börek kıymalı tepsi böreği, onun da tadı başka türlü bir nefis.


İnsanın morâli bozulunca kendisine en iyi gelen nesne-i şeriflerden biri de dondurmadır.
Bu akşamki dondurmamın muhteviyatında kahve incir ve muz mevcut.
Bir yummilenen pişmân, bir de yummilenmeyen pişmân, tadları insanın damaklarında kalıyor.
Bunun da sırrını bir gün sizinle de paylaşırım.
Şimdilik bendenize afiyet olsun, sizler de buyurup gelirseniz sizlere de şimdiden afiyet olsun.

25 Temmuz 2018

Balık Zihin Dostu

Eski zaman insanatının önemli bir lâf-ı şerifi mevcuttu bir zamanlar.
"Denizden babam çıksa yerim."
İşbu söz-ü ata-i şerifin ne kadar doğru olduğunu Çin Hâlk Cümhûriyeti'nde bulunan Zheijang Üniversitesi'nde görevli olan Çinli bilim adamları ve öğretmenlerin onaltı yıldan beridir sürdürdükleri araştırmanın sonuçlarıyla bilimsel olarak da kanıtlanmış bulunmakta.


Çünkü haftada bir defa olsun yummlenilen balıkların kadınlarda bunamaya karşı yüzde otuzsekizlik erkeklerde de karaciğer yetmezliklerine karşı yüzde otuzyedilik oranda rizikosunu azaltmakta.
Her zaman sürekli araştıran İsviçeli veya çalışkan İngiliz ve gecelerini gündüzlerine katan Amerikalı bilim adamları yerine bu seferki araştırmayı yapan Çinli bilim adamları mezgit gibi yağlı balıkları tavsiye etmişler.

Milenyum Şelâlesi

Milenyum kelime-i şerifinin hayatlarımıza bundan ondokuz yıl önce İkibin Yılı'nı simgelemek için girdiğini sanırım o günleri yaşayanlar bilirler.
Milenyum geldi geleli dünyanın her tarafında gökdelenler doluşmaya başladı, eskiden sadece Amerika'da olan gökdelenlerden günümüzde İstanbul'da da ziyadesiyle mevcut.
Bu gökdelenlerden biri de Çin Hâlk Cümhûriyeti'nde bulunan Guiyang Büyükşehir Belediyesi hudutları içerisinde, ancak bunun diğerlerinden bir farkı var.
Mâlum-u âliniz gökdelenlerin olduğu vilâyetlerde yeşil alan park bahçe gibi nesne-i şerifler pek bulunmazlar. Bulunsalar dâhi zor fark edilirler.


 İşbu temaşa eylediğimiz yüzyirmibir metre yüksekliğindeki gökdelenin cephelerinin birinde saatte beşyüzotuz lira elektrik yakan dört ayrı tanktan pompalanan suyun yanından aktığı yüzyedi metrelik bir şelâlé yapılmış.
İstihbarattan aldığımız mâlumatfuruşa göre sâkin havalarda sorun değil ama rüzgâr estiği zaman zarfında yapay şelâleden akan sular oldukça geniş bir alanda yağmur yağmış gibi bir manzara-i nefâsete sebep olmaktaymış.
Üstelik aynı istihbarata göre şimdiden işbu gökdelen Guiyang'da turistik bir cazibe merkezi oluvermiş.
Kısaca elin Çinlisi yapıyor kardeşim, biz buradan ne dersek boş. Darısı bizimkilerin de başlarına.

Üç Boyutlu Yünnoş Sanatı

Kedilerin dünyaları bizden farklıdır. Eğer bir kedi bir insanın yanındaysa bu konuyu biz insanlar değil kediler bizi seçmişlerdir.
Kedilerin anavatanlarının da Anadolu olduğunu söylersem çoğunuz gülerdiniz ama bu konu başka bir yazımızda didiklenecek.
Bendeniz işbu yazı-ı şerifimde bambaşka bir mevzuat-ı umumiyeden bahsedecek.


Bugünkü haberlerimizde sanırım Uzak Doğu'dayız, çünkü memleketimizden çok ama çok uzaklarda olan Japonya'da kendince bir şeyler yapmaya çalışan Wakuneco adında bir sanatçının hünerlerinden bahsediyor işbu haber-i şerif.
Yaklaşık üç yıldan beridir yün yumağı ve çeşitli iğnelerle kedilerin üç boyutlu gerçekçi portrelerini yapan kahramanımıza dünyanın her tarafından tâlep yağıyor.
Bugünkü inokta olmayan basınımız da bu hadise-i şerifi haber yapıp birkaç resmini paylaşmış, bana da bu güzel haber-i şerifi sizlerle paylaşmak düştü.
Ne dersiniz, başarmış mı? Yorumlarınızı yazmamazlık etmeyin.