Bu Blogda Ara

23 Eylül 2011

Starbucks

Konularla ne alaka demeyin ... Şimdi size bir vaziyet-i rezilliyeyi haber vericem :
Hani herkesi koşa koşa gittiği bir Starbucks Coffee adlı bir kahveci dükkanı var ya, işte efenim onun Washington şubesinin tuvaaletinde kamera yerleştirmişler ...
Bu kamera da odadaki her bir şeyi kaydediyormuş ...
Bunu da William Yockey adlı bir müşterinin kızı görüyor, babasına söyleyince babası da Starbucks'un müdürüne haber vermiş, müdür de polisi çağırmış ...
Adam şimdi Starbucks'u mahkemeye vermiş durumda :-))


İronikleri bırakalım, original habere gelince:

Amerikanın Virginia Eyaletinde adamın biri Starbucks'a dava açtı.
Kahve dükkanı zincirinin Washington'daki bir şubesinin tuvaletinde kamera olduğunu iddia eden William Yockey adlı müşteri, beş yaşındaki kızının tesadüfen kamerayı fark ettiğini söylüyor ... Mahremiyeti ihlal davası açan Yockey'in avukatı Starbucks'tan Bir Milyon Dolar istiyor ...
Yockey ve kızı Nisan ayında gittikleri Washington'daki Starbucks'ta kadın ve erkeklerin ortaklaşa kullandıkları tuvalete girdiklerinde küçük kız lavabonun altındaki gider borusuna saklanmış şekilde tuvalete doğru bakan kayıt halinde bir digital kamera fark ettiğini söylüyor ... Olay üzerine Yockey, Starbucks'un müdürüne haber verince müdür de polisi çağırmış ...
Bu olay bu yıl içinde Starbucks Tuvaletlerinde yaşanan üçüncü kamera vakası.
(Taraf, 23.9.2011)

Aman arkadaşlar, ola ki Starbucks'a giderseniz tuvaletlerine girerken sağa sola gizli bölmelere bakmamazlık etmeyin, zira Amerika'da olan şey burdakilerde de başınıza gelebilir ...
Fakat ne olursa olsun kahvesi aslinda o kadar da fena değil hani :-))


Ama malesef Nero'daki gibi Çaklıt'ı yok :-(( Bu çok kötü, onun için fazlama tavsiye etmem ...


Yani bir şey değil, bizim evin hemen yanında da bir Starbucks var, ondan dahi çekinmiyor değilim bu haberi okuyunca, aynen Selin Sütçüoğlu'nun (Evrim Akın'ın hayat verdiği, Avrupa Yakası'nda Volkan'ın sevdiği kız karakter) dediği gibi, OHA Falan Oldum Yahnie :-))


Zaten eğer gidiyorsam da, sırf logosu yüzünden gidiyorum, fazlama ahım şahım bir yer değil, hele de az önce okuduğunuz skandaldan sonra ...
Artıkım sanırım Starbucks'la olan ilişkimi gözden geçirme zamanım geldi ...


Fal bile bakılmıyor, bu ne biçim kahveci?
Kahve dediğiniz içildikten sonra fala bakılır, bir şeyler sallanır, zevki böyle çıkartılır ...
Zaten Amerikalı bir işletmeden bizim usulleri öğrenmesini nasıl isteyebilirsiniz ki?

Sonbahar Gündönümü

Seninle sensiz olmak zor
Yokluğun içimde bir kor
Haydi yağmurlarla gel
İster günahlarınla gel
İster fırtınalar estir
Gül de güller açsın önümde
Ve işte böyle beklerken
Yaz bitti

Hacker

Son günlerde Bilgisayar Dünyasında bir takım kendisini adam olmuş sanan piç kurusu hacker bozuntusu onun bunun Facebok hesabını ele geçirmenin peşinde olduğunu bir çok arkadaşımdan haberlerini almış bulunmaktayım :-(( Eee, teknoloji değişti şimdi artık ...
Bu piç kurularının eskiden hedefleri Msn Messenger'di ... Kaç tane arkadaşımın programını patlattılar ben unuttum bugüne kadar :-((

Bir tuzaklı Elektronik Mektup hazırlıyorlar ve bu mektubu arkadaşlarına gönderiyorlar, onlardan da arkadaşlarına göndermelerini istiyorlardı ...
Tabi bu zincir mektup bir şekilde ilk hazırlayan hackere de geri geliyordu ... Hacker de bu adreslerden beğendiklerine Msn Daveti gönderiyor, sonra da bir resim içinde şifre kırıcı programını Truva Atı gibi gönderiyordu ...
Bu resmi tıklayan kullanıcı da Msn Messenger adresine de, arkadaşlarına, mektuplarına ve bilumum evrakına elveda demek zorunda kalıyordu :-((
Hotmail olsun Yahoo olsun böyle sahtekarlıklara uyandılar, Elektronik Mektup sistemini güvenceye almayı başardılar :-))
Günümüzde belki Msn Messenger eskisi kadar fazla kullanılmadığı hakikati göz önüne alındığında hackerlerin gözünü yükselen değer Facebok'a dikmeleri kaçınılmazdı ...
Facebok da bu saldırılara karşı uyandı, ama eksik kaldı :-(
Çünkü "Güvenli Bağlantı" (https ile başlayan adres çubuğu) seçmeli bir sekme :-((

Bana düşen de sizi böyle hesap hırsızlıklarına karşı korumak.
Güvenli Bağlantı Facebok'un "Hesap Ayarları - Account Settings" -> "Güvenlik - Security" -> "Güvenli Tarama - Secure Browsing" Sekmesinin içinde ...
Size tavsiyem en üstte yer alan sekmedeki kukuyu onaylama işaretiyle dolu tutmanız.
Bunu yaptıktan sonra "Save Changes - Değişiklikleri Kaydet" tuşunu tıklamayı sakın ola unutmayın.
Dilerseniz bir "Logout - Çıkış" ve tekrar bir "Login - Giriş" yapabilirsiniz.
Log-İn yaptığınızda "Cihaz Kaydetme - Check Point" sayfası çıkacak, o sayfada gri renkteki "Kaydetme" kukusunu tıklayın.
Elektronik Mektuplarınızın Gelen Kukusuna -İnbox- Facebok'a bağlandığınıza dair İp Adresli bir mektup gelecek ... Bu gelen mektupları kontrol etmenizi şiddetle tavsiye ederim, en azından bir başkasının sizin adınıza girip girmediğinden emin olabilirsiniz.
Adres Çubuğunuzdaki adresinizin başı da "https://www.facebook.com/ .... " olarak yazacak, bu da bağlantının güvenli olduğunu gösterir.
Fakat bu uygulama Facebok Uygulamalarınız açıldığında geçici olarak tekrar bağlanana kadar devre dışı kalıyor :-((
Bir de size tavsiyem girerken kullandığınız şifreyi başkalarıyla paylaşmayın, paylaşırsanız da ilk fırsatta değiştirin, ve yeni şifreniz mümkün olabildiği kadar uzun olsun ...
 
Tavsiye vermesi benden, uygulaması sizden ... Herkese bol güvenlikli günler dilerim :-))

155

Başlığı görüp de asayişle alakalı bir sorunum olduğunu sanmayın sakın ... En azından bu seferlik ...
Çünkü bugün Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Yüz Elli Beş yaşına bastı :-))
Hani şu Tekerlekleri Bedavaya Dönmeyen Devletimin Trenlerini işletmeyi pek beceremese dahi hepimizin güvencesi olan Kamu İktisadi Teşekkülü olan Şirket.


Şimdi burda kalkıp da Tren'in tarihini anlatmıyacam size ... Zira anlat anlat bitecek konu değil ... Ama iyi ki zamanında Tren Yolu yapılmış, bir şekilde işlemiş, bugüne kadar da gelivermiş ... Darısı yeni trenlere :-))


İyi ki varsın Devletimin Treni ... Seni çok seviyorum :-))
Senle yolculuk yaparken içim öyle bir huzur doluyor ki anlatamam ... Emin ol, uçak, otobüs, otobomil toplansa bir tren etmez ...
Hem dünya üstünde en güvenli taşıt aracı Trenlerdir, hem güvenli hem de sağlam :-))

22 Eylül 2011

Mendil Dili

Son zamanlarda dikkat ediyorum veya yaşadıklarım bana gösteriyor, insanoğlu artıkım karşısındakine ne nezaket gösteriyor, ne de arayıp hal hatır soruyor ... Hade bunları geçtim, Facebok'tan bile gönderileri beğenmek dışında bir şey yazmıyor :-((
Bir süredir merak da etmiyor değildim ki bu işler eskilerde nasıl meydana geliyordu diye?
Merakımı da geçtiğimiz günlerde Sayın Cengiz Semercioğlu gidermeyi başardı ...

Malum-u aliniz, İstabnul'un eskiden şöyle bir Osmanlı İmparatorluğunun Payitaht olduğu günlere kadar bir gidiverelim, bugünkü yazımızın sahnesi o tarihler olsun ...
O günlerde bırakın bilgisayarı ve cep telefonunu, normal sabit telefon ve elektrik dahi namevcud :-((
Sevgiliye ulaşabilmenin tek çaresi mektup, fakat okuma yazma bilmezseniz ne yazabilirsiniz ne de okuyabilirsiniz.


İşte burda imdadımıza mendiller yetişiyor ... Hani günümüzde pek bulunmayan, bulunsa dahi fazla üretilmeyen envai çeşit bez mendiller :-))
O günlerde de kağıt mendiller yoktu, herkes bez mendil kullanırdı ...
Zamanında hayat ne kadar güzelmiş, değil mi?
Şimdi kağıt mendiller çıkınca ortalığı da bir çöp yığını kaplamadı değil ... Bu konuyu başka gün yazıcam, şimdi güzel günlere devam edelim :-)


O dönemde şık ve zarif Osmanlı Hanımefendilerinin yakışıklı buldukları beylerin yakınlarında "Yere Düşürdükleri" işbu mendiller zamanın SMS'i çalışıyormuş ... Her rengin farklı bir anlamı var, birlikte bakalım isterseniz :

Beyaz : Seni delicesine seviyorum.
Eflatun : Yarın penceremin önünden geçiniz, size mektup vereceğim.
Fıstıki : Dikkat et, komşular görecek.
Kenarı Mor : Çapkın! Pek hoşuma gidiyorsun.
Kenarı Pembe : Sensiz yaşayamam.
Kenarı Sarı : Bir kaç gündür rahatsızım, çıkamayışımın sebebi bundandır.
Kenarı Yeşil : Sana daima sadık kalacağıma söz veriyorum.
Mavi : Kederlerdeyim, çok vefasızsın, sensiz mes'ud olamam.
Mor : Senden çok hoşlanıyorum.
Pembe : Bütün ümidim sende.
Yeşil : Gönderdiğim mektubun cevabını bekliyorum, ne zaman göndereceksiniz?
Kırmızı : Seni bütün varlığımla seviyorum.

Sayın Murat Boybeyi'nin araştırmasını yayınlayıp aslinda eskilerin ezbere bildiği bu mevzuat-ı izdivaciyeyi bizlerle Kelebek'teki köşesinden paylaşan Sayın Cengiz Semercioğlu'na teşekür ederek sahneyi günümüze çevirelim ... Bence bu renkli mendiller günümüzde şekilleri değiştirip hediye paketlerindeki kağıtların yerlerini alsınlar ... Malum ki o günler geçmiş, biz de artıkım eski bizler değiliz, bugünlerdeyiz ... Kimbilir belki bu gecenin sabahı olmaz, onun için boş kalmasın bence içtiğiniz bardaklar ... Mezeleriniz de eski günlerin delicesine yaşanmış aşkları olsunlar, ama fazlama da deşmeyin sakın ...
Zira aşkla dalga geçilmez.