Bu Blogda Ara

06 Mayıs 2014

Aileler Yarışıyor

Normâlde televizyon programlarından yazmam. Ama bugün içimden yazmak geldi, çünkü öyle bir soru geldi ki, tarifi imkânsız bir vaziyet.

Soru şöyle: Kız istemeye gidildiğinde damat adayına sorulan sorulardan birini söyleyin?

Bunlar da cevaplar:
1. Ne iş yapıyorsun?
2. Askerliğini yaptın mı?
3. Sağlık sigortan var mı?
4. Nerelisin?
5. Kaç yaşındasın?

Tabi başka sorular da sorulur ama yüz kişi bunları söylemiş.
Evlenmeye niyetli erkeklere bir hazırlık olması için size bugünkü yarışmayı derledim.
Vatana ve millete, hayırlı uğurlu ve bereketli olsun efendim.

Son Temsil Öncesi

Bugün içim biraz hüzünlü sanki ...
Ekimden beri arkadaşlarımla birlikte üzerinde çalıştığımız "Televizyon Cumhuriyeti" adlı tiyatro piyesinin son temsiline kadar sıra geldi.
Hayatta başlayan her şeyin bitme gibi bir hastalığı var ne yazık ki =(((
Şimdiye kadar kaç tane tiyatro başladı, kaç tane bitti?

Hayat tiyatrodan ibarettir. Mekânınız sahne, yaşadıklarınız piyes, söyledikleriniz de repliktir.
Bazı mizansenlerde yönetmen, bazılarında başrol, bazılarında figürân olursunuz. Yeri geldiğinde de suflör.
Her şartta olduğu gibi, oyun bitince santranç tahtası kapanır, şah da piyon da aynı kutuya girer.

Boşuna dememişler "Tiyatro hayatın aynasıdır" diye.
Aslında ayna değildir, hayatın aslında kendisidir tiyatro.

04 Mayıs 2014

Televizyon Cumhuriyeti Gala

Nihayet büyük gün geldi çattı sonunda =)))
Bu akşam galamız var.


Kaç aydır çalışıyor çabalıyoruz arkadaşlarımla birlikte, ama her yıl olduğu gibi koskocaman galada yine benim misafirim olamayacak =(((
Ben kendim yalnız kalabalıklar arasında bile yalnız kalmaya alışkınım aslında.
Belki bu yıl bir değişiklik olur, belki bir multşize olur, belki de kankam kalkar da gelir diye hayaller kurarken yine bilinmedik güçler tarafından hepsi tuzla buz oldular =(((


Bana destek olmadığınız ve benim seyircim olmadığınız için siz sevgili arkadaşlarıma ne kadar teşekür etsem azdır!


İşte sonunda çiçeklerim de geldiler, beni anlayabilen zaten bir tek onlar, artıkım ne dersem boş =(((

Görgü

Gönül koymak haddim değil. Ben bir şey diyorsam boş yere demiyorum.


Bazı insanlar gerçekten cansız manken gibiler. Hani şu vitrinlerde olan ve beyinleri olmayanlardan.
Bana görgüden bahsedenlerin bana karşı yaptıkları görgüsüzlükleri yazmaya kalkacak olursam eminim hiç birinizin yüzüme bakabilmeye cesareti kalmaz.
Ben bana karşı yapılan hiç bir şeyi unutmam, sadece acısını çıkartmak için en uygun zamanını beklerim.
Hayatımdan bir sayfayı bile kopartıp atmaya kıyamazken günün birinde koskocaman defteri hiç acımadan gürül gürül yanmakta olan ateşe atmaktan çekinmeyeceğimi de fark ettim bu gece.


Benim hayatım kalabalıklar arasında bulunurken bile yapayalnız geçiyor, kısacası ben yalnızlığa alışkınım.
Bu yüzden de bazılarının varlıkları benim için çok fazlama da önemli değiller.


Ama insan söz vermese bile kendisini beklediğini bildiği birine gelemeyeceğini bir haber verse en azından ötekinin gönlünü almış olur.
Ben hayatta çok şeyi affederim, ama duygularımla oynanmasına ve aptal yerine konmama asla izin vermem.

02 Mayıs 2014

Eşitlik Mi?

Kadın milleti bir zamandır "Kadın Erkek Eşitliği" derler tuttururlar ...
Oysa dikkâtli bakarsanız hayata, aslında kadınlar biraz abartmıyorlar mı?
Hani erkekler adına istiyorlarsa ve bu isteklerinde samimiyseler sözüm yok, ama kendileri için eşitlikten bahsediyorlarsa buradan tek cevabım aslında dünyanın kadınların etrafında döndüğüdür.


Şu yukarıdaki şekilde de görülebildiği gibi aslında kadınlar erkekleri parmaklarında oynatıyorlar.
Zaten boşuna dememişler, Şeytan bile kadını görünce ceketini ilikleyip esas duruşa geçer.