Bu Blogda Ara

28 Nisan 2008

Pazartesi, Fesi Giydik Ama

Dün akşam malesef derbiyi, bunun yanında da şampiyonluğu kaybettik, hepinizin malumu, öncelikle başımız sağ olsun :-(
Artık dükkanda çekeceğim işkenceyi düşünürken bir sürprüz oldu bugün, sizce ne olabilir? Az sorna ....
Dilerim hiç bir Fenerbahçeli bir fanatik Galatasaraylı tarafından taciz, işkence, kızdırma gibi olaylara maruz bırakılmaz. En kötüsü de patronu tarafından sabahtan akşama kadar GSTV izlemek zorunda bırakılması ...
Onlar fakir fukara ve antrenörsüzlük edebiyatıyla basını da arkalarına alarak (İnokta basın bunu da yazın) varsın şampiyon falan olsunlar, Evropaya falan da gitsinler, nasıl olsa her yıl gerisin geriye dönüyorlar. Hem kupa dediğin nedir ki, alt tarafı bir teneke parçası, bunun için birbirimizi kırmaya gerek var mı?
Sürprüze gelince, dükkanda yanlızdım bugün, başımı şişiren birileri olmadı.
Sevinebilirsiniz, izin var :-)

27 Nisan 2008

Gavurun Azdığı Pazarlar

Klasik bir pazar değil bugün, çünkü gavurlar azmadılar bu kez. Onların yerlerine gavur karşıtları azdılar, çünkü gavurlar çoktular bu kez.
Kötü bir espri miydi? Kabul, ama durumu görseydiniz siz de aynı veya benzer konuyu konuşurdunuz.
Akşamleyin bir müsabaka vardı ki evlere şenlik :-(
Bu kez onların bize karşı şansları tutucağı tuttu. Kısaca mağlup olduk ve kocaman şampiyonluk da malesef onlara gitti.
Ne yapabilirim hayırlı uğurlu olsun ve güle güle kullanın demekten başka, çünkü koskoca (!) galatasaray bu saatten sonra bırakır mı sana şampiyonluğu?
Sen eline ayağına kadar gelen fırsatı tepersen olucak olan budur işte.

26 Nisan 2008

Mahallenin Yenisi

Bugün hayatımdaki kimbilir kaçıncı cumartesi, ama her bir tanesinin ayrı bir anlamı mutlaka vardır.
Benim için bugünün anlamı uzun zaman sonra bir parçacık da olsa bir tembellik fırsatı, çünkü tüm yoğunluklarım bitti.
Kısacası, Yaşasın Tembellik :-)
Hava derseniz bugün iyiden iyiye soğudu, kış geri mi geldi nedir?
Ama böyle birden bire de olmaz ki, bir gün sıcak ertesi günü soğuk, sonraki gün yine sıcak!
Ne giyeceğimizi şaşırdık, çünkü hasta olmak istemiyoruz.
Ey Tabiat Ana, nereye gidiyor bu Dünyanın sonu?
Şimdi nerden buldun demeyin bu başlığı, çünkü uzun zamandır hatasız çalışan bizim devletin banliyö trenlerinden 17:30'da kalkanı bu akşam getirirken Yenimahalle İstasyonunda sanırım sebepsiz olmalı, en az onbeş dakika kadar boş yere bekledi.
Makinist olsun diğer görevliler olsun nedense açıklama yapma gereğini bile duymadılar, zaten beklemiyordum ya neyse işte.
Hayırlısıyla tehirler başladı, inşallah tez zamanda düzelirler.
Biz 81'den kaçtık trene güvendik, trenin bize yaptıklarına bak!
Tren olmasa da olmuyor, hem kaç zaman sorna ilk kez oldu, bakarsınız düzelirler ilerde.
Uzun zaman sonra ilk kez bir cumartesi akşamı bir parçacık da olsa erken yatacam, inşallah iyi bir uyku çekerim.
Yarın bir de büyük derbi var, bakalım hangi şanslı arkadaşım benim hışmıma uğruyacak?

27 Şubat 2008

İlk Temsil

İşte nihayet beklenen gün geldi çattı, hani şu her gün tempomuza eklenen provaların semeresini toplıyıcağımız zaman şimdi.
Ben kendim şahsen uykusuzum, ama son derece heyecanlıyım, bu heyecanım da ilk kez arkadaşlarıma katıldığım günden hiç bir farkı yok.
Bir başka heyecan da karşılaşma heyecanı, çünkü Federasyon Kupasında büyük derbi, Galatasaray - Fenerbahçe eşleşmişler, Saraçoğlundaki ilk karşılaşma 0 - 0 berabere bitmiş, sıra tekrar maçında, o da gitti geldi bizim tiyatromuzun ilk gününe denk geldi.
Fakat ne yazık ki son dakkada Ümit'ten yediğimiz golle 2 - 1 mağlup olarak elenmişiz.
Bunun dışında ilk temsilimiz harika geçti, korkum yersizmiş.
Bu olaya tüm arkadaşlarımın ve sevgili Ali İhsan hocamızın insanüstü gayretini, bunlara ek olarak da sevgili Filiz yengemizin bir provamızda tonlama ve sahne duruşu konusunda yardımlarını da göz ardı etmemek lazım.

26 Şubat 2008

Gece Provası

Hayatta her şeyi gördük, bir tek bunu görmemiştik bunu da görünce her şeyimiz tamam oldu. Zaten stres dizboyu, nerdeyse boğazımızdan yukarda, gündüz işlerimiz, akşam prova, zaman kısıtlı, yarın oyunumuz var daha sahne görmemişiz, aksesuarlarımız da eksik ....
Biz de gündüz işten sorunumuz olduğu için genel provamızı uykularımızdan feragat edip gece yarısı yapmaya karar verdik.
Uyku duvarlarımız bir şekilde delindi tabi, çünkü normalde provalarımızın bittiği saat olan gece 2:00 gibi başladık, bittiğinde sabah olmak üzereydi. Gel de ertesi günü dükkanda verim ver şimdi, üstelik akşama da seyirci karşısına çıkıcaksın.
Ama bu işi alnımızın akıyla başardık, sıra temsillerde :-)