Bu Blogda Ara

11 Mayıs 2011

Karanlıkta Komedi

Çok heyecanlıyım şu anda ... Son defa perdeleri kapattığım günden beri tam otuzaltı ay artı yirmi gün geçmiş, takvime ve günlüğüme bakınca gördüm :-((
Hani rahmetli Basmacızade Yakup Efendi (Հակոբ Պասմաճեան)'ye portre resmimle hayat verdiğim dişimin ağrısından suflede ve perdede çuvalladığım Yunus Emre'deki Galadan beri :-((


Bu yıl da mutfaktan elektriğin kesilmesi sonucu ev sahibinin hayatını kökünden değiştirecek olayların meydana geldiği bir hikaye çıktı.
Kolay değil tabi ... Zamanında bir tesadüf eseri ve sırf zevk için başlamama ve ilk başlarda fazlama önem vermememe rağmen geçen zaman sonrasında hayatımda olmazsa eksikliğini içimde hissettiğim bir şey benim için ... Şimdi ise kocaman bir tutku :-))
Hani derler, ki doğru da derler, sahnenin tozunu bir defa yutarsan o yuttuğun tozu kolay kolay temizleyemezsin, ara sıra varlığını unutsan dahi çok zaman kendisinin var olduğunu ve içinde yaşadığını bir şekilde hatırlatır.
Emin olun son on günü çok yoğun olmakla birlikte uzun zamandır yapmakta olduğumuz prova ve çalışmalarımızın sonucunu az sonra göreceğiz ... Aynen yıl boyunca Öğrenci Seçme Sınavı veya Yatay Geçiş Sınavı ya da Lisans Yerleştirme Sınavlarına hazırlanırken okullarımızda ve artıkım eğitimin olmazsa olmazı dershanelerde çalıştığımız dersler gibiydi, veya lig sonunda şampiyonluğa uzanırken kazandığımız müsabakalar gibi, her şeyi geçmişiz, kupanın bir sapını tutmuşuz fakat ikincisini de tutabilmek için kazanılması gereken son bir müsabaka daha var oynanacak.


Gerçekten olgun adam sütle bala bakmakla doyar, mideye indirmesine gerek yok. Ben de bununla yetiniyorum :-)
Bu akşam bazı canavar komşular bekliyorduk, telefon ettiler gelemeyeceklermiş ... Sonra da başımıza bu münasebetsiz iş geldi, elektrikler kesildi karanlıkta kaldık :-((
Sade ama basit değil. Dahiane ama cafcaflı değil ... Tek ama nefis, daha fazlasını görürsem şaşırırım. Fikrimi sorarsanız şeytan zorlamış bunu yapmaya, kul ne yapsın? Ayrıca unutmayın ki kul kusur işler Tanrı bağışlar :-)
Sonra çamur çikolatadan, çikolata da çamurdan birbirine benzer, çünkü ikisi de kahverengidir.
Sonuç olarak seni çok özledim, görmeden edemedim, şu son otuzyedi ayda hep seni düşündüm. Senden ayrılmak zorunda kalmakla ne kadar büyük bir hata yaptığımı anladım. Sekiz yıldır beraberiz, birbirimizi eski bir gazete gibi fırlatıp atamayız.
Fakat sen de az içten pazarlıklı değilmişsin, madem beni sevmiyordun bıkmıştın, neden geri döndün bana?


Şimdi bu yılki ilk gösteri için son onbeş dakka.
Fakat ben ne yazık ki varmam gereken yere henüz varamadım :-((
Bütün münasebetsizlikler tepemde, hangi tarafa saldırsam yolum ters gitmekte, ne yapacağımı da bilmiyorum, bakalım bu tersliklerle dolu akşam nasıl bitecek?
Ben olumlu olmasını istiyorum ama ya batacağız ya da çıkacağız.
Karanlıkta Komedi'yi oynuyoruz ya, ben de yolda gelirken karanlıkta kaldım ...
Hade bana ve arkadaşlarıma bol şanslar ve başarılar. Hepinizi çok seviyorum.

08 Mayıs 2011

Sözler Yüzünden Kararsız Kaldım

Çok hızlı yaşarsın, "Acele giden ecele gider" derler.
Yavaş yaşarsın, "Ölü toprağı serpilmiş gibisin" derler.
Orta halli yaşarsın, "Monotonsun" derler.
Gülersin, "Ne bok yemeye gülüyor bu deli gibi" derler.
Ağlarsın, "Bunalım mı takılıyorsun" veya "Damar takılalım mı?" derler.
Susar dinlersin, "Dilini mi yuttun?" derler.
Konuşursun, "Sus bir artık" veya "Konuşma Lan" derler.
Çalışırsın, "Amele" veya "Paraya mı ihtiyacın var?" derler.
Yatarsın, "Beleşçi" veya "Yata yata götün göbeğin büyüdü" derler.

Kısacası derler de derler...
İnsanı candan ederler, sonra anlarsın ki gelmiyor artık geriye geçen günler.

Ona buna kulak vermeye bir son ver,
Yoksa onun bunun lafına baktı böyle oldu derler.

Sözler Yüzünden Kararsız Kaldım

Çok hızlı yaşarsın, "Yavaş git" derler.
Yavaş yaşarsın, "Ölü gibisin" derler.
Orta halli yaşarsın, "Monotonsun" derler.
Gülersin, "Ne bok yemeye gülüyor bu deli gibi" derler.
Ağlarsın, "Bunalım" derler.
Susar dinlersin, "Dilini mi yuttun?" derler.
Konuşursun, "Sus bir artık" veya "Konuşma Lan" derler.
Çalışırsın, "Amele" derler.
Yatarsın, "Beleşçi" derler.

Kısacası derler de derler...
İnsanı candan ederler, sonra anlarsın ki gelmiyor artık geriye geçen günler.

Ona buna kulak vermeye bir son ver, 
Yoksa onun bunun lafına baktı böyle oldu derler.

30 Nisan 2011

Kahve

Sevgili okuyucularım, bugün biraz kahveyi fazla kaçırdım sanırım, çünkü sabahtan beri içtiğim Dördüncü Kahveyi size takdim etmekten onur duyarım:



Uyku bazen öyle ağır basıyor ki, sabahları kendimi toparlayamıyorum çoğunlukla :-(( İyi ki bugün Cumartesi, müzmin yalnızlığıma ortak olabilecek siz sevgili okuyucularımdan başkası yok şu anda çevremde :-)

Ben de bir yandan işimle, diğer yandan yazılarımla çabalamaktayım. Netekim şekilde görüldüğü gibi.



Eskiden Televizyonda bir "Nescafé" Reklamı vardı, şarkısı da Listebaşıydı:

Farklı hayatlar farklı insanlar
Hep o fincandan bu kahveyi yudumlar
Nescafé keyfi her yüzde bambaşka yaşar
Keyfi anlatmanın yüzlerce yolu var

Bu reklamda geçen şarkıyı herhangi bir video Web-Sitesinde bulanlardan yardım talep ediyorum.

Hayatımda ilk kez bir melodiye giydirebildiğim bir güfte var, bunu gerçi kendi şahsi Web-Siteme de yazmıştım ama Mynet denen daldanyarakosman Mysite'yi kapattı :-((
Üstelik hiç bir geri yükleme seçeneği bırakmadan amk.

Ben de orada yazdığım şiirleri buraya taşımaya karar verdim:

Birlikte bir kahve içelim mi seninle
Kaç zamandır yapmadım kahveyi elimle
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatrı var derler
Arkadaşlar hep birlikte kahve içer

Kahve bahane maksat muhabbet
Ben yaparım kahveyi sen etme zahmet
Ne kadar özledim senle kahve içmeyi
Şöyle karşılıklı bir sohbet etmeyi

Güftesi bizzat bendenize aittir, olur da bir yere yazarsanız telifimi isterim, bilginiz olsun, beni cezai müeyyideleri uygulamak mecburiyetinde bırakmayın sakın.

24 Nisan 2011

Zadik Mi Yas Mı?

Bu yıl Zadik'i öyle bir güne denk getirdiler ki, akıl alacak ve hangi tarafta durulacak belli değil :-(( Ama ne olursa olsun sabah bayramı kutlayalım, gerisini sonra düşünürüz :-)


Kutlu Olsun Herkese :-))


Çok Şükür Allahım, bu yıl da bizi bu kutlu güne eriştirdiğin için.

Geri kalan adetlerden bahsetmeyeceğim, çünkü zaten beni tanıyanlar biliyor bunları, burada boşuna tekrar etmeme gerek yok.
Bu yıl aksi bir güne denk gelmesi dışında her şey çok güzel.
Aksilik ne mi?
Tarihi kurcalayın da görün ve anlayın, anlamayanlara da anlatın, kafalarına vura vura.