Bu Blogda Ara

18 Ağustos 2009

Canım Boğazıma Saplanan Üçüncü Kazık

Ey Sevgili İstanbul Halkı!
Geleceğiniz çalınıyor haberiniz olsun!
Çünkü Boğaziçi'ne üçüncü köprü "Tarabya - Yalıköy" arasında bir kaç yıl sonra dikilecek.

Her ne kadar bazı zevat-ı şahaneler yalanlıyorlarsa da bu köprü procesi malesef henüz içinde yaşadığımız İstanbul'un kalbi ve akciğerlerine saplanmış bir hançer.

Ortalama bir insan kalbine ve akciğerine hançer yerse artıkım ruhunu Allah'a teslim etmesi ve geride kalanların da onu bir cenaze töreniyle toprağa gömmesi gerekmektedir.
Ola ki ama çok çok çok çok küçük bir ihtimal ki bu da katrilyarda bir, hayatını kaybetmediyse bu sadece Allah'ın o kişiye biçtiği vade henüz dolmadığı içindir. Fakat bu durumda bir daha asla iyileşemez. Bir insana böyle oluyor da, bir şehre neler olmaz ki? O şehir ki artık ağır yaralı, tedavi olması lazım, bizse öldürmeyi seçiyoruz, ama gelgelelim ki cenaze için paramız yok.

Bu işin içinden nasıl çıkabiliceğimizi bana bir zahmet yazabilir misiniz?

Tabi buarada sadece Tarabya ve Yalıköy değil, şu aşağda gördüğünüz semtler de etkilenicek:

Kınalı (ada değil, Tekirdağ'a bağlı)
Çatalca
Hadımköy
Behçeşehir
Sazlıdere ve Alibeyköy Baraj Arazisi
Fatih ve Belgrat Ormanları ve Hacıosman Bayırı
Sarıyer, Büyükdere, Çayırbaşı, Yeniköy
(Karşı Kıyıya Geçtik)
Beykoz, Paşabahçe, Dereseki, Çayağzı (Riva), Gassay Arazisi
Polonezköy
Çavuşbaşı
Çekmeköy ve Alemdağ
Ömerli Baraj Arazisi
Sultan Beyliği
Kurtköy
Akfırat
Tuzla
Gebze

01 Mayıs 2009

İşçi Bayramı

Sonunda büyük gün geldi çattı.
Bu kadar tantanaya ve inada aslinda hiç gerek yoktu, hani daracık köprüde karşılaşan ve önce ben geçicem tartışması yapan iki inatçı keçinin hikayesini sanırım bu olayın yaşama sürecinde nerdeyse tekrar yaşıycaktık.
Fakat bu sefer aklıselim galip geldi, bu yıl "Makul Sayıda" temsilcinin Taksim'e çıkmasına izin verildiği cihetle sanki iki sevgilinin özlemle birbirlerine kavuşmasına benzer bir manzara-i haşema cereyan eyledi. Lakin ara sokaklarda biriki küçük hadise vukua avdet eylemedi değil, mesela Feriköy'de falan veya Şişli'de feşmekan civarlarında geçen yılki olayların onda biri kadar vukuat haberleri geliyordu akşam arkadaşımla Emesende yazışırken :-(
Tabi ben o mıntıka-i etrafatta bulunmadığım cihetle bana avdet eden istihbarata göre size naklediyorum hadiseleri.

Buna rağmen tüm gün dükkanda yanlızdım, hem resmi tatil olduğu için bugün ekomoniden bahsetmiycem, çünkü ekonomi benim nazarımda bayram günleri çalışmaz. Zaten küçük oynamalar haricinde çizgisi sürekli aynı, fazlama değişen bir şey yok fiyatlarda.

Hazır bugün bayram ve tatil, bize de birazcık tembellik yapmak düşer dimi ama?
Zaten bu aralar öyle harıl harıl iş de yok, oturmaya devam etmekten ben gevrek olmuşum, sadece gelenleri yapıyorum kaçan da kurtuluyor :-)

Hade balakım sevgililer, tüm işçi arkadaşlar, hep birlikte aklıselimin cehalete galebe çaldığı sakin ve sessiz nice Bir Mayıslara!
Bayram coşkusunun her yanı sardığı güsel güneşli günler dilerim herkese, İşçi Bayramımız Kutlu ve Mutlu Olsun :-)

03 Şubat 2009

El Siva

Ekinleri dize kadar uzattık bunun üstüne bazıları oturdular, bu oturanların ellerine birer nesne-i şerif tutuşturunca verirken kısa olan eşya bunlar ellerine aldıkları dakka uzamaya başladı.
Biz de bunun üstüne taşın üstüne çıktık, tabi bunlar da altımızdaki yoldan geçerken bir başka nesne onların yollarını kapattı.
Kaldı ki bilirsiniz portokal soyulmadan kabukla yenmez, kabuğunun tadına da pişirince doyum olmaz, bu kabukları bir de fırında kızartırsan tadı taa Sivas'tan duyulur :-)
Evet vericeksin ama bu kadar vermiyceksin, yoksa senden şüphe ederler, çünkü o kadar çok veresiye verildi ki en sonunda Fortis Mecidiyeköy'deki şubesini kapatmak zorunda kaldı, çünkü kalmadı :-)
Tabi fiyat düşünce herkes mala hücum eder, elde kalmaz, mal kalmazsa da mecburen yeni mal almaya çıkmak gerekir, tabi fiyatı sana uygun olmalı, yoksa zarar edersin.
"1.65, 2.12, 1.42, 2.35, 47.30"
Aslinda hala yüksek, düne nazaran düşmesine rağmen, fakat ben ekomoni doktoru değilim, olamam da, çünkü ekonomik hareketlere aklım ermez.
Kaldı ki benden tedavi için yardım istemediler, sadece raporla dediler.
Çünkü zamanla azalırmış sevgiler, fakat bana şuandaki bulunduğum vaziyet-i umumiye de kafi miktarda yeter.
İşimden yeter ki fırsat olsun, kriz biraz düzelsin, neşe halet-i ruhiyeye egemen olsun, bir de kafaca uyuşsun, o zaman kim korkar hain aşktan?!
Şuanda her ne kadar kalbimin kapıları kilitli ama ilerde açılmıycağnı bana hiç kimse söylemedi, bu da böyle bilinsin!

02 Şubat 2009

Zor Bir Hafta Ve Zor Bir Ay

Şu Pazartesilerden nefret ediyorum :-( Hem de çocukluğumdan beri ...
Yaşadığım anın tadını çıkartmayı da malesef beceremiyorum, nedeni ise bilinmez :-( Hem de bu işin nasıl yapılıcağını bilmeme rağmen.

Hani derler, daha doğrusu Sevgili Barış Abi'nin (Manço) bir şarkısı aynen şöyle der:
"Barış iğneyi kendine batırır çuvaldızı başkasına
Bol keseden aklı ona buna dağıtır darısı kendi başına
"
Benim vaziyet-i umumiyenin de bu mısralardakilerden aşağı kalır tarafı yok, ben de sizlerden:
"Aman doktor canım cicim doktor derdime bir çare
Umarsız dertlere düştüm doktor bana bir çare
"
Diyerek birazcık akıl istiyorum, hem hepinizin bazen iyi bazen de kötü günü olmaz mı? Her gün her an iyi olucak diye bir Kanun-i Esasi mi var?

Bugünden itibaren ekomoniyi iyice bir masaya yatırıyorum, çünkü mensubu olduğum cemiyet bir karar aldı dün akşam.
Sepet Büyüyücek
Hesapları daha iyi tutabilmek için iki eleman daha katılıyor listeye, bugünkü fiyatları da huzurlarınızda:

"$: 1.66, €: 2.12, F: 1.43, £: 2.35, HA: 48.20"
Sıralama bu şekilde olcağı için size tanıtım amaçlı sembollerini koydum, bir daha koymiyicam.

Görüyorsunuz ki Has Altın almış başını gidiyor, sen otur da bu fiyatlarla iş bekle, dükkanda akşama kadar telefon çalmıyor, ne yapmalı onu da bilmiyorum, bu şartlarda nereye kadar devam edebilirim?

Kısaca aya iyi başlıyamadık, en azından sonu iyi bitsin bari, hatta yazdıklarım bile boş iş, bu sıkıntılarda insana ilham da gelir mi?

01 Şubat 2009

Trenciler Dikkat

Devlet iki aycık gibi kısacık bir zaman sonra tekrar trenlerinin hareket ve muvasalat saatlarını değiştirmeye gerek duydu, bugün ilk kez yeni saatlerle çalışıcaklar ...
Bir iyi gelişme daha, inşallah da dönülmez geri, son treni 24:15'de kaldırıyor, artıkım ada dönüşü daha kolay olucak demektir.
İki yıl öncesini hatırlar mısınız bilemem, son treni kaçırdığım için takside on misli kazık yemiştim, hala da o kazığın acısı içimde :-(

Hadi ama yaz, gel artıkım da adanın ve denizin tadını çıkaralım.

Hatta yaz gelmeden hele bir de karlı havada bir ada kaçamağı yapabilir miyim bilmiyorum, çünkü adayı çok özledim.
Bu soğuk havada acaba adadakiler neler yapıyorlardır dersiniz?