Bu Blogda Ara

19 Mayıs 2007

Bayramda Su Savaşı

Geçen haftaki yazımda belirttiğim üzere sevgili ezeli rakibimizle onların sahasında karşılaştık.
Günlerden bugün bayram, fakat bayramlaşmaya geldik, bizi nasıl bir meydan muharebesiyle karşıladıklarını zaten herkes biliyor, televizyon ayrıntılarıyla gösterdi. Tepemize atılan binlerce su şişesinin arasından canımızı zor kurtardık.
Sonradan haber aldığıma göre bize beşbin pet bardak pet su atmışlar, fakat Maliye denetlemesinde bu şişelerin sadece ve sadece üç tanesinin fişini kesmişler, geri kalan dörtbindokuzyüzdoksanyedi adedinin fişi yok, dolayısıyla bir de vergi müfettişleriyle başları derde girmiş.
Saha içine gelince, biz bu Atatürk'ü Anma Ve Gençlik Ve Spor Bayramı'nda oynanan mücadeleyi yine kazanıp, hem geçen yılın intikamını ahz-u kabz eyledik, hem de kocalık vazifemizi ifa eyledik.
Bu olaylı bayram mücadelesinden sonra Futbol Federasyonu -artık eşşek değil ya- kulübün sahasını beş müsabakadan men etti.
Sadece Futbolda değil, Basketbol ve Voleybol dallarında hem erkekler hem de kadınlar mücadelelerinin hepsinde birden tam ondört kez mağlup etmişiz.
Fakat biz bayram günüyle biraz daha sakin karşılanmayı beklerdik.
Bu ayıp da onlara bir kırk elli yıl yeter.
Fakat ne yaparlarsa yapsınlar, biz onları çok seviyoruz, çünkü onlarsız ligin tadı çıkmıyor.
----
Günün Şarkısı
----
Tell Me What You Like
----
Tell me baby, what do you want?
Ooh
Just tell me what you like
-
Midnight candlelight
You and I
Promised to share love for life
But I must have been a fool
'Cause me and you
Don't talk the way we used to
I just need to know
I'm in need of an explanation
'Cause I know that we still can make it right
With no words love is complication
Do you love me baby?
-
Just tell me what you like
What you want
Tell me what you like now
Tell me what you like
What you need
Tell me what you like baby
-
Remember when we played
Ran through the rain
Love was laughter, love was right
I never shed a tear
When you were near
Passion was never ending, yeah
Then you hurt me so
But I feel only pure compassion
'Cause I know that we still can make it right
With no words love is complication
Do you love me baby?
-
Just tell me what you like
What you want
Tell me what you like now
Tell me what you like
What you need
Tell me what you like baby
Tell me what you like
-
You know and I know we can make it
Give me a reason just tell me what you like
I don't want us to put our trust into time
I just need to know
-
Tell me baby, what do you want?
Ooh, got to tell me
I need to know
Tell me now
Tell me baby what do you need?
Ooh, got to tell me
Just tell me what you like
What you want
Tell me what you like now
Tell me what you like
What you need
Tell me what you like baby
Tell me what you like
----
Jessica Folcker
1998
----
Bu şarkı da tüm Galatasaraylılara kapak olsun:
Ne İstiyorsunuz Bizden, Biz Size Ne Yaptık?

17 Mayıs 2007

Yüz Yıllık Şampiyonlar

Fenerbahçe, 100. kuruluş yılını kutladığı 2006-2007 sezonunda elde ettiği şampiyonlukla, Avrupa'da 100. yılında şampiyon olan 13. takım oldu. Sarı-Lacivertliler, Türkiye'de de Beşiktaş'ın ardından 100. yılında şampiyon olan ikinci ekip oldu.
Avrupa futbolunda 100'ün üzerinde takım 100. yılını geride bırakırken, Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin de aralarında bulunduğu 13 takım, 100. yıllarında şampiyonluk elde etti.

Avrupa'da 100. yıllarında şampiyon olan takımlar şöyle:
1-Celtic (İskoçya) 1888
2-FC Porto (Portekiz) 1893
3-Sparta Prag (Çek Cumhuriyeti) 1893
4-Kopenhag (Danimarka) 1893
5-Göteborg (İsveç) 1894
6-Juventus (İtalya) 1897
7- Barcelona (İspanya) 1899
8- Milan (İtalya) 1899
9- Bayern Münih (Almanya) 1900
10- Lazio Roma (İtalya) 1900
11-Beşiktaş (Türkiye) 1903
12-Chelsea (İngiltere) 1905
13-Fenerbahçe (Türkiye) 1907

13 Mayıs 2007

Şampiyonluk

Şampiyonluk Destansı bir duygudur, hele önceki yıl kılpayı yüzüp yüzüp kuyruğuna getirdikten sonra elindekini sezon boyunca ezdiğin rakibine altın tepside kaptırdıktan sonra ertesi yıl öldü denilen sezonda küllerinden yeniden doğarak, üstelik Turkcell Süper Lig'in bitimine henüz iki kocaman hafta kala düşmanının kutsal müttefiğinin elinden söke söke almak, sorna da ununu eleyip eleğini duvara asmak.
Bir de daha güzeli geçen yıl senin elinden şampiyonluğu alenen çalan rakibinle bu yıl henüz oynamamışsın.
Stresli geçen bir kocaman yıl ve herkes sana karşı. Sen ise tüm saldırılara tek başına göğüs geriyorsun.
Ama karşındakiler senin büyüklüğünü anlamamakta hala ısrar ediyorlar.
----
Günün Şarkısı
----
Like A Prayer
----
[Intro:]
Life is a mystery, everyone must stand alone
I hear you call my name
And it feels like ... home
[chorus:]
When you call my name it's like a little prayer
I'm down on my knees, I wanna take you there
In the midnight hour I can feel your power
Just like a prayer you know I'll take you there
[Chapter One:]
I hear your voice, it's like an angel sighing
I have no choice, I hear your voice
Feels like flying
I close my eyes, Oh God I think I'm falling
Out of the sky, I close my eyes
Heaven help me
[chorus:]
When you call my name it's like a little prayer
I'm down on my knees, I wanna take you there
In the midnight hour I can feel your power
Just like a prayer you know I'll take you there
[Chapter Two:]
Like a child you whisper softly to me
You're in control just like a child
Now I'm dancing
It's like a dream, no end and no beginning
You're here with me, it's like a dream
Let the choir sing
[chorus:]
When you call my name it's like a little prayer
I'm down on my knees, I wanna take you there
In the midnight hour I can feel your power
Just like a prayer you know I'll take you there
-
Just like a prayer, your voice can take me there
Just like a muse to me, you are a mystery
Just like a dream, you are not what you seem
Just like a prayer, no choice your voice can take me there
[Vocal:]
Just like a prayer, I'll take you there
It's like a dream to me
----
Madonna Louise Veronica Ciccone
1989

10 Mayıs 2007

Yorgunluğun Dayanılmaz Hafifliği

Kuşlardan haber aldığıma göre bir kaç gündür yeni yazılarımı okuyamamaktasınız sanırım.
Hani her zaman karamsar konuşurum ya, yine karamsar yazılarla içlerinizi karartmaya hiç niyetim ve tabi hakkım yok. İşte bu yüzden, sırf bu yüzden ben sizi fazla sıkmadan geçtiğimiz haftayı bir zahmet es geçmeniz menfaatiniz icabı.
Bu aralar yorgunluktan geberiyorum, parmak kımıldatacak halim yok, sebebi de uykusuzluk, bir de bahar alerjisi de cabası, hepsinin üstüne işlerin yoğunluğu, canı sıkılan acele ettiriyor.
Ha, bir de yeni bir oyuna takıldım, daha doğrusu bir arkadaşım önerdi bana, POPOMUNDO adında. Acaip güzel bir oyun, sanal olarak bir musıkişinasın hayatta karşılaşabiliceği olayları çok güzel design etmiş. Bir girince iki saat çıkamıyorum.
----
POPOMUNDO
----

Popomundo internet üzerinde oynanan bir "rol yapma" oyunudur, oyuncular sanal müzik sanayisinde şöhrete kavuşmaya çalışırlar. Oyun gerçek zamanlı oynanır ve siz oynamıyorken bile gelişmesini sürdürür.
Popomundo, grafikleri ve sesi olan geleneksel bir bilgisayar oyunu değildir. Hayal gücü yüksek eğlenceli bir kitlenin olduğu haftada bir iki kez kontrol etmenizin yeteceği bir oyundur.
Hiç bir zaman bilgisayara karşı oynamazsınız, ilişki kurduğunuz her karakter dünyanın bir noktasında oyunu oynayan gerçek bir kişidir.
----
Günün Şarkısı
----
Calling
----
The sun is going down on me
As she surrenders to the sea
So steal the night and fly with me
I'm calling, I'm calling
-
The moon is high on me and you
Is my message breaking through
Darkened skies that once were blue
Are falling
(So hear me now)
-
Calling out your name
Burning on the flame
Playing the waiting game
In my calling
In my calling
(Forever and ever)
-
Through distant lands, through mountain streams
My river's running through your dreams
There's an ocean in between
Forever and ever
-
Chasing shadows through the years
I whisper softly to my dear
Be sure to know that I am here
Forever
-
(So hear me now)
Calling out your name
(A wish that could come true)
Burning on the flame
(I'm reaching out to you)
Playing the waiting game
In my calling
In my calling
Whispers in the air
(I dream you into life)
Hear a lover's prayer
(I pray for you tonight)
I can feel you there
In my calling
In my calling
-
No man is an island
That's an empty sin
Discovery is a journey
Just have to let me in
-
Calling out your name
(A wish that could come true)
Burning on the flame
(I'm reaching out to you)
Playing the waiting game
In my calling
In my calling
Whispers in the air
(I dream you into life)
Hear a lover's prayer
(I pray for you tonight)
I can feel you there
In my calling
In my calling
-
No man is an island
(A wish that could come true)
That's an empty sin
(I'm reaching out to you)
So steal the night and fly with me
I'm calling
-
Hear my calling
----
Geri Halliwell
2001

06 Mayıs 2007

Arızalı Trenler

Malum-u aliniz, bizim 1955'den beri işletilen sevgili elektrikli banliyö trenlerimiz çok (!) çalıştıkları için herhalde galiba sanırsam, sık sık arızalanırlar. Artık Sirkeci'de mi fark edilir, yoksa yolda mı bozulup kalır, tamamen kısmet işidir.
Arıza-ı şerif Sirkeci'de fark edilse ne ala, en fazla birinden inip ötekine binersin, ama oturuyorsan ayakta kalabilmen veya ayaktaysan oturabilmen şans veya şanssızlığına yakalanabilirsin. Bunun dışında kaybın en çok beş dakikadır.
Yok, eğer arıza yolda çıkarsa mecburen yolda kalırsın, sonraki tren senin bulunduğun treni geçmez, o da önündekinin yani arızalı olan trenin yolu boşaltmasını bekler.
Aksi istikamette seyreden trenin geri çevrilmesi ise çok çok daha büyük bir mucize gerektirir. Fakat bir kez bu olay vukua gelmiştir.
Benim sorum arızalı treni göz göre göre neden sefere çıkarırlar? Bir bileniniz varsa yanıtlasın bunu.
----
Günün Şarkısı
----
Ne Me Quitte Pas
----
Ne me quitte pas, il faut oublier
Tout peut s'oublier qui s'enfuit deja
Oublier le temps des malentendus
Et le temps perdu à savoir comment
Oublier ces heures qui tuaient parfois
A coups de pourquoi le coeur du bonheur
Ne me quitte pas, ne me quitte pas
Ne me quitte pas, ne me quitte pas
-
Moi je t'offrirai des perles de pluie
Venues de pays où il ne pleut pas
Je creuserai la terre jusqu'après ma mort
Pour couvrir ton corps d'or et de lumière
Je ferai un domaine où l'amour sera roi
Où l'amour sera loi, où tu seras reine
Ne me quitte pas, ne me quitte pas
Ne me quitte pas, ne me quitte pas
-
Ne me quitte pas, je t'inventerai
Des mots insensés que tu comprendras
Je te parlerai de ces amants là
Qui ont vu deux fois leurs coeurs s'embraser
Je te raconterai l'histoire de ce roi
Mort de n'avoir pas pu te rencontrer
Ne me quitte pas, ne me quitte pas
Ne me quitte pas, ne me quitte pas
-
On a vu souvent rejaillir le feu
De l'ancien volcan qu'on croyait trop vieux
Il est paraît-il des terres brûlées
Donnant plus de blé qu'un meilleur avril
Et quand vient le soir pour qu'un ciel flamboie
Le rouge et le noir ne s'épousent-ils pas ?
Ne me quitte pas, ne me quitte pas
Ne me quitte pas, ne me quitte pas
-
Ne me quitte pas, je ne vais plus pleurer
Je ne vais plus parler, je me cacherai là
À te regarder danser et sourire
Et à t'écouter chanter et puis rire
Laisse-moi devenir l'ombre de ton ombre
L'ombre de ta main, l'ombre de ton chien
Ne me quitte pas, ne me quitte pas