Bu Blogda Ara

12 Kasım 2017

Uçan T-Rex

Bazen dünyada değişik ve güzel görüntüler de gelmiyor değil. Bu görüntüleri kameralarına kaydedip ölümsüzleştiren fotoğrafçılara birer teşekkür etmeli aslında.
Belki sayın Ara Güler'in dediği gibi fotoğrafçılık bir sanat olmasa bile asıl önemli olan anı yakalayabilmek. Biz fotoğrafçılar da artık iyiden iyiye gelişmiş olan kameralarımızla böyle güzel görüntüleri paylaşıyoruz. İşte bunlardan biri huzurlarınızda.


İngiltere'de bulunan Lancashire'de kendilerini yırtıcı kuşlardan korumak isteyen yaklaşık yüzbin sığırcık gökyüzünde birbirlerinden ilginç şekiller oluştururken biri yakalamış.
Bu ilgi çekici şekillerden biri de nesilleri altmışbeşmilyon yıl önce tükenen ve tarihteki gelmiş geçmiş en yırtıcı canlısı olan T-Rex adıyla bilinen dinazora benziyor.


Ancak ben bu resmin gerçeğini bulamadım, henüz Google Amca'ya düşmemiş. Şimdilik ben sizlerle başka bir T-Rex paylaşayım.
Belki ileride bir şekilde gelir.

Atatürk Havalimanı Uçak Günlüğü - 12 Kasım 2017

Bugün hava aslında çok güzel. Hafif esen bir Lodos var, bu yüzden uçakların gidiş ve gelişleri ters yönden uçuyor.
Yani bugünkü kameramla yakaladığım uçaklar giden uçaklar oldukları için karşılamıyoruz, yolcu ediyoruz. Bakalım neler varmış?


İlk olarak Emirates Aygırıyla başlıyoruz, saat 15:00'da EK-123 seferiyle tam zamanında geldi.
Hemen yeri gelmişken belirteyim, eskiden her gün yapılan Ek-123 ve dönüşü olan EK-124 çifti sefer artık Pazartesi Çarşamba ve Perşembe günleri uçmuyor.


Bu resimde ise üç adet Kırmızı Kuyruğu yerde beklerken görmektesiniz.


Bugün havalanırken yakaladığım ilk uçak Onur Havayollarının uçağı oldu.


Bu da günün ilk yakaladığım Kırmızı Kuyruğu.


Daha önceleri hep inerken yakaladığım Afrika Havayolları.


Bu da Şengen vizesinden bile zor şartlara sahip olan Suudi Arap Havayollarının uçağı.


Bu da Kuveyt'ten gelen uçağımız.


Bugün bir sürprüz geldi, Türk Havayollarının Üçyüzüncü uçağı kamerama yakalandı.


Bu da Aeroflot'un Moskova'ya giden uçağı. Diğer günlüklerde inen uçak bu kez havalanırken yakalandı.


Bu da Kırmızı Kuyruğun TC-LJK kuyruk tescilli gezgin uçağı. Resmi çekerken TK-1 seferiyle New York'a gidiyordu.


Bu da pek yakalayamadığım Kırmızı Kuyruklu Fırat adlı kuyruk tescilini okuyamadığım yük uçağı. Bir önceki uçağımız havalandıktan birkaç dakika sonra havalimanına indi.


Bu da TC-JPS kuyruk tescilli Kırmızı Kuyruk. Resmi çektiğim ve yayınladığım zaman zarfında İzmir'e gitti ve geldi.


Bu da Körfez Hvayollarının A9C-AE kuyruk tescilli uçağı. Ben resmini çekerken GFA-44 seferiyle Bahreyn'e gidiyordu.


Bu da Moldovya Havayollarının kuyruk tescilini okuyamadığım uçağı.


İlk resminde kuşa çarpacak gibi giden uçak sâlimen havalandı.


Bu da Kırmızı Kuyruğun TC-JOA kuyruk tescilli uçağımız. Ben resmini çekerken TK-1971 seferiyle Londra'ya gidiyordu.


Bu da başka bir Kırmızı Kuyruklumuz.


Bu da bugün yakaladığım ikinci Onur Havayolları uçağımız.


Bu da giden bilmem kaçıncı Kırmızı Kuyruk. Tabi ki kuyruk tescili okunamamakta, onun için nereye gittiği hakkında herhangi bir bilgim yok.


Aynı uçağın biraz daha yakından resmidir.


Bu da bugün bana konuk olan ikinci bir Afrika Havayollarının uçağı.


Kaç zamandan beridir Atlas Jet'i yakalayamıyordu ben, sonunda konuğum oldu.


Siz hiç dümdüz beyaz bir uçak gördünüz mü? İşte bu da TC-MCD kuyruk tescilli Mng Havayollarının yük uçağı. Ancak bugün formasızdı.


Bu da Miami'den TK-78 seferiyle gelen TC-LJI kuyruk tescilli Kırmızı Kuyruklumuz.


Miami'den gelen park ederken aynı anda bir Arap ülkesine ait uçak da havalanmaktaydı.


Ne yazık ki bu uçak hakkında hiçbir yazısını okuyamıyorum, bilenler beni de bilgilendirirlerse sevinir ben.


Aslında belki bunu paylaşmazdı ben ama bir martıyı da resimde yakalayınca farz-ı ayn oldu. Karşınızda TC-JDO kuyruk tescilli Kırmızı Kuyruklu yük uçağımız.


Bu da günün ikinci Suudi Arap uçağı, martı bana bakarken ve uçak da tekerleklerini toplarken kamerama yakalandı.


Yine martı bana bakarken formasını bile okuyamadığım bir uçak yine tekerleklerini kapatırken.


Bugün Güney yönünde havalanan son uçak işte bu Onur Havayollarının bugün yakaladığım üçüncü uçağı oldu. Bundan sonra havalanan Emirates Aygırından itibaren uçaklarımız bildiğimiz yönde hareket ettiler.


Bu da TC-LJD kuyruk tescilli Kırmızı Kuyruklumuz TK-12 seferiyle New York'tan geldi. Ben yazıyı yazdığım zaman ise TK-760 seferiyle Dubai'ye gidiyordu.


Bugün ilk resimde gördüğümüz A6-EMW kuyruk tescilli Aygırımız. Biraz sonra Dubai'ye gitmek üzere havalanacak.


Bu gördüğünüz de TC-IZI kuyruk tescilli Sarı Kuyruklumuz. Atatürk Havalimanında günde beş sefer Sarı Kuyruk görünür, bu da onlardan biri.


Burada önce güzel dileklerle sâlimen uçmasını dileyerek biraz geyik yapalım. Sabiha Gökçen olmadığı için diğer Kırmızı Kuyrukluların arasında mahcup kalmış.


Bu Sarı Kuyruk parantezinden sonra Aygır'ımızın havalandığı anlarla bu yazımı bitirelim.
Artık sanırım rüzgâr döndüğü için olmalı uçaklar Kuzeyden kalkıyor, arada kaçırdığım biriki taneden sonra Aygır hareket komutu bekliyor.


İşte bizim Aygır tekerleklerini yerden kesmiş Dubai'ye gidiyor.


Bu resimde ise kuleyle birlikte kamerama yakalandı.
Bugünlük Atatürk Havalimanı Günlüğü bu kadar. Bir başka gün başkaca uçaklarla okuşmak üzere.

İlişki Yaşamak Zor Geliyor

Yalnızlık aslında yukarıdakine mahsus. Ancak günümüz zamanlarında bazı yaşanmışlıklardan sonra şimdi okuyacağımız araştırmanın doğruluğunu da göz önüne almak gerek kanımca.
Bizim çalışkan İngiliz bilim adamları yine boş durmaya dayanamamışlar ve yalnız yaşayan her dört kadından üçünün yeni bir ilişki arayışının kendilerine fazladan yük getirdiğini ortaya çıkartmışlar.


Yalnız yaşayan kadınların yüzde altmışbiri medeni hâllerinden memnunken bu oran yalnız yaşayan erkeklerde yüzde kırkdokuz olarak çıkmış.
Demek ki her başarılı erkeğin arkasında bir kadının olması gerektiği bu araştırmada da ortaya çıktı.
Hemen şahsi fikrimi de beyan edeyim, bu yüzde kırkdokuzun içinde ben de dâhilim. Ama kısmet neleri gösterir bilinmez.

Yaşlanmaya Karşı Günde Beş Mantar

Artık yaş kemâle erdi, kolay değil kırk oldu ben. Bu yaştan sonra azarsaymışım beni ancak teneşir paklarmış atalarımızın dediklerine göre.
Biraz önce bir gençlik iksiri buldum ama tavsiyeye eklemem gereken bir konu var ki o da içlerinde zehir bulunmaması gerektiği. Hani gençlik iksiri diye yiyelim ama onu yerken nalları da dikmeyelim.


Efenim çalışırken gecelerini gündüzlerine katan Amerikalı bilim adamları günde beş adet mantar yemenin gençliği uzattığı ve bunamaya karşı koruyucu bir işlevi olduğunu bulmuşlar.
Dediklerine göre mantardaki antioksidanlar hücrelerin hasar görmelerini önlüyor.
Ama siz siz olun mantarın zehirli olmayanları mideye indirin.

Bir Bedende İki Kedi

Kedileri çok sevdiğim doğrudur. Hâttâ dünyanın haritasına baktığımızda topuyla oynayan bir kediye benzediği de keza.


İşte bir herbokologun biri bu resmi çizmiş, çok da güzel benzetmiş.
Ancak ben bu yazımda size memleketimizden çok uzaklarda olan Arjantin'de dünyaya gelen Quimera'yı tanıtacağım.


Gazetenin yazdığına göre genetik bir bozuklukla doğan kahramanımızın bir gözü ela diğer gözü mavi, bir tarafı sarman diğer tarafı kara kedi.
Kendisi sosyal medyanın yeni gözdesi ve sevgilisi oldu.


Kendisini İnstegram'da da bulabilirsiniz.