Bu Blogda Ara

25 Nisan 2010

C'est Tout Ce Que Je T'aime

Sevgili Okuyucularım,

25 Mayıs 1997 tarih ve 26537 sayılı kanun-i esasinin 387th maddesine uygun bulunduğum için tarafıma bahşedilmiş bulunan yazı yazma yeteneğim, 17 Ekim 1991 tarih ve 1755 sefer sayılı İkarus 280 Model Körüklü Otobüsünce sağlanan hadiseleri gözlemlemeye çalışan gözüm, 13 Kasım 1993 tarih ve 510 sefer sayılı Asea Brown Bovery Çağdaş Tramvayınca sağlanan kelimeleri bir araya getirebilme becerim ve tüm bunların toplamını algılıyabilme kapasitem en nihayet 25 Nisan 2010 tarih ve 13:00 saatinde bir fecaat neticesinde zayi olmuştur.

Bir gün param olduğunda yenilerini mutlaka alıcağım cihetle eskilerinin hiç bir hükmü kalmadığını bilgilerinize saygılarımla arz ederim :-((
Bu yüzden sizlerden bir uzun zaman müsadenizi talep etmekteyim, netekim döndüğümde yazışırız arkadaşlar.

11 Nisan 2010

Batıda Bahar, Doğuda Kış

Sarıkamış’ta kar yağmış, hem de kocaman kış boyunca İstabnul’a yağmadığı kadar.
Ama orası kesinlikle burası değil takdir edersiniz, kaldı ki hiç deniz seviyesindeki bir yerle yaklaşık iki kilometre yükseklikteki yer aynı olur mu?
Bu aralar havanın ısınma zamanları, elbette sancılı geçicek :-) Bu tür nesne-i şeriflere alışmak lazım, zira dikkat da önemli tabi. Neymiş? Paltosuz dışarı çıkmıycakmışız … Aman ha, size tavsiyem hasta falan olmayın sakın, bir hastalanıcak olursanız iyileşmeniz uzun sürüyor. Size tavsiyem önünüzü iliklemeniz, havada güneş bile olsa … Tamam mı sevgililer?

10 Nisan 2010

Mesai - Çalışma

Hayat öyle bir tuhaf ki bazen şaşırmamak elde değil. Öncelikle hava bugün öyle bir sıçak ki sormayın. Dükkanda beni ter bastı. Akşamları her ne kadar serinlese dahi resmen yazdan borç alınmış günlerden biriydi. Ama en önemli konu, bu güsel günde tıkılıp çalışmayla geçirmek zorundaydım. İş her şeyden önemli.

Ama sağ olsunlar komşularım beni rahat bırakmıyorlar ki çalışabileyim … Dakkada biri kapıyı çalar, sordukları soru da hep aynı .. Yafu kardeşim bir gün de başka soru sorun ya :-)

20 Mart 2010

Kış Bitiyor

Yarın Bahar mevsim dönümü :-) Şu andan itibaren heyecanım içime sinmiyor, dışarı çıkabilmek için bir gedik aramakla meşgul :-) Ben bulmasını istiyorum, ama bilmiyorum bunda ne kadar başarılı olucak sizce?

Hoşçakal Kış, seni fazlama özliyceğimi sanmıyorum.

Yukardaki resimdeki vaporlardan birine bin ve meçhullere doğru yol al ve git. Zamanın geldiğinde ben zaten seni çağırırım cnm.

Çünkü zaten bu yıl bana kar getirmedin, nasıl olduğunu dahi hala anlıyamadığım bir hava yaşattığın için de ayrıca bir kocaman bir teşekür ederim sana :-)

04 Mart 2010

Tuz

Ben bir mevzuat-ı umumiye konusuna malesef vakıf olamıyorum:
Bazı insanatın tuzları nasıl oluyorsa biraz fazlama kurumuş bu aralar herhalde galiba sanırsam. Çünkü normal şartlar dahilinde eğer bu tuzlar nemli veya ıslak olsaydı, sabahları henüz kargalar kahvaltılarını etmeye fırsat bulamadan kendilerine birer dolar daha kazandırmak için yapmıyacakları harekat-ı şerif kalmazdı :-)
Yok, eğer kuruysa hakkaten, üçüncü tekil veya çoğul şahısların yapabilicekleri bir şey namevcud :-(

Gelgelelim ıslak tuzu nasıl kuruttuklarına ... Büyük sorundur :-)
Çünkü tuzları saç kurutma makinesiyle kuruturken tuzların sağa sola ve yere göğe dağılıcakları hiç uslarınıza avdet eylemiyor mu? Hade öyle ya da böyle kuruttuk diyelim ...
Ya bir yerden veya tavandan bir damlacık bile su damlarsa ve bu damlıyan su kurutulmayı her nasıl olmuşsa başarılmış tuzun üzerine gelicek olursa nasıl bir hadise meydana gelicek?

Bunu da bize siz söyleyin sevgili şekerler ... Her zaman olduğu gibi bekliyorum yorumlarınızı ... Ama beklediğim gelmiyor bir türlü, acaba neden?