Bu Blogda Ara

17 Aralık 2008

Ekomoni Tıkırında

Biliyorsunuz veya bu siteyi takip edenler farkındadırlar ki bir süreden beri kriz vaziyetindeyiz :-(
Günlerimizin yarısı oturmakla geçiyor ...
Boşa geçen bu kadar zamanı alt alta toplasan emin olun şu anki durumumdan çok çok daha iyi olabilirdim :-(

Kısacası elime damacanayı alıp davul gibi çalmaktan vaya dükkanda altı aydır duran flütü öttürmeye çalışmaktan gına geldi :-(
Hoş, ne kadar iyi flüt çalabilirim ya, o da ayrı bir konu, çünkü bizim zamanımızda okulda flüt dersi yoktu şimdikiler gibi :-)
Şimdiki nesil çok daha şanslı bizlerden, en azından müziği müzik gibi öğreniyorlar.
Bizim gibi sadece güftelerden ibaret değil :-(

Keşke birisi de şu çalmayı bana da öğretse, ama nerdeee???

15 Aralık 2008

Tren Saatleri

Uzun zamandır size Devletin Trenleriyle ilgili yazmadığımı bugün kayıtlarımı kontorol ettiğimde fark ettim.
Bu seferki konumuz ne yolda kalma, ne de bekletilme, konumuz trenlerin hareket zamanları ...
Tabi hareket zamanları değişirse muvasalat zamanları da değişir :-)


Bizim trenlerimiz her ne hikmetse yılın bu zamanları hareket ve muvasalat saatleri değiştirilir, fakat bunun nedeni hiç kimse tarafından bilinmez =(((


Tabi bu durumda insanlar yeni saatlere alışırken geçen ekıstıra kayıp zamanı nasıl tahsil ve tazmin edecekler?

13 Aralık 2008

Fenerbahçe - Beşiktaş Meydan Muharebesi

Kadıköy İskelesine Emniönüden gelen vapordan inmişim, buraya kadar her şey normal.
Fakat iskelede bir kaç Fenerbahçeli toplanmış, herhalde dedim maç falan var ...
Sahil tarafından Moda istikametine doğru yürüyücem, derken öteki iskeleye yaklaştığım anda az önce gördüğüm ve asla Fenerbahçe Cumhuriyeti vatandaşı olamıyacak bir takım insanat bir anda slogan atmaya ve beni takibe başladılar ...
Biraz daha gidince baktım ki diğer vaporda da Beşiktaşlılar olmasın mı?
Tabi karşılıklı küfürlerin bini bir para :-()
Bakınız aşşağdaki resim:


Ben biraz kenara çekildim olanları izliyorum tabi :-)
Beşiktaşlılar vaporda, Fenerbahçeliler de rıhtımda karşılıklı küfürleşiyorlar, Beşiktaşlıların ellerinde de bira şişeleri var, benim bulunduğum arka bölümün arkasındaki saksılarda da taşlar ...

Derken Fenerbahçelilerden bir tanesi taşın bir tanesini alıp da vapordakilere doğru atmasın mı?
Sorna üç beş çapulcu da aynı şeyi yapmasın mı?
Ve bu taşlardan yanlız bir tanesi vapordakilerden birine isabet etmesin mi?

Tabi bu arada küfürler de karşılıklı olarak devam ediyor :-)
Ben de içimden olayların muhakemesini yapıyorum, fakat bir baktım ki yanlız değilim, başkaları da bu komediyle karışık meydan savaşını izliyor ... Vaporun da hareketine bir iki dakka kadar kalmış ...

Derken rıhtımdakiler iskeleye hücum ediyorlar, vapora binicek, sorna da ........

Galiba da iskele güvenlik görevlileri de onları engellemeye muvaffak oldu, çünkü bunlar geri geldiler. Fakat on saniye bile geçmeden emniyet kuvveti bir motorsikleti aralarına sürdüğü gibi bu kendıne Fenerbahçeli süsü vermiş olan çapulcu insanatı çil yavrusu gibi dağıttı, tabi bu arada vapor da normal hareket saatından bir dakka kadar erken kalktı, iskelede kalanlar da feryat figan ediyor.

Ben de sorna iskelenin öteki tarafında Adadan gelen vaporu karşıladım ki aslinda yaz kış her gün çalışan seferdir, fakat bu yıl nedense onbaş dakka erkene alındı :-(



Bakalım biz ne zaman Adaya ayak basacaz, Ada'mı çok özledim çünkü ...
Sadece adayı mı? Değil tabi :-)
Arkadaşları, denizi, güneşi, yürüyüşü, daha neler de var kimbilir? Keşke imkanım elverse de ben de Adalı olabilsem ..........

25 Kasım 2008

Galata Eskelesi

Şimdi geçenlerdeki fırtınada biliyorsunuz iskele batmıştı, okuyanlar hatırlar :-)
Eskiden mevcud eskelenin yerinde şuan bir duba eskelecik -ki iskeleden başka her şeye benziyor- konuldu :-) Kara kısmına da prefabriked bir bekleme salonu :-) Yazın ısıtıcak kışın da üşütücek ...

Bilirsiniz bizim millete fırtına felaket hasret sökmez, yetmez bu lodos, şiddeti de bir hoş, şevkati derseniz daha da bir hoş :-)

Lodosa ne mi oldu, dindi, şimdilerde hava güllük gülistanlık, mis gibi bir ilkbahar havası var, ne giyiceğimizi şaşırdık :-)
Sonumuz hayır ola evet olmıya :-))

20 Kasım 2008

Lodos

Bizim İstanbul'un lodoslu havaları çok süperdir. Hem lodos sıcak da getirir, eserken insanın içine öyle bir işler ki bu sıcaklık, eğer rüzgarın hızı fazla değilse tadı damaklarınızda kalır, kolay kolay da gitmez ...
Fakat şiddeti fazlalaşırsa pılınızı pırtınızı toplayıp bir an önce kapalı kışlık bir mekana kaçmak istiyebilirsiniz.

Bizim İstanbul'daki vaporlar oldum olası lodos rüzgarını sevmezler. Çünkü öyle bir havada -eğer çalışıyorsa- bir vapora binerseniz ne ciğer kalır ne de bağırsak hatta mide :-(
O kuvvetli dalgalarda vapor ilerliyecek bir parçacık bile deniz bulamaz, onun için eğer hava lodos eserse Ada ve Kadıköy hatlarına vapor çalışmaz ...

Lakin bu seferki lodos o kadar şiddetliydi ki bu şiddet ve celale dayanamıyan Galata Eskelesi'nin dubaları su aldı. Tabi bu durumda su alan duba ne olur? Batar tabi ...
Dubalar batınca iskele de denizin dibini boyladı.
Seferler mi? Eminönü iskelesinden devam etmekte mecburen :-)