Bu Blogda Ara

15 Mayıs 2015

Karakterlerimizi Burçlar Belirliyorlar

Bu dünyada burçlara meraklı birçok insan boşu boşuna yetiştirilmedi.
Geçenlerde yine Amerika'da bir araştırma yapmışlar bizim Connecticut Ünüversütesü öğretmenleri ve bu sefer de üçyüz ünlü zat-ı muhteremin doğum tarihleri ile şahsiyetlerini karşılaştırmışlar.
Şaşılacak derecede hepsinin karakterleri ile mensup oldukları burçların bilinen özelliklerini taşıdıklarını ortaya çıkartmışlar.


Yani demek ki artıkım burç ve fal yorumlarına daha fazla dikkât etmemiz gerekiyormuş.
Çünkü işbu ahvâl ve şeraitte bilimsel olarak da ispat edilmiş bir hakikât mevcud önümüzde.
Ne diyelim, dünyada yepisyeni bir bilim dalı daha oluştu. Eskiden sadece eğlencelikti, şimdi koşullar değişiverdi.
Hayırlı olsun.

Bir Avuç Ceviz

Ceviz candır, gerisi heyecandır. Yemesi de, soyması da ayrı bir uğraştır. Hele sağlıklarımıza faydaları saymakla bitmez.


Bu yazımda size Harvard Ünüversütesü'nde daha yeni keşfedilen bir bilgiyi paylaşacak ben.
Günde bir avuç ceviz bağırsak kanserine yol açan tümörlerin büyümelerini engelliyor.
Bizim Anadolu'da yüzyıllardır bilinen gerçeğe Amerikalılar daha yeni erişebilmişler. Onca thechnologyleri var ama hiçbir şeyi bilmedikleri nasıl da ortaya çıkıyor?
Çünkü onlar ceviz pek yemezler. Cevizin bir özelliği de aklı çalıştırmasıdır çünkü.

13 Mart 2015

Kulaklık Taym

Bu yazımdaki kulaklıklar sıradan sade bir kulaklık değiller.
Moda dünyasından uzağım ama geçenlerde Milan Moda Haftasında bizim sevgili Dolce & Gabbana  yepisyeni kulaklıklarını görücüye çıkartmışlar.


Ama öyle bir kulaklık ki deriden yapılmış ve üzerinde de birbirinden değerli mücevherlerle süslenmiş.
Bu güzel ve sevimli sayılabilecek kulaklığın fiyatı ise neredeyse bir küçük servet, onsekizbin lira.


Bir de üçbin lira fark vererek tilki postlu kulaklık da alabilmeniz mümkünmüş.
Çıldırılmış üçharflilik.

Balıkçılar Çarşısı

Az önceki yazımda balıktan bahsettim ya, şimdi bu haber birçoklarınızın hoşlarına gitmeyecek.
Zamanın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Bedrettin Dalan'ın 1988 yılında yaptığı Kumkapu'daki Balıkçılar Çarşısı 27 yıllık kullanımdan sonra tarihin tozlu sergenleri arasında yerini aldı.


Malûm-u aliniz çarşının yerinden Avrasya Karayolu Tüneli geçecek ya, son zamanlarda zaten yetersiz kalan ve trenler kaldırıldıktan sonra kapasitesinin çok ama çok üstüne çıkan sahil yolunu daha da fazla tıkayıp tren zamanı yarım saatta gidebildiğimiz yolu otobüsle yaklaşık üç saatta gidebilmeye başladığımız o meşhur yolun Kumkapu mevkiinde kenarından geçerken İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı iş makineleri tarafından arazide bulunan otuzüç dükkânı yıkıyorlardı.


Çarşı şimdilik Samatya'ya taşınacak, hani geçenlerde miting alanı olarak doldurulan arazinin bir köşesine kendilerine yer gösterildi.
Kendileri için ise İstanbul'un çok ama çok uzağında yepisyeni bir hal hazırlanmakta, ki bu da Gürpınar'da.

Dans Et Bunama

Dünyada bilim adamı çıkartan tek yer İsviçre değildir. Ama en iyi ve en araştırmacı bilim adamlarının İsviçre'den çıktıkları doğrudur. Artıkım havasından mıdır suyundan mıdır bilinmez ama her şeye rağmen bütün dünya İsviçre'li bilim adamlarının önünde ceketlerini ilikleyip el pençe divan durarak hazırola geçerler.


Ama bazen İskandinavya'da da iyi bilim adamları çıkmamazlık etmez.
Bu yazımızda Finlandiyalı bilim adamlarının yaptıkları araştırmada dans etmenin bunamayı önlediğini öğrenmiş olacağız.


Gelgelelim sadece dans değil bu konu, işin içine Japon icadı olan Sudoku çözmek ve balıkla meyve yemenin de hafızayı güçlü tuttuğunu söyleseler inanır mıydınız?


Balığı ben de biliyorum, çünkü size bir fıkrayla bu yazımı tamamlayacak ben.


Bir gün Yahudinin biri Trabzon Çarşısında dolaşırken bir balıkçıda o güne kadar adını bilmediği çirozu görmüş, hemen gelip Laz balıkçıya sormuş:
"Bu nedir, nasıl bir balıktır?"
Balıkçı şöyle bir süzmüş Yahudiyi:
"Bundan ye, zihnin açılır. Sadece üç lira"
Yahudi bunun üzerine hemen bir taneyi midesine indirmiş. Ama bakmış hiçbir şey olmuyor, balıkçı hemen atılmış:
"Bir tane daha ye."
Yahudi üç lira daha verip ikinciyi de yemiş. Ama yine tık yok.
Balıkçı üçüncü, dördüncü ve beşinciyi de yedirmiş.
Yahudi altıncıyı da yedikten sonra:
"Galiba sen beni kazıklıyorsun" demiş.
Balıkçı hiç altta kalır mı?
"Ben sana demedim mi aklını açar diye? Biraz geç oldu ama olsun."


Sözün kısası Finlandiyalı bilim adamları araştırmanın sonucunda basın mensuplarına verdikleri beyanatta "Dans etmek hem fiziksel olarak aktif olmayı hem de sosyâlleşmeyi sağlayarak hafızayı güçlendirir" demişlerdir.
Benimle dans eder misiniz?