Bu Blogda Ara

25 Ekim 2011

Evlik

Her önüne gelene sarılıp yaprak gibi savrulmaktansa gerçek sevdiğine sarılıp ağaç kökü gibi sağlam ol ...


Sırf evlenmiş olmak için hiç sevmediğim ve başkalarının bulup bana uygun gördükleriyle evleneceğime ömrümün son gününe kadar sonunda kavuşamasam dahi sevdiğim kişinin peşinde koşmayı tercih ederim ...

Çünkü bu sefer başkaları hayatıma müdahale edecek, yok nişanlılık uzar evlenmeyecek misiniz, evlenirsiniz bu sefer de çocuk ne zaman, hade çocuk olur vaftiz veya sünnet, okul derdiydi, ergenlik derdiydi, dertler uzar gider ...
Ama kendi bulduğumla öyle mi?
En azından gereksiz kişiler müdahele etmeyecek, az önceki dertlerle ben ve yengeniz uğraşacak :-))
Emin olun, böylesi çok ama çok daha iyi ...


Evlilik iki kişiliktir, gereksizler hade balakım dışarı kışkış :-))

Kurallarım Var Yalan Söyleyemem

Hayatta bazı kurallarım vardır, bu kurallar da bazen işe yaramasa da kural kuraldır ve çiğnenmek için vardır :-))

Kural 1 : Saçmalama, benimle mantıklı ve düzgün konuş veya yazış.
Kural 2 : Boş yere selâm verme, ben boş muhabbet adamı değilim.
Kural 3 : İkili oynama, bana ayrı başkasına ayrı konuşma.
Kural 4 : Yalan söyleme, ben yılandan korkmam yalandan korktuğum kadar.
Kural 5 : Benle tartışma, sonunda kaybedebilme şansın çok yüksek.
Kural 6 : Gürültü yapma, sessizce otur oturduğun yerde.
Kural 7 : Gereksiz yer kaplama, bazen senin varlık nedenini bile anlamıyorum ya?
Kural 8 : Başkası olma kendin ol.

Bence böyle kuralları siz de koyun, eminim ki bazı ters giden şeyleriniz düz gitmeye de başlayabilir.
Eğer tüm bunlara uyduğunuz hâlde hâlâ düzelmiyorsa kesin bir sorun vardır.

Bu sorundan kurtulmak isterseniz size çok basit bir önerim var:
Cep telefonunuzun mesaj kısmına "SORUN" yazın, sonra kendinizi balkondan aşağı atın, bakın bakalım sorun falan kalıyor mu?

Terazi

Vakit gecenin bir yarısı ... Ben paylaşımlardayım :-))
Tüm gün baş ağrısı çekmişim zaten ... Patlamak üzereyim :-((

Evet, ben bir Terazi Burcu'yum ...


Dengesizlere ayar verecek kadar terazi değilim, herkes neyi isteyip neyi istemediğimi iyice öğrensin artıkım!
Öğrenmeyeni de bir zahmet okula gönderirim, merak etmeyin sakın !!

Kayan yer görünce su gibi akma
Menfaat uğruna arkadaşını satma
Eğer bu dünyada huzur ararsan
Her gördüğün olur olmaz herkesi dostun sanma

24 Ekim 2011

Gucci Yaprak

Tüm dünyayı dolaşsanız değiştiremeyeceğiniz bir gerçek vardır:
Erkek kendisine gereken bir şey için beş lira harcar.
Kadın kendisine gerekmeyen şey için elli lira harcar.
Tarih boyunca da bu kural böyle gelmiştir ve böyle de gidecektir :-((

Çünkü biraz önce Facebok'ta bir resim gözüme çarptı, sizle de paylaşmadan duramadım:


Girişteki tezimin ispatı olsun bu resim size :-))
Gucci de olsa, Versace de olsa, Müjde de olsa, Markasız da olsa, yaprak yapraktır ... Bir şeyi üç kuruşa alabilme imkanı varken ikibin lira domalmaya gerek yok ...

22 Ekim 2011

Mum Işığında Kuru Fasulye

Ben bu insanları anlamıyorum arkadaş ...

Bazısı "Mum Işığında Kuru Fasulye" ister ... İsteyebilir, sonuçta Kuru Fasulyenin kral yemek olduğunu söylemeden geçemeyeceğim :-))
Fakat mum ışığının yanında olması ne alaka?
Üstelik de yanında da soğan isteyeni de varmış :-))
 
Şimdi size manzarayı anlatıyorum:
Karanlık bir oda + Mum ışığı + Sofrada iki tabak Kuru Fasulye + Olmazsa olmaz kankası olan Pilav + Eskik olmayan Soğan + Ayran
Size yan masadan Sucuk + Pastırma yollamamı da ister misiniz?

İşin tuhafı bu masada soğanı isteyene aşık olunurmuş :-))
Zaten arada aşk varmış, bir kere daha aşık olmalıymış :-))

Aşk sizce dalga geçilecek ve ucuz bir eşya mıdır?
Yoksa duyguların en çılgını, en zoru, en ulaşılamazı ve bulununca da kaybedilmemesi gereken bir olay mıdır?
Soruyorum size, cevaplarınızı da bekliyorum, ister Twitterden ister Facebok'tan, isterseniz de Blogger'den, hiç fark etmez.