Bu Blogda Ara

26 Eylül 2014

Bebek

Aslinda evlilik belki bana göre değil, çünkü ben kedi gibi özgür ruhluyumdur, ki hepiniz biliyorsunuzdur zaten.
Ama böyle güzel bir ufaklığı görünce dayanamadı ben.


Böyle güzel bir ufaklığım olsa onu işte boile öpe öpe bitiremez ben.
Ama bundan bir tane yapablmek için bir ortağım bile yok =((( Malûm-u aliniz bebek tek başına yapılmaz. Bunu yapan iki kişi, biri erkek biri dişi =)))
Biz de ne yapalım, sanal bebek resimleriyle idare edeceğiz artıkım.

Öküz Altında Ne Ararsınız?

Toplum olarak biz hepimiz öküz altında buzağı aramaya çok ziyadesiyle meraklıyızdır.
Gelgelelim artıkım öküzler altlarında buzağı taşımıyorlar. Zaten doğal olarak da imkânsızdır, öküzler hâmile kalamazlar.


Günümüzde öküzlerin hâl ve gidişâtı çok ama çok ziyadesiyle değişikliğe uğradı geçerken.
Artıkım hepsi kibâr birer "Beyfandı" =)))
Baksanıza altlarında artıkım buzağı yok, düpedüz şekilde görüldüğü gibi otobomil var.

Siyah Ve Beyaz Asilliği

Demin Ralph Lauren sağ olsun sürekli beyazları hayatımıza soktu ya, bu sefer ben size başka bir versiyon paylaşacağım.
Biraz tuhafınıza gidebilir belki ama bunlar deminkilerden daha güzele benziyor.
Aslinda ikisini birleştirmeliydim belki ama ayrı ayrı daha güzel.
Tenkit ve lâf sokma seanslarım başlıyor =)))


Burada gördüğünüz beyaz triko elbise, eteğinin boyu harika ama erkek çorabı hiç olmamış.
Bu elbisenin altına giyilebilecek tek çorap külotlu kadın çorabıdır kanımca, yanılıyorsam beni düzeltiniz.
Hâttâ rengi de 57 veya 38 olması gerekir.


Buradaki gördüğünüz daha biraz mazbut gibi, daha bir usturuplu.
Ama yine çorapta sıçmış. Hiç siyah bir elbisenin altına beyaz çorap olur mu?
Ha, Ralph'çım burada bize Absürdistan Modası'ndan bahsediyorsa bu kızlar Dünya Güzelleri, lâkin bu kadar absürdlük bize fazla gelir.

Ayfon Altı

Altı aydır bahsedip duruyorlardı bundan.
Beklenen meşhur Ayfon Altı sonunda müstemlekemize geldi.
Öncelikle hoş geldi safa getirdi, ona bir diyeceğimiz yok.
Ahanda size resmini de buldu, bunu da size armağan ediyor ben.


Şimdi zurnanın zırtladığı yerlere gelelim:
1. Ayfon Beş daha yeni çıktı, çıkalı henüz bir yıl bile olmadı.
2. Ayfon Altı'nın kendi navigasyonu arızalı. Bunu kendi kurumunun başında olan adam itiraf ediyor.
3. Ayfon Altı çıktı ama şarz sorunu henüz çözülmedi. Hâlâ akıllı telefon mu aldık yoksa prizin yanında loca mı kiraladık belli değil.


Şimdi de bam telinin patladığı noktadayız:
Ayfon Altı'nın fiyatı ortalama olarak 2500 (ikibinbeşyüz) Türk Lirası.
Millet şimdi özenti olarak bunun peşine düşecek kesin.
Ama bilinmeyen bir gerçek daha var, bu millet bu parayı nereden buluyor?
Nereden bulduğu belli, nasıl otobüsle çok ucuza gidebileceği yere arabasıyla giderken harcadığı benzin parasını bulduğu yerden.
Peki müstemlekemizde asgari ücret ne kadar? 846 (sekizyüzkırkaltı) Türk Lirası. Net.
Bu şartlar dahilinde Ayfon Altı almak isteyen biri üç ay boyunca yemeyecek içmeyecek sıçmayacak gezmeyecek ki bir tane alabilsin.


Yeme bizi Ekomoni, sen zaten tıkırındasın, sana hiçbir şey olmaz.
Biz böyle gösteriş budalalığında kalmaya devam edersek bizden bir bok olmaz.
Ewrupa Birliği bizi neden arasına almadığını biz kendimiz kendimize açıklıyoruz zaten, bir de kalkıp da Ewropa'ya kabahât bulmayalım iyisi mi.
Biz kendi müstemlekemiz sınırları dahilinde bize müsade edilen alanların içinde dizlerimizi kırıp götümüzün üzerine oturalım.
Belki aklımız başımıza gelir.

Ralph Lauren

Benim sevgili Ralph'ım Lauren'im bakın bu sonbaharda nasıl bir tarz belirlemiş?
Sabah sabah Pinterest'te gördüklerim bana yeter de artar bile.
Başlıyoruz efenim defilelerinden gelen resimlerine.


Zürefanın düşkünü, beyaz giyer kış günü, sonunda şifayı kapıp da şaşırınca bana gel beni dinle iyi yaz, defteri kâlemi al iyi yaz.


Eski adamlar doğruyu söylemiş bir çiçekle bahar olmaz.
Kişi kendini bilip sağa sola sormalı, can pazarı bu oyun olmaz.


Mavi giyme tanırlar seni yolcu sanırlar.
Geçme kapımın önünden seni benden alırlar.


Siyah giyme söz olur, beyaz giyme toz olur.
Gel birlikte gezelim, dileğimiz tez olur.
Salına salına gel, dön dolaş yine bana gel.


Al ipek yeşil ipek keytan ederler, vay nene namurad olam bühtan ederler.
Uyma eller sözüne keytan ederler, hay anam sırf bu yüzden bühtan ederler.



Kırmızı gülün adı var, her gün ağlasam yeri var, bugün benim efkârım var, ah bu gönül seni arz eder.


Beyaz giydim karelendi, ciğer parem parelendi, deli gönlüm alevlendi.
Gece gündüz arıyorum, uçan kuştan soruyorum, aşkın ile ateş oldum.


Efenim malûm önümüz kış, kışın ortasında beyaz mı giyilir?
Ben size şimdilik rahmetli Barış Abi'mizin (Manço) güzel bir kış reçetesiyle bitireyim.
Resimden sonra.


Minto, toremondo kawa (Nane limon kabuğu)
Bir güzel kaynasın aman haha
İçine hatme çiçeği, biraz çöreotu katasın ama hâttâ biraz tarçın, bir tutam zencefil aman bin derde deva geliyor, biraz daha sabret güzelim ha ha ha ha hapşu!
Çok yaşa!
Sen de gör!
Rahat ve iyi yaşa!