Bu Blogda Ara

13 Aralık 2008

Fenerbahçe - Beşiktaş Meydan Muharebesi

Kadıköy İskelesine Emniönüden gelen vapordan inmişim, buraya kadar her şey normal.
Fakat iskelede bir kaç Fenerbahçeli toplanmış, herhalde dedim maç falan var ...
Sahil tarafından Moda istikametine doğru yürüyücem, derken öteki iskeleye yaklaştığım anda az önce gördüğüm ve asla Fenerbahçe Cumhuriyeti vatandaşı olamıyacak bir takım insanat bir anda slogan atmaya ve beni takibe başladılar ...
Biraz daha gidince baktım ki diğer vaporda da Beşiktaşlılar olmasın mı?
Tabi karşılıklı küfürlerin bini bir para :-()
Bakınız aşşağdaki resim:


Ben biraz kenara çekildim olanları izliyorum tabi :-)
Beşiktaşlılar vaporda, Fenerbahçeliler de rıhtımda karşılıklı küfürleşiyorlar, Beşiktaşlıların ellerinde de bira şişeleri var, benim bulunduğum arka bölümün arkasındaki saksılarda da taşlar ...

Derken Fenerbahçelilerden bir tanesi taşın bir tanesini alıp da vapordakilere doğru atmasın mı?
Sorna üç beş çapulcu da aynı şeyi yapmasın mı?
Ve bu taşlardan yanlız bir tanesi vapordakilerden birine isabet etmesin mi?

Tabi bu arada küfürler de karşılıklı olarak devam ediyor :-)
Ben de içimden olayların muhakemesini yapıyorum, fakat bir baktım ki yanlız değilim, başkaları da bu komediyle karışık meydan savaşını izliyor ... Vaporun da hareketine bir iki dakka kadar kalmış ...

Derken rıhtımdakiler iskeleye hücum ediyorlar, vapora binicek, sorna da ........

Galiba da iskele güvenlik görevlileri de onları engellemeye muvaffak oldu, çünkü bunlar geri geldiler. Fakat on saniye bile geçmeden emniyet kuvveti bir motorsikleti aralarına sürdüğü gibi bu kendıne Fenerbahçeli süsü vermiş olan çapulcu insanatı çil yavrusu gibi dağıttı, tabi bu arada vapor da normal hareket saatından bir dakka kadar erken kalktı, iskelede kalanlar da feryat figan ediyor.

Ben de sorna iskelenin öteki tarafında Adadan gelen vaporu karşıladım ki aslinda yaz kış her gün çalışan seferdir, fakat bu yıl nedense onbaş dakka erkene alındı :-(



Bakalım biz ne zaman Adaya ayak basacaz, Ada'mı çok özledim çünkü ...
Sadece adayı mı? Değil tabi :-)
Arkadaşları, denizi, güneşi, yürüyüşü, daha neler de var kimbilir? Keşke imkanım elverse de ben de Adalı olabilsem ..........

25 Kasım 2008

Galata Eskelesi

Şimdi geçenlerdeki fırtınada biliyorsunuz iskele batmıştı, okuyanlar hatırlar :-)
Eskiden mevcud eskelenin yerinde şuan bir duba eskelecik -ki iskeleden başka her şeye benziyor- konuldu :-) Kara kısmına da prefabriked bir bekleme salonu :-) Yazın ısıtıcak kışın da üşütücek ...

Bilirsiniz bizim millete fırtına felaket hasret sökmez, yetmez bu lodos, şiddeti de bir hoş, şevkati derseniz daha da bir hoş :-)

Lodosa ne mi oldu, dindi, şimdilerde hava güllük gülistanlık, mis gibi bir ilkbahar havası var, ne giyiceğimizi şaşırdık :-)
Sonumuz hayır ola evet olmıya :-))

20 Kasım 2008

Lodos

Bizim İstanbul'un lodoslu havaları çok süperdir. Hem lodos sıcak da getirir, eserken insanın içine öyle bir işler ki bu sıcaklık, eğer rüzgarın hızı fazla değilse tadı damaklarınızda kalır, kolay kolay da gitmez ...
Fakat şiddeti fazlalaşırsa pılınızı pırtınızı toplayıp bir an önce kapalı kışlık bir mekana kaçmak istiyebilirsiniz.

Bizim İstanbul'daki vaporlar oldum olası lodos rüzgarını sevmezler. Çünkü öyle bir havada -eğer çalışıyorsa- bir vapora binerseniz ne ciğer kalır ne de bağırsak hatta mide :-(
O kuvvetli dalgalarda vapor ilerliyecek bir parçacık bile deniz bulamaz, onun için eğer hava lodos eserse Ada ve Kadıköy hatlarına vapor çalışmaz ...

Lakin bu seferki lodos o kadar şiddetliydi ki bu şiddet ve celale dayanamıyan Galata Eskelesi'nin dubaları su aldı. Tabi bu durumda su alan duba ne olur? Batar tabi ...
Dubalar batınca iskele de denizin dibini boyladı.
Seferler mi? Eminönü iskelesinden devam etmekte mecburen :-)

21 Eylül 2008

Altın Sonbahar

Çoğunlukla hüzün verir sonbahar. Sarı yapraklar dökülür ağaçlardan. Artık kışa hazırlık dönemi gelmiş, havalar serinlemeye ve erken kararmaya başlamıştır. Insanın içine bir hüzün çöker artık kısalan günlerde. Nasıl çökmesin ki? Sıcak yaz günleri geride kalmış, yerine soğuk rüzgar gelmiş, tatil bitmiş, yazlıklar boşalmıştır.

Ama Sonbaharın sevindiren tarafları da yok değildir tabii, her mevsimin olduğu gibi. Okullar açılmış, arkadaşlara kavuşulmuş ve hareketli olma zamanı gelmiştir.

Sonbaharın güzelliğini karşılamak için Altın Sonbahar (Vosgi Ashun) Günü adlı bir gün vardır.

Her ne kadar yeni yeni kültürümüzde yer almaya başlasa da, Vosgi Aşun'da, sonbaharın güzelliklerini ortaya çıkarmak ve Kış Baba'ya merhaba demek için, her yılın bu zamanlarında, pek ayak altı olmayan, yani sık ziyaret edilmeyen bir yerde tüm gençliğin toplanıp Sıcak Şarap, Sucuk Ekmek ve Kızarmış Kestanenin Müziğe karıştığı bir ortamda bol bol eğlenmesidir.

19 Temmuz 2008

World Fenerbahçe Day

!!! Büyük Fenerbahçemiz 101 Yaşında !!!
(İnşallah 1001'i de görürüz)
Kutsal Gün & Kutsal Saat


Bir kulüp düşünün ki önce cumhuriyet sıfatını almış, sevgisinin adı konulamamış, büyüklüğü asla tartışılamıyacak, taraftarları dünyanın her tarafında bulunan, sayı bakımından toplarsak Amerika Birleşik Devletlerinin toplam nüfusu kadar çok olan, fakat tüm bunlara rağmen tarihin kendini bildiği günden beri her fırsatta önü kesilmeye çalışılan bir başka kulüp yoktur.

Evet, bu dünyada bir çok büyük kulüp vardır, fakat hepsinin toplamı bir FENERBAHÇE etmez.
Fenerbahçenin büyüklüğü ne şampiyonluk ne de kupa büyüklüğüdür, bu öyle bir büyüklüktür ki adı asla konulamaz.

Hem bir şey daha var, hani "Herkes Bir Gün Fenerbahçeli Olacak" diyorlar ya, biz ona da karşıyız, nedenine gelince:
Herkes bir gün Fenerbahçeli olmasın, o ayrıcalık biz Fenerbahçelilerde kalsın, çünkü yaratılış kanunu gereğince sonradan Fenerbahçeli olunmaz, baştan Fenerbahçeli doğulur.
Hem herkesin unuttuğu bir gerçek daha var, tüm çocuklar Fenerbahçeli doğarlar, sonradan diğer takımlara dağıtılırlar.

Bu vesile ile Dünya Fenerbahçeliler Günü tüm BÜYÜK FENERBAHÇELİLERE kutlu olsun.


Sen bir nefes aldığım her an
Sen bir özlem içinde hep buram buram
Kimse anlamaz bende aşkını
Sen bir çocuk gülen yerinde durmayan
Aşkınla coşkunla sen çok yaşa
Yükseliyor bayrağın arşa
Aşkınla coşkunla sen çok yaşa
Yazdık büyük ismini dağa taşa
Yüz yıl önce doğdu şanlı efsane
Yüz yaşında mutlu ol Fenerbahçe
Kalbim senin, seninle çarpıyor
Bir tek seninle gülüp seninle ağlıyor
Sen gönlümün eşsiz aşkısın
Her yerde her zaman yanıp parıldıyor
Aşkınla coşkunla sen çok yaşa
Yükseliyor bayrağın arşa
Aşkınla coşkunla sen çok yaşa
Yazdık büyük ismini dağa taşa
Yüz yıl önce doğdu şanlı efsane
Yüz yaşında mutlu ol Fenerbahçe
--------------------------
Güfte : Kıraç
Beste : Kıraç
Yıl : 2007
--------------------------