Bu Blogda Ara

11 Nisan 2010

Batıda Bahar, Doğuda Kış

Sarıkamış’ta kar yağmış, hem de kocaman kış boyunca İstabnul’a yağmadığı kadar.
Ama orası kesinlikle burası değil takdir edersiniz, kaldı ki hiç deniz seviyesindeki bir yerle yaklaşık iki kilometre yükseklikteki yer aynı olur mu?
Bu aralar havanın ısınma zamanları, elbette sancılı geçicek :-) Bu tür nesne-i şeriflere alışmak lazım, zira dikkat da önemli tabi. Neymiş? Paltosuz dışarı çıkmıycakmışız … Aman ha, size tavsiyem hasta falan olmayın sakın, bir hastalanıcak olursanız iyileşmeniz uzun sürüyor. Size tavsiyem önünüzü iliklemeniz, havada güneş bile olsa … Tamam mı sevgililer?

10 Nisan 2010

Mesai - Çalışma

Hayat öyle bir tuhaf ki bazen şaşırmamak elde değil. Öncelikle hava bugün öyle bir sıçak ki sormayın. Dükkanda beni ter bastı. Akşamları her ne kadar serinlese dahi resmen yazdan borç alınmış günlerden biriydi. Ama en önemli konu, bu güsel günde tıkılıp çalışmayla geçirmek zorundaydım. İş her şeyden önemli.

Ama sağ olsunlar komşularım beni rahat bırakmıyorlar ki çalışabileyim … Dakkada biri kapıyı çalar, sordukları soru da hep aynı .. Yafu kardeşim bir gün de başka soru sorun ya :-)

20 Mart 2010

Kış Bitiyor

Yarın Bahar mevsim dönümü :-) Şu andan itibaren heyecanım içime sinmiyor, dışarı çıkabilmek için bir gedik aramakla meşgul :-) Ben bulmasını istiyorum, ama bilmiyorum bunda ne kadar başarılı olucak sizce?

Hoşçakal Kış, seni fazlama özliyceğimi sanmıyorum.

Yukardaki resimdeki vaporlardan birine bin ve meçhullere doğru yol al ve git. Zamanın geldiğinde ben zaten seni çağırırım cnm.

Çünkü zaten bu yıl bana kar getirmedin, nasıl olduğunu dahi hala anlıyamadığım bir hava yaşattığın için de ayrıca bir kocaman bir teşekür ederim sana :-)

04 Mart 2010

Tuz

Ben bir mevzuat-ı umumiye konusuna malesef vakıf olamıyorum:
Bazı insanatın tuzları nasıl oluyorsa biraz fazlama kurumuş bu aralar herhalde galiba sanırsam. Çünkü normal şartlar dahilinde eğer bu tuzlar nemli veya ıslak olsaydı, sabahları henüz kargalar kahvaltılarını etmeye fırsat bulamadan kendilerine birer dolar daha kazandırmak için yapmıyacakları harekat-ı şerif kalmazdı :-)
Yok, eğer kuruysa hakkaten, üçüncü tekil veya çoğul şahısların yapabilicekleri bir şey namevcud :-(

Gelgelelim ıslak tuzu nasıl kuruttuklarına ... Büyük sorundur :-)
Çünkü tuzları saç kurutma makinesiyle kuruturken tuzların sağa sola ve yere göğe dağılıcakları hiç uslarınıza avdet eylemiyor mu? Hade öyle ya da böyle kuruttuk diyelim ...
Ya bir yerden veya tavandan bir damlacık bile su damlarsa ve bu damlıyan su kurutulmayı her nasıl olmuşsa başarılmış tuzun üzerine gelicek olursa nasıl bir hadise meydana gelicek?

Bunu da bize siz söyleyin sevgili şekerler ... Her zaman olduğu gibi bekliyorum yorumlarınızı ... Ama beklediğim gelmiyor bir türlü, acaba neden?

02 Mart 2010

Ekomoni Tıkırında

Yıllardır söylüyor ve yazıyorum, eğer burda yaşıyorsanız ve azıcık kulaklarınızda delik varsa, bir de kelimelerle oynıyabiliyorsanız, yazıcak konu bulmakta hiçbir zorluk çekmezsiniz :-)

Önce size sahneyi anlatayım:

***

Bir erkek ve bir kadın, sanırım mesai arkadaşları bunlar, vakit de öğle vakti … Ben bir yere gidiyorum, bunlar da önümden yürüyorlar ve yürürken de kendi aralarında konuşuyorlar … Şöyle bir kulaklarımızı kabartalım:

Kadın : …. Ben hepsinden vaz geçtim, abimin işi ne olucak?

Erkek : Ne oldu ki?

Kadın : İşten çıkarıldı Cuma günü.

Erkek : Aslinda var ya, bir fikir geldi aklıma.

Kadın : Fikir mi?

Erkek : Evet, mesela kadınlar evlerinde oturup çocuk baksınlar.

Kadın : ?!?

Erkek : Evet, doğru diyorum, ellerinin hamurlarıyla erkeklerin işlerine girmesinler, bu sayede de boşta kalan erkekler de iş bulurlardı …

Kadın : Nasıl yahni?

Erkek : Her yerde kadınlar çalışıyor, erkekler boş mu gezicek? Böylece kadınlar iş yerlerinde olmazlarsa bu boşalan kadrolara erkekler atanır, işsizlik sorunu da kökünden çözülmüş olur.

Kadın : ....

***


Kulaklarımızı artıkım burda kapatıyoruz, çünkü onlarla yol ayrımına geldik … Gelelim şimdi tartışma kısmına:

Öncelikle şunu belirtmem gerek, “Ben cinsiyet ayrımına karşıyım”, bu dünyaya erkek veya kadın olarak gönderilmek biz insanatın elinde olan bir mevzuat-ı umumiye değil.

Kaldı ki günümüzde eskiden “Erkek işi” dediğimiz bir çok işi kadınların daha iyi yapabildikleri su götürmez bir gerçek. Erişebilicekleri en yüksek mertebelere dahi eriştiler, bazıları başbakanlık bile yaptılar, hatta İngiltere Kraliçesi IIth Elizabeth gibi dünyayı yönettiler … Bu mevzuyu şimdilik fazlama kurcalamıyalım, günü gelince paylaşacam sizlerle.

Fakat gelgelelim ki yoldaki konuşan adama hak vermemek elde değil … Çünkü dünya kurallarının kadınlara evdeki işlere bakmayı ve çocuklarını yetiştirmeyi, erkeklere de çalışıp para kazanarak onların ihtiyaçlarını karşılamayı gerektirdiğini sanırım hepimiz biliyoruz … Ama günümüzde kurallar değişti … Masraflar arttı, kazançlar azaldı … Sizce neden?

Ben kadınlar çalışmasın demiyorum, elbette çalışsınlar, ekonominin içinde olmaları ve işlerin nasıl yürüdüğünü bilmeleri biz erkeklere bir şey kaybettirmez. Tam tersine, kadınlar kendi ufuklarını genişletirler …

Önemli olan karşılıklı sevgi saygı ve anlayıştır .. Bir de yıllardır tıkırında olan ekomoninin düzeltilip rayına oturtulmasıdır.

Haksızsam bana bunu söyleyin, çünkü fikirler tartışılarak doğru yolu bulabilirler ….