Bu Blogda Ara

03 Temmuz 2010

Kebelekler Vadisi

İstabnul'da son zamanlarda bir kelebek istilası başlamış bulunmakta, her nereye giderseniz etrafınızda her renkten kelebekler gırla gidiyorlar :-) Ağaç, ot, çayır, beton, bina, asfalt dinlemeden hem de.
-Doğanın dengesi artıkım bozuldu herhalde galiba sanırsam-
Çünkü bu kadar kelebeğin bir anda ortaya çıkması görülmüş şey değil, hele ki İstabnul gibi betonun, gürültünün, stresin, trafiğin, çöpün bol, ağacın, parkın, otun, çiçeğin eh işte, ormanın, huzurun, derenin, temizliğin kıt olduğu bir "Megaköy"de. Tabi İstabnul'a "Köy" demek, Anadolu ve Trakya'daki diğer tüm köylere hakaret olur, netekim on tane İstabnul bir tane Divriği etmez :-)
Öyle olduğu cihetle Adadan her dönüşüm benim için büyük işkence zaten, resmen baraja atılmış oltaya atlıyan sazan olta sahibi tarafından çekilince nasıl bir halet-i ruhiyeye girerse kendımi aynen o şekilde hissediyorum.

Biraz sorna Adaya gidicem ama bugün kameramı evde unutmuşum :-(
Bu vaziyet-i rezilliye dahilinde sizderya kar'ilerime ne yazık ki hem Facebok'umda hem de Blog'larıma bu haftaya ait herhangi bir resim koyamıyacam. Bu vaziyet-i aptalliye zuhur ettiriceği hissiyat-ı kederden dolayı sizderyadan bağışlanmamı saygılarımla arz ederim.

26 Haziran 2010

Kınalı Ah Kınalı Senden Nasıl Kopmalı

Kopabilir miyim acaba?
Yazlığın Yaz zamanı gelmiş gün dahi dönmüş, hasretim dokuz ayı bulmuş, Kış Kaçamağımızı saymazsak eğer ... Bir de Extradan beklenilen bir Üç Hafta da var ki, nerdeyse kavuşamadan sonsuza dek ayrılıcakmışız gibiydi :-((

Ama bu sefer sana gelmeyi başardım :-))
Gelgelelim Denizin çok Kirliydi :-(
Buna mukabil Köften Harikaydı, ama Dondurman sanırım Dünden Kalmaydı, midemi bozdum :-((
Yeni İskelen Hayırlı Olsun, basit küçük ama güsel, dilerim tüm halkın iyi günlerde kullanır.

Bir başka dileğim de Seni bugünkü gibi Çorko'suz Bulmak, yarı tenha yarı sessiz.
Kısacası Aşkım, Yazımız Hayırlı, Vaporumuz Büyük, Denizimiz Temiz, Hayat da Hepimizin Olsun.
Seni Diğer Blog'umda bol bol didikliyicem, kusurumu bağışla cnm.

19 Haziran 2010

Evlilik Mi?

Evlilik ... Çok kişi için olmazsa olmazlardan ... Benim de başımın etini yemeleri yetmezmiş gibi sanki kendileri evlenmişler de başları göklere erişmiş :-)
Ben hayatımı bekarlık üzerine kurmuşum, kolay mı beni evlendirebilmek?
İşte gerekçelerim:
 
1. Eskiden insanlar en fazla kırk yaşına kadar yaşıyordu. O yüzden de herkesin yirmibeş yaşından önce evlenmesine sıcak bakılıyordu.
Ama günümüzde ise, teknolojinin bize sunduğu sonsuz imkanlar sayesinde seksen yaşına kadar yaşayabiliyoruz.
Dolayısıyla kırk yaşımızda evlensek bile, eşimizle en az otuz veya kırk yıl birlite olabiliriz. Görüyorsunuz ki şu vaziyet-i umumiyede evlenmek için aceleye hiç gerek yok.

2. Eşleri tarafından seçilmiş olmak, evli insanları iyi birer av yapmıyor. Yani Adolf Hitler, Saddam Hüseyin ve Frankenstein de evliydiler. Evli olmak insanları diğer insanlardan üstün kılan bir özellik değildir.

3. Bütün süper kahramanlar bekardır. Örnek mi? Kedi Kadın, Buddha, Afrodit, Superman, Red Kit, Buggs Bunny.

4. Tüm bunların ötesinde Tanrı'nın da bir eşi olmadığının da altını çizmek lazım.

5. Evlenmek çok kolay bir iş. Öyle olmasaydı, her yıl ikimilyon insan evlenmezdi.
Hem illa ki bir işe zorlayacaksanız, daha ilginç bir şey yaptırabilirsiniz.

Bundan bir süre önce de demiştim, isteyenler yandaki linkimi tıklayıp görebilirler. Burdaki de o günkü yazıma eklemedir:
Evlilik bir anda alınabilicek bir karar değildir.
Sadece bir kere evlenilebilinir.
Bunun için de çok ince eleyip çok sıkı dokumalıdır.
Çünkü evlendiğiniz kişiyle kocaman bir ömrü paylaşacaksınız, ne istediğinizi dikkatli düşünün, benden size bir arkadaş veya öğretmen tavsiyesi.

17 Haziran 2010

Trafik

Trenlerdeki tehirler bitti sıra artıkım trafiğin sıkışmasına geldi :-( Sabahları dükkana ulaşabilmek için henüz Devletin Trenleri çalışıyorken dahi çok büyük bir işkence halini aldı. Çünkü on dakkada gelebildiğimiz Yenikapu'dan Cağaloğlu'ya yirmisekiz dakkada gelebiliyoruz.
Sebep malum: Sağlık Müdürlüğü önündeki park eden araçlar, daracık sokaklara sokulan kocaman otobüsler, sırf bu köşelerdeki ve sokaklar boyuncaki park eden ya da ettirilen arabalar yüzünden dönemeçlerdeki dönüşleri yapmayı becerememeleri.
-Kocaman otobüslerin şu daracık sokaklarda ne işleri varsa artık?-

Bunun çözümü şöyle olur:
Öncelikle büyük otobüs yerine midibüs kullanılır. En azından sıkışıklık yaratmaz, kapasite olarak düşüktür belki ama oturamayan yolcular ayakta seyahat edebilirler, çünkü Turistik Bölge Rıhtıma fazlama uzakta değil.
-Turistler sanki kendi memleketlerinde hiç mi kendi belediyelerinin otobüslerine binmemiş?-
İkinci olarak illa ki büyük otobüslerle taşıma yapılıcaksa bir sabit güzergah belirlenir, bu güzergah boyunca da arabaların park etmeleri yasaklanır. Otobüsler de güzergah dışına çıkmazlar. Bir kaç adet durak konulur, bu durak yerlerinde turistleri indirir, indirdikten sorna da yoluna devam edip Depo'ya gider. Yolcu alma saatinde de gelir, yolcuları alıp gidecekleri yere kadar götürür.
Üçüncü olarak Rıhtımdan gelen otobüs eski Cankurtaran Stadı'nın olduğu yerdeki Park'a gelir ve turistleri orda indirir, turistler Çarşı'ya ve Sultanahmed'e yürüyerek giderler.
Dördüncü olarak Taksilere birer çekidüzen verilir, yolcu getirmediği takdirde Duraksız Taksiler Turistik Bölge'ye sokulmaz.

Ben İstabnul'da çok görmüşümdür, trafiğin tıkanmasının nedenlerinden birinin Taksiler, diğerinin de kocaman Turist Otobüsleri olduğunu.
Fakat bunlara birer düzen verilirse yüzde kırkını çözebilirler.
"Yetkililer Uyuyor Mu?"
Uyusunlar da büyüsünler, biz burdan hep birlikte zat-ı şahanelerine birer ninni söyliyelim :-)

06 Haziran 2010

Yağmur

Suskun Blog'cunuz kimbilir kaçıncı kez yağmuru yazıyor bilinmez ... Fakat herkes gibi açık ve güneşli bir hava beklerdi.
Çünkü planında Ada vardı, Deniz girmese dahi en azından keşif ve gezinti için ...
Her şeye rağmen yağmur da güzel yağıyor, ara sıra sağnak bulutların arasında kısa süren molalar da her zaman var olduğunu bildiğimiz Güneş kendisini göstermeyi başaramamasına rağmen havanın sıcaklığını hissettiriyor bize.


Hava serin, ortam güsel, daha fazla ne isterim?
Yolumuzu aslinda Adaya programladık, fakat kanal bozulunca Moda çıktı karşımıza, Şaşkınlar da cabası.




Gün sonundaki tek "Keşke"m biraz daha erken çıkabilmek, biraz daha fazla gezebilmek için ... Belki gelecek sefere artıkım.


Bakalım bu Yağmur ne kadar zaman sürecek?