Bu Blogda Ara

21 Haziran 2017

Suyun Ölçüsünü Kaçırma

Atalarımız bize bol bol su içmemizi söyler her zaman. Ancak su içme olayının birazdan okuyacağınız boyutunu hiç düşünmemişiz şimdiye kadar. Daha doğrusu aklımıza bile gelmemiş.
Efenim yine Amerika'da bazı doktorlar yine boş durmamış, her gün yaptıkları araştırmalara bir yeni halka daha eklemişler.
Bu araştırmanın konusu ise suyun kadın ve erkek insan vücudu üzerindeki farklı etkisi.

Belki bazılarımız biliyor ama kadın ve erkek metabolizması birbirlerinden farklı olarak çalışır.
İşbu vaziyet-i umumiye mucibince kadınların ve erkeklerin içmeleri gereken su miktarı da farklıymış.
Belirli ölçüde su içmenin birçok hastalığı önlediğini belirten uzmanlarımız araştırma sonrası basına verdikleri beyanatta "Kadınlar günde en az dokuz erkekler ise günde en az onüç bardak su içmeli" demişlerdir.

17 Haziran 2017

Eşiniz Sizden Bir Şey Saklıyor

Kadın aklı çoğu zaman işe yarar. Malesef yaradılışın kuralı artık budur, çünkü çevremizdeki her konuda kadınların biz erkeklerden birer adım önde oldukları yaşanmaktadır.
Örnek olarak giysi çeşitlerinde kadın elbiseleri çok fazladır, toplu taşıma araçlarında kadınlara yer verilir, yolculuklarda kadınların yanına oturabilmek sadece kadınların hakkıdır.
Ancak konumuz bunlar değil. Bu kez bambaşka bir konu getirildi önüme.


Efenim çalışkan İngiliz bilim adamlarını bilirsiniz, canları her sıkıldığı vakit kendilerini araştırmaya verirler, işbu araştırmaları da her gün değişir.
Bu kez de her dört kadından birinin eşlerinden para sakladıklarını ortaya çıkardılar.
Hayatın sonuna kadar evlilikle veya bir beraberlikle sürdürüleceği kesin değil.
İşte bu düşünceyle kadınların yüzde yirmiüçü "Olur da ayrılacak olursak birikmiş üçbeş param olsun" diyerek eşinden gizlice birikim yapmakta.
Bize eski zamanlarda şöyle öğretildi: Zengin adamın karısının harcayacağından daha çok para kazanması gerektiğini.
Demek ki bazen bazı istisnalar vukua avdet eyleyebiliyormuş.

04 Mayıs 2017

Sosyâl Media Beğenileri Mutlu Etmiyor

Hayatımız sosyal medya olmuş. Artık Facebok'suz İnstegram'sız, Swarm'sız, Foursquare'siz, Zomato'suz, Yonja'sız, Hi5'siz, Linkedin'siz, Haysocial'sız veya 80630'suz ya da yukarıda adı geçen arkadaş bulma sitelerinin herhangi birisinden nasiplerini almamış olan insana insan gözüyle bakılmıyor.
Düşünün ki amerikan vizesi almak için bile bu kanallara üye olmanız ve vize talep ederken bu kanallara ait bağlantı adreslerinizi ve şifrelerinizi konsolosluğa vermeniz gerekmekte. Eğer sosyal medya kullanmıyorsanız amerikan vizesini alamıyorsunuz.

Ancak ben bugün size bu olayın bambaşka bir boyutunu kâğıda ve ekrana getireceğim.
Biliyorsunuz dünyada yaşayan bazı zat-ı az muhteremler iki günde bir İnstegram'larından daha önceleri yükledikleri resimlerden bazılarını gerekli gereksiz silerler.
İşte bu tip sürekli resim silen ve kendilerini tanıtacak ana resimlerini sürekli değiştirenler özgüven eksikliği taşıyan kişiler.
Bunu ben demiyorum bilim adamlarının araştırmaları söylüyor. Aslında araştırmaya konu olacak kadar sır değildi bu konu ancak ben bunu ne zaman haber alacağım diye düşünmeden edemiyordum açıkçası.
Aynı araştırmanın bir sonucu da çok beğenilmenin insanı mutlu etmediğini söylüyor ancak bu kişiden kişiye değişmekte olan göreceli bir duygu.

Darısı sosyal medyanızda bütün arkadaşlarınızın var olduğu profillere erişmeniz.
Amin.

18 Nisan 2017

Onuncu Yıl

Bugün baktım ben size yazmaya başlayalı beri koskocaman ON YIL geçivermiş.
Bugün ben kutlama yapıyorum kendi kendime, ama sizlerle de ahanda buradan paylaşmak istedim.
Malûm-u aliniz blog yazarları kutlamalarını da bloglarından yaparlar =)))


Bu on kocaman yıllık zamanda benim birçok yönüme ortak oldunuz, kâh ağladınız kâh güldünüz.
Belki de hiç organınıza bile takmak aklınıza gelmedi beni.
Ama tabi o da sizin bileceğiniz iş, ben de arkadaşlarım da zorla size kendimi beğendiremem ya değil mi?


Gelgelelim hayat o zamanki gibi değil artık, köprülerin altlarından çok sular aktı gitti.
Zaman ise bir çırpıda gelmesiyle gitmesi bir oldu.
Siz olsanız ne yapardınız, hayatın geçmişinde tıkanır kalır mıydınız yoksa bir tarafından yakalamaya mı çalışırdınız?


Yepyeni kocaman on yıllara erişmeyi yukarıdaki bize nasip etsin.

14 Şubat 2017

Sevgililer Gününde Çare Yıldız Tilbe

Şimdi ne alaka diyeceksiniz başlığı görünce?
Benim yazdıklarımı bugüne kadar okuyanlar bu uyuz gün hakkındaki fikirlerimi bilirler, arşivimi de kurcalayın, adına sevgililer günü denilen ve her yerde sevgililiğin ve aslında önemli ve karşılıksız olursa kâlp kıran aşkın bu kadar basitleştirilmesine karşı olduğumu hâlâ anlayamadınız mı?
Hiçbir sevgililer gününde benim yanımda sevgili olmadan geçirdiğimi de bilmezler mi?

Bu yıl sayın Yıldız Tilbe uzun zaman önce çıkarttığı ancak kendisinin hiçbir albümünde bulunmayan bir şarkısının melodisine müthiş bir güfte yazmış, benim duygularıma çok güzel bir tercüman olmuş.
Hangi şarkı mı? İşte sayın Yıldız Tilbe'nin hoşgörüsüne sığınarak paylaşıyorum, iyi dinleyin:



Sevgililer günü yine gelirken herkes ayrı bir panikken
Ay ortasında cepler delikken çiçekçi abla gülerken
Kokudan hediye olur mu mumlu yemek doyurur mu
Ya aç kalırsın ya ödül alırsın iade kartı yok mu
Emojiler hep kâlpli yazışmalar da gıybetli
Peluş ayıymış kâlpli balonmuş hiç almasak olur mu

Al sana ondört şubat taymlaynın hâline bak
Her fotoda aynı kâlp gösteriş olsun maksat
Bir iki üç dört tamam daha da kutlayamam
Aşkı da yalnızlığı da bir güne sığdıramam

Her sene ondört şubat atlatamazsın rahat
Her fotoda aynı kâlp gösteriş olsun maksat
Bir iki üç dört kere denedik olmadı işte
Sevgililer gününde çare Yıldız Tilbe
Selâm Yıldız'cım biz geldik.

Not: Bir de Yıldız Tilbe'ye söylemedikerini bırakmazlar, ama ben sanat camiasında onun kadar delikanlı birini daha göremedim nedense.
Not2 : Eğer bu yazımı Yıldız hanım okuyorsa ve videoyu paylaşarak telif hakkına tecavüz ediyorsam videoyu kaldırabilirim.

Teşekkürler.